Babam “asık suratlı kızım” diye severdi

Babam “asık suratlı kızım” diye severdi
resim yok Editör paylaştı
26 Mart 2012

 

O artık Fas’ta da ünlü; dizileri orada da televizyonda. Sokakta herkes onu tanıyor, onunla konuşmak istiyor... İstanbul’dan uzakta, bize de gerçek Cansu Dere’yi tanıma fırsatı doğdu böylece. Göründüğü kadar mesafeli mi? Gülmeyi hiç mi sevmiyor? Neden hep suskun kalıyor? Cevaplar...
 
 
Cansu Dere’yle buluşmamızın bir Marakeş, bir de İstanbul ayağı var. Oyuncu, belki yabancı bir yerde rahat edeceğini, kimsenin peşine düşmeyeceğini düşünüyordu ancak daha havalimanına indiğinde bu konuda çok yanıldığını fark etti: Onu görüp tanıyan Faslılar peşinden “Sila, Sila” diye sesleniyordu. (‘Sıla’ ve ‘Ezel’ şöhreti buraya kadar ulaşmış)
Tam da onun gönlündeki durum: Kimse onun özel hayatıyla ilgilenmiyor, soru sormuyor, hayatında birilerinin olup olmadığını, bir şeylere üzülüp üzülmediğini, mutlu olup olmadığını merak etmiyor. Marakeş günlerimiz böyle geçti işte. Ama güzel şeyler bir anda biter, dönüş vakti gelir. Sonrasında sonbet İstanbul’da devam eder.
 
 
 
Herkes yanılıyor mu acaba?
Sinemayı çok seven iki insan bir araya gelince ne olur? Tabii ki sinema konuşulur: Geçen cuma vizyona giren ‘El Yazısı’nda Zeynep karakterini canlandıran Cansu Dere, senaryoyu çok beğendiği için bu rolü hemen kabul ettiğini söylüyor. Filmdeki Zeynep, ilişkisini başka insanlar yüzünden bitirmiş ve kaçmak için büyük şehirden küçük kasabaya gelmiş bir kadın. Kaçan, sorunlarıyla yüzleşmeyen bir karakter. Acaba böyle bir kadını canlandırmak kendisini zorladı mı? Oyunculukta içgüdülerine çok inandığını, bazen bunun bile yeterli olduğunu söylüyor. Hemen bir iş sırrını daha paylaşıyor: Sinema filmi için ‘kapalı devre’ yani şehir dışında çalışmayı, tüm ekiple birlikte olmayı çok seviyor. O böyle konuşunca, hepimizin tanıdığını sandığı o soğuk ve mesafeli Cansu Dere efsaneden ibaret kalıyor. Hep birlikte yanılıyor olabilir miyiz?
 
“Nasıl hissediyorsam öyle davranıyorum”
Bu kendisine gelecek iş tekliflerine olumsuz yansımıyor mu, örneğin bir yönetmenin Cansu’ya bir rol önerisini engellemiyor mudur? Cansu Dere, “Hiç öyle kaygılarım yok. Bir yönetmenin ‘Bu kız soğuk’ diye bana uygun bir rolü teklif etmekten vazgeçeceğini düşünmüyorum” diyor ve ekliyor: “Sempatik miyim, bilmiyorum. Herhalde sevdiğim ve kendimi iyi hissettiğim insanlarla birlikteyken öyleyim. Babam da beni zaman zaman ‘Asık suratlı kızım’ diye severdi. Yani bu söylenenler tamamen uydurulmuş şeyler değil. Galiba küçük yaştan beri kendimi korumakla ilgili bazı duvarlarım var. Bunlar, insanlar beni görmesin diye değil, kendimi korumak için var. Ancak bunun böyle bilinmesiyle ilgili bir sıkıntım yok. Kendimi kanıtlamak ya da ne kadar tatlı olduğumu kanıtlamak için bir çabam yok. Nasıl hissediyorsam öyle davranıyorum.”
 
 
 
“Özelimi anlatmak bana ayıp geliyor”
Özellikle son haftalarda ondan bir ses çıkmasa da, çok eskide kalan ve biten ilişkisi yüzünden ismi sık sık medyada yer aldı; ne düşündüğü, nasıl hissettiği merak edildi. “Bu kadar suskun kalmak iyi fikir mi? Hani bazen ‘Yeter artık, ben de bir şeyler açıklayayım da kurtulayım bu durumdan’ diye düşünmüyor musun?” diye sorulduğunda oyuncu gülerek yanıt veriyor: “Yok, kime ne açıklayacağım ki! Açıklamak, gazetelere/herkese açıklamaksa, o insanlar benim hayatımda yok ki... Bir şey açıklayacaksam bunu birebir karşımdaki insana; hayatımdaki insanlara yaparım. Onun dışında birisine, üçüncü kişilere açıklamalar yapacak bir insan değilim. Özelimi anlatmak bana çok saçma hatta ayıp geliyor. Biliyorum, magazin basınını çok mutlu edemiyorum.”
Sohbet ilerlerken aslında bir güven problemi olduğunu saklamıyor. Ancak bunun sadece şöhretin getirdiği bir sonuç olmadığını da vurguluyor: “Rahat konuştuğum, özelimi paylaştığım çok az insan var ve bunun böyle olmasını istiyorum. Annemin veya babamın bile bana sormadığı soruları, ilk defa gördüğüm insanlardan duymaktan rahatsız oluyorum. Çünkü ben de onlara bunu yapmam.”
 
“Bazen çok saçmalıyorum”
Bugüne kadar hiç pişman olduğu, hayal kırıklığı yaşadığı bir şey oldu mu? “Bir tek ‘Ezel’deki rolümü reddetseydim çok üzülürdüm. Onun dışında yaşadığım her şey tahmin ettiğim gibi oldu” diyor. Gerçekçi bir kadın. “Gerçekçi miyim? Çok emin değilim, bazen çok saçmaladığım zamanlar da oluyor” diyor gülerek. 
Peki Cansu Dere’yi neler mutlu ediyor? Yanıtı ayrıntılı: “İşte bu çok zor bir soru, bunu bir cevaplayabilsem... Aslında biri benim için cevaplarsa daha kolay olur çünkü cevabını bilmiyorum. Ancak şu anda hayatımda keyifli olduğum bir dönemdeyim. İnsanlar her zaman çok mutlu değildir. Bazen mutsuz olursun, işler yolunda gitmez... Bazen de iyi gider. Hayatta inişler ve çıkışlar vardır. Şu anı soruyorsan, mutluyum. Sebebinin bir kısmı özel. Ve ilk defa, çok yoğun bir çalışma temposunun ardından, kendime vakit ayırabildiğim bir dönemdeyim. Bunun için şükretmenin önemli olduğunu düşünüyorum.”

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat