Asuman Krause'den Meryem Uzerli'ye eleştiri!

Sunduğu yarışma programlarıyla dikkat çeken Asuman Krause, Meryem Uzerli'yi eleştirdi, gündemi konuştu.

Asuman Krause'den Meryem Uzerli'ye eleştiri!
resim yok Editör paylaştı
19 Ağustos 2013
Röportaj

Sunduğu yarışma programlarıyla dikkat çeken Asuman Krause, Meryem Uzerli'yi eleştirdi, gündemi konuştu.

Bebek’te buluştuk Asuman Krause’yle…

Şu anda iki televizyon kanalında Fear Factor Ekstra ve Çocuk Oyuncağı adlarında iki farklı yarışma sunarak yoğun bir çalışma temposu içinde olan Krause’yle televizyonu, özel hayatını, kendi gibi Almanya’dan gelen Meryem Uzerli’yi, uyuşturucu operasyonunu ve Türkiye’de yaşananları konuştuk…

 

SAMİMİ AÇIKLAMALAR

 

Herkes Bodrum’da, Çeşme’de, Antalya ve Kıbrıs’ta tatilde ama Asuman Krause bu sıcakta İstanbul’da… Adalet mi bu?

İstanbul’dayım çünkü çalışıyorum ve yoğunum. Çalışmak en büyük tatil, ayrıca bana keyif veriyor ve çalışırken dinleniyorum.

İlk kez 2005′te Yaz Sabahı adlı programın sunucusu oldun ve ondan sonrası da geldi. Wipe Out, Var Mısın Yok Musun, Fear Factor Ekstra ve şimdi de Çocuk Oyuncağı…

Sunuculuğu çok sevdim. Çünkü sunuculuk yaparken ben de eğleniyorum, kendimi kaptırıyorum ve kamerayı mamerayı unutuyorum.

İki ayrı kanalda iki yarışma yayınlanıyor şu anda… Birisi Fear Factor Ekstra, diğeri ise Çocuk Oyuncağı… Televizyonlarda pek sık rastlanan bir şey değil bu…

Aynı anda iki ayrı kanalda iki farklı yarışma programı sunuyorum. Sanırım Türkiye’de bu bir ilk oldu. Ama Fear Factor Ekstra sona erecek ve çarşamba ile cumartesi günleri Çocuk Oyuncağı yoluna devam edecek.

Asuman Krause’nin sunuculuğu dışında mankenliği, şarkıcılığı ve oyunculuğu da var.

Mankenlik geçmişte kaldı ama şarkıcılığı ve oyunculuğu elbette sürdüreceğim. Ben sahneyi ve şarkı söylemeyi çok seviyorum. Diğer yandan oyunculuğa da bayılıyorum. Kandemir Konduk’un sayesinde No Savaş Yes Manken ve İyi Aile Çocuğu oyunlarında oynadım. Böylece sahne tozunu da yutmuş oldum. Yine tiyatro yapmak isterim. Oyunculuk ve şarkıcılık diploma gerektirmeyen meslekler. Yeteneğin yoksa yüz diploman da olsa sıfırsın. Çok Yalnızım ve Kukla adlarında iki albüm yaptım. İlk albümümdeki şarkılarımı radyolara adımı gizleyerek yollamıştım. Kimi Burcu Güneş’e kimi de Emel Müftüoğlu’na benzetti. Hatta radyoda yarışma başlattılar, bu şarkıyı kimin söylediğini bilene ödül veriyoruz denildi.

Senin hayatın da hep yarış ve yarışmalarla dolu…

Benim hayatım yarış ve yarışmalarla doludur. Hangimizin değil ki! Ne var ki, bugüne kadar para kazandıran değil beni tatmin eden işleri yaptım hep.

En büyük hayalin neydi?

Almanya’da yaşadığım yıllarda ünlü bir basketbolcu olmayı hedefledim. Berlin’de en iyi ilk 10 basketbolcu arasına da girmeyi başardım. 1998′de güzellik yarışmasına girince manken olup şov dünyasına geçtim.

İlk defileni hatırlıyor musun?

İlk defilemde asker giysileri içinde çıktım podyuma. Ayağımda da postallar vardı. Haldur huldur, sokak yürüyüşüyle manken olup podyuma fırladım. Uğurkan Erez keşfetti bu yürüyüşümü ve “Tamamdır Asuman, aynen böyle salak salak yürü” dedi bana (birlikte gülüyoruz). Mankenlikten oyunculuğa, sonra şarkıcılığa ve derken sunuculuğa sıçradım. Hayatım boyunca kabıma sığamadım, hala da öyleyim.

Devir dizi devri, teklif gelmiyor mu, yoksa sen mi düşünmüyorsun?

Elbette güzel bir dizide oynamak isterim. Çok önemli dizilerden çok güzel teklifler aldım. Ancak yarışma programım devam ederken, Arjantin’deyken kabul edemezdim. Dizi çekimlerini bana göre ayarlayın, bu arada albüm de yapayım diyemedim, demedim. Bir işi yaparken başka işlere gerek yok. Bölünmeye karşıyım.

Ne güzel, Türkiye’nin bu sözü duymaya ne çok ihtiyacı var… Bölünmeye hepimiz karşı olmalıyız. Son dönemde senin tweetlerin de dilden dile dolaşıyor.

Bu konuyu açtığın iyi oldu. Sahtekarın biri benim adımı kullanarak siyasi yorumlar yapıyor, siyasi mesajlar veriyor. O kişiye buradan seslenmek istiyorum. Kimse benim sırtımdan siyaset yapamaz, buna asla izin vermem.
[reklam]
Nicedir Almanya’dan Türkiye’ye doğru esen bir oyuncu rüzgarı var. 17 yaşında sen geldin, Fahriye Evcen geldi, Meryem Uzerli ve Wilma Elles geldi…

Almanya’dan gelen kızlarda bir tılsım var. O tılsım da, doğal ve dobra oluşlarıdır. İlk geldiğim zamanlar bana patavatsız diyorlardı. Çünkü hep doğruyu söylüyordum. Türkiye’ye 17 yaşımda geldim ve Türkçe bilmiyordum. Bugün sevilen bir sunucuyum. Bu da benim azmimi gösteriyor.

Evde Türkçe konuşulmaz mıydı?

Babam Alman, annem Çerkez’dir… Evde Türkçe konuşmazdık. Babam iki kelime Türkçe bilirdi ve sık sık onları kullanırdı: “Kahvaltı” ve “Eşşeoğlu eşşek”. Ucu sana dokunuyor baba, söyleme derdim ama dinlemezdi (birlikte gülüyoruz).

Sanat dünyası geçtiğimiz günlerde uyuşturucu operasyonuyla sarsıldı. Bu konuda neler söylemek istersin?

Uyuşturucu ne yazık ki tüm dünyanın sorunu. Özellikle gençlerin örnek aldığı ünlü yıldızların uyuşturucu kullanmalarını kınıyorum. Ancak gözaltına alınanların hepsinin de suçlu olduğunu sanmıyorum.

Sanat dünyası, içinde yaşayanları çok yoruyor demek ki…

Beni yormuyor…

Senin hemen hissedilen bu enerjin nereden geliyor? Çünkü şu an oturduğun koltukta bile kıpır kıpırsın…

Hayatı ve kendimi çok seviyorum. Bedenime asla zarar vermem. Hayat elbette her zaman toz pembe değil ama kötü zamanlarda da mücadele etmesini bilmeliyiz. Aklı olan kötü yola sapmaz. Deli dolu bir kadınım ve hayatı severek yaşarım.

Sana deli dolu bir rol çok yakışır.

Evet, deli dolu bir rol oynamak isterim.

Meryem Uzerli de senin gibi Almanya’dan geldi ve herkesin gıpta ettiği Hürrem rolünü oynarken bir anda ‘tükenmişlik sendromu’na yakalanınca Türkiye’den ayrıldı…

Ben tükenmişlik sendromu yaşamadığım için ne olduğunu bilmiyorum. Ama Türkiye’de çalışma şartları çok sağlıklı değil ve Meryem’in de bunu bildiğini sanıyorum. Ancak ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisinin seti diğerleriyle kıyaslanmayacak kadar profesyonelmiş. Diğer oyuncular neden tükenmedi de Meryem tükendi, bilemiyorum!

Çalışma koşullarını belki de Meryem Uzerli’nin bünyesi kaldırmadı.

Belki çalışma koşulları ağır geldi ama ‘Hürrem’ rolü de tüm kadın oyuncuların ağızlarının suyunu akıtan bir roldür. Bu rol için fedakarlık elbette yapılır. Meryem, son bölümlerde oynamadan ve aniden gitti. Bu davranışı Alman disiplinine hiç uymadı. Meryem, disiplinsiz davrandı. Çok yorulduysan keşke reklam filmlerinde oynamasaydın. Her nimetin elbette bir külfeti olacaktır.

Bundan sonra ne olur?

Meryem Uzerli, Türkiye’de bulduğu şöhreti Almanya’da asla bulamaz. Kısa süre içinde Hürrem’le yaşadıklarını özleyecek ve geri dönecek.

Biz de dönelim sunuculuğunu yaptığın ‘Çocuk Oyuncağı’ programına…

Çocukları çok sevdiğim için severek sunuyorum bu programı. Benimle karşılaşan her çocuk gülüyor, beni komik buluyorlar galiba. Çocuklarla aram çok iyidir. Anne olmayı ciddi ciddi düşünüyorum artık.

 

 

ŞEVVAL SAM'DAN SEVENLERİNE SÜRPRİZ! İŞTE DETAYLAR!

Kaynak: Sözcü

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat