Adını Kalbime Yazdım'ın Emin Ali'si hakkında bilmedikleriniz!

'Uç karakterleri canlandırmak bana büyük haz veriyor'

Adını Kalbime Yazdım'ın Emin Ali'si hakkında bilmedikleriniz!
resim yok Editör paylaştı
26 Şubat 2014
Röportaj

'Uç karakterleri canlandırmak bana büyük haz veriyor'

Show TV'nin sevilen dizisi 'Adını Kalbime Yazdım'da Emin Ali'yi canlandıran Sertan Erkaçan, Ece Saruhan'a konuştu...


Televizyon izleyicileri 'ES-ES' dizisiyle tanıdı onu. Ardından 'Umutsuz Ev Kadınları' geldi. Bu arada 'Pazar Günkü Cinayet' ile tiyatro sahnesindeydi. 'Ay Büyürken Uyumam' ve 'Arkadaşlar Arasında' adlı sinema filmlerinde rol aldı.

Bu sezon Show TV'nin ilgiyle izlenen 'Adını Kalbime Yazdım' adlı dizisinde rol alıyor Sertan. Dizide canlandırdığı Emin Ali karakteri başta iyi biriydi ama sevdiği kadın tarafından aldatılınca içindeki kötü açığa çıkıverdi. Dizilerde böyle gri karakterleri izlemeyi seviyorum ben. Oyuncunun içindeki farklı renkleri dışarıya çıkardığı anlara şahitlik etmeyi. Gelelim gerçek hayattaki Ertan'a, enerjisi ışıl ışıl; gökkuşağı gibi rengarenk biri. Hayatın sırrını çözmüş; yaşamının merkezine koymuş samimiyeti...

Sohbetimiz çok keyifli geçti. Bakın tanıştığıma çok memnun olduğum bu dünya güzeli insan bana neler söyledi...

 

'MÜJDAT HOCA BİZİM BABAMIZDIR'

Müjdat Gezen'in öğrencisisin. Mustafa Üstündağ, Müjdat Hoca için "Onu sırtımda taşısam hakkını ödeyemem" demişti. Hangi öğrencisiyle konuşsam yere göğe sığdıramıyor kendisini. Bir de senden dinleyeyim Müjdat Gezen'i...

Müjdat Hoca'nın adı geçtiğinde bile benim tüylerim diken diken oluyor. O, bizim babamız gibi. 17 yaşımda Antalya'dan İstanbul'a geldim. Kendisi bana kucak açtı. Öğrencisi olduğumuz dönemde "Hocam acıktık. Bize yemek parası versene" diye yanına gitmişliğimiz çoktur. Eğitimden para almadığı gibi, kiramızı ödeyemediğimizde bize okulun kasasından para verip geri istemezlerdi. Müjdat Hoca bize her şeyden önce bir hayat duruşu kazandırdı. Bu hayatta beye hizmet ettiğini, ne için varolduğunu bileceksin. Okula girdkten sonra çevrem, hayata bakış açım, mutluluklarım değişti; farkındalığım arttı. Çölde bir bardak su olsa, hepsini Müjdat Hoca'ya veririm. O kadar kıymetlidir bütün öğrencileri için. Kendisi Türkiye'nin en zeki komedyeni, çok büyük bir usta. Bizi Göksel Kortay, Zihni Göktay, Aliye Uzunatağan, Haldun Dormen, Mehmet Ali Alabora, Mustafa Alabora, Uğur Uludağ, Savaş Dinçel gibi birbirinden değerli insanlarla bir araya getirdi. Kadroya bak, Barcelona gibi. Müjdat Hoca'nın bize kazandırdıklarının hakkını asla ödeyemeyiz.

Benim gözlemlediğim en önemli şeyi, kendi egolarından sıyrılıp birbirlerini alkışlamayı bilen oyuncular yetiştirmiş olması...

Müjdat Hoca en başta egolarımızı sıfırlıyor. Okula girdiğimizde bile "Buraya girerken karakterinizdeki tüm ceketleri kapıya asacaksınız. Bu kapıdan saf, sade insan olarak gireceksiniz. Gerisini biz işleriz zaten" demişti. O kapıdan çırılçıplak, egosuz olarak girdiğinde sınıftaki 40 kişiye de sadece insan gözüyle bakıyorsun. Biz kötü oynayanı daha çok alkışlardık, kimsenin şevkinin kırılmasına izin vermezdik, birbirimizi cesaretlendirirdik. Müjdat Hoca bize hep "Buraya şöhret olmaya değil, oyuncu olmaya geldiniz" derdi. O yüzden Müjdat Gezen'den boş oyuncu çıkmaz.

 

'GRİYİ YARATMAK DAHA ZOR'

Bugüne kadar yer aldığın porjelerde hep uç karakterleri canlandırdın. Tiyatro Kedi'nin 'Pazar Günkü Cinayet' adlı oyununda eşcinseli oynadın. 'Arkadaşlar Arasında' adlı sinema filminde bir hacının oğluydun. 'Umutsuz Ev Kadınları'nda zeka özürlüydün. 'Adını Kalbime Yazdım'da canlandırdığın Emin Ali de gri bir karakter. Tercihlerini içindeki farklı renkleri gösterebileceğin projelerden yana mı yapıyorsun?

Müjdat Hoca, "Hayatta siyahlar ve bayazlar vardır. Siz grileri seçin" derdi. Griyi yaratmak daha zordur. Bu güne kadar hep dişi rolleri oynadım ama daha voleyi vuramadım; onu bekliyorum. Uç karakterleri canlandırmak, uçların altını deşmek bana büyük haz veriyor. 'Adını Kalbime Yazdım'daki Emin Ali başlangıçta çok iyi biriydi, damarına basıldıkça kötüleşti. Çektiğimiz tecavüz sahneleri pskilojik olarak çok moral bozucuydu ama ben motır dendiği anda kendimi sıyırıp karakterin kendisini oluyorum. Senaryoyu okurken "Of ya çok ağır" dediğim şeyleri oynarken çok haz alıyorum. İnsanlardan da kötüyü çok iyi yarattığıma dair yorumlar geliyor, mutlu oluyorum.

Türk halkı sert şeyleri seyretmeyi, acıyı seviyor. Öyle değil mi?

Evet, biz enteresan bir toplumuz; acıdan çok zevk alıyoruz. 'Adını Kalbimi Yazdım' gerçekleri izleyiciye samimiyetle geçiren bir iş. Diziyi çok seven bir kitle olmasını hem buna yani insanların kendi hayatlarından bir şeyler bulmasına hem de dizinin Doğu'nun zenginliğini yansıtıyor olmasına bağlıyorum. 'Medcezir' gibi diziler Batı'nın, bizimki Doğu'nun zenginliğini gösteriyor. İnsanlar zengin işleri izlemeyi seviyor.[reklam]

'KOMEDİ YAZIP ÇEKİYORUZ'

Komedide de izleyebilecek miyiz seni?

Komediyi çok seviyorum. Ufak bir yapım şirketimiz var. Tüm paramızı oraya yatırıp kendimiz komedi yazıp 20-25 dakikalık demolar çekiyoruz. Bazı büyük isimlere izlettik "Siz sadece komedi yapın" yorumunu aldık. Bunları internetten yayınlamayı düşünüyoruz.

Peki ya tiyatroyla ilgili yeni bir proje var mı ufukta?

Tiyatro aşkıyla yanıp tutuşan biriyim. Dizideki rol arkadaşlarımdan Özge ile Mardin'de küçük bir türkü bar bulduk. Vakit buldukça okulmuş gibi orada çeşitli parçalar çalışıyoruz. Ufak bir oyun çıkarıp, Mardin'deki insanları da tiyatroyla buluşturmak istiyoruz. Bir kişi bile kazansak kardır. Bir tiyatro kurmak da hedeflerim arasında. Ben müziğe de çok meraklıyım. Davul, gitar, mızıka çalıyorum. İyi dans ederim. Ablam koreograf, kız arkadaşım balerin. En büyük hayalim bir müzikal yapmak.

Bir röportajında hayalinin Hollywood olduğunu söylemişsin...

Evet; hep söylüyorum belki 2 sene sonra belki 70 yaşında ama bir gün beni Hollywood'da göreceksiniz. O açıklamayı yaptıktan sonra bana "Rüyanda görürsün" mesajları geldi. Hiç alınmıyorum bu yorumlara. Bana bu hayali kurdurtan ve gerçekleşeceğine inanmamı sağlayan Memet Ali Alabora ve Müjdat Gezen'dir. 'Yılan Hikayesi' yayınlanırken 12-13 yaşındaydım ve bir Memoli hastasıydım. Bir keresinde Antalya'ya geldiler, sırf Mehmet Ali Alabora'yı görebilmek için saatlerce sıra bekledim. 17 yaşında Müjdat Gezen'de sınava girdiğimde jüride o da vardı. İlk dersimizde kendisine, "Memoli'ye benzemek için jöle sürmekten saçlarım döküldü" dedim. Hayat bana bu kadar hayran olduğum bir insana "Abi" deme, onunla aynı masaya oturup muhabbet etme fırsatını verdi. Onunla ilk karşılaşmamızda "Sen bu adamla tanıştın, gerçekten istediğin her şeyi azmedersen yaparsın" dedim. Müjdat Hoca da benim için insanın istediği zaman neler yapabileceğinin kanıtıdır. Hayatımda onun kadar cesur ve yanlışın karşısında birini daha görmedim. Onlar bana isteyip azmedince her şeyin mümkün olduğunu öğretti.

Dizide aşkın Emin Ali'yi nasıl dönüştürdüğüne tanıklık ediyoruz. Aldatılınca insanlıktan çıktı resmen. İnsanı bu kadar uçlarda dolaştıran başka bir duygu yok herhalde?

Kesinlikle. Bazen Twitter'da lise arakadaşlarımın aşkla ilgili cümlelerini görüyorum. Bir gün dünyanın en güzel cümlesini kurarken, ertesi gün nefret dolu söylemlerde bulunabiliyorlar. Aşk böyle inişli çıkışlı bir duygu. İnsanın yaşam çizgisindeki iniş çıkışlar aşktandır bence. Ben de aldatıldım. Ne kadar ağır bir duygu olduğunu biliyorum. Bir dönem içimde korkuyla yaşadım ama şimdi yeniden aşığım. Aşka çok önem veririm, aşk olmadan yaşanmaz.
 

 

'ADINI KALBİME YAZDIM' SON BÖLÜMÜYLE NE KADAR İZLENDİ?

Kaynak: HT Magazin

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat