Begüm Birgören yeni dizisi ve dizi sektörünün durumunu anlattı!

Güzel oyuncu Begüm Birgören, atv'nin iddialı dizisi 'Kaçak' ta mafya kızı avukat Merve Topçuoğlu olarak karşımıza çıkıyor.

Begüm Birgören yeni dizisi ve dizi sektörünün durumunu anlattı!
resim yok Editör paylaştı
01 Kasım 2013
Röportaj

Güzel oyuncu Begüm Birgören, atv'nin iddialı dizisi 'Kaçak' ta mafya kızı avukat Merve Topçuoğlu olarak karşımıza çıkıyor.

 

Dizideki başarılı oyunculuğuyla adından söz ettiren yıldız, aktör ve aktristler arasındaki hırsı 'Karşındakini yok ederek var olamazsın' şeklinde yorumluyor.

 

Oyuncu hem yeni dizisini hem de sektörün durumunu anlattı.

- Dizi kısa sürede çok beğenildi. Bu başarısını neye bağlıyorsunuz?

Daha senaryonun kağıt üzerindeki realize edilmemiş halini bile soluksuz okuyordum ve hep bir sonraki bölümü merak ediyordum. Yönetmenimizin de yaptığı rejisel sihir projeyi bir çok anlamda başka bir boyuta taşıdı. Çok iyi kurulmuş bir cast vardı bir de bunların üstüne projenin başarısı beni hiç şaşırtmadı.

- Rolünüzün hangi özeliklerini seviyorsunuz?

Flashbacklerle 10 sene öncesine dönüyoruz ve bir de karakterin günümüzdeki hali var. Bu ikisi arasında da çok keskin bir ayrım var. Çünkü karakterde büyük kırılma noktaları oluyor. Yerinde durmuyor, bir noktadan başlayıp bölümler ilerledikçe değişimlere uğruyor. Bu da beni hep aynı notadan oynamaktan kurtarıyor. Elimden geldiğince de o ayrımın altını çizmeye çalışıyorum. Ailesi ve en sevdikleri için herkes gibi gözünü köreltip son noktaya kadar gitmesini insani buluyorum. Avukat olduğu için hak, hukuk, adalet gibi onu çevreleyen kavramlar var ve izleyenlere illegal durumların içindeymiş gibi gelebilir. Hatta 'kötü' bile bulabilirler. Ama baktığınızda köşeye sıkışmış iyi biri. Salt iyi ya da kötü olmamasını seviyorum.

 

OLAYLARA İÇGÜDÜSEL TEPKİLER VEREBİLİYORUM

- Merve olaylara karşı oldukça soğukkanlı bir karakter. Sizde gündelik yaşamınızda olaylara soğukkanlılıkla yaklaşır mısınız?

Her zaman yaklaşamam (Gülüyor) Bu aslında biraz bilinç düzeyimizle alakalı gibi gelir. Okuduklarımız, izlediklerimiz, bize değen insanlar bize bir şekilde çarpıyor. Hayatın içinde aklımıza, kalbimize dokunan olaylar, yaşadıklarımız, bize kalan bir şeyler bırakıyor. Anılanmış oluyoruz ve kendimizi yaratıyoruz gibi. Bence aslında hiç büyümüyoruz ama bunlarla düşünce yapımız, bilincimiz yerinde durmuyor, ilerliyor. İnsan olarak da asli görevimiz bu değil mi zaten, tekamül düzeyinin artması? Ben de bir takım olaylara iç güdüsel tepkiler veriyorum, ama bunları terbiye etmeye çalışıyorum. Fevri çıkışlarım sonrasında çok rahatsız olurum mesela, çünkü o çıkışlar bana biraz evrimde geri kalmışlığın göstergesi gibi gelir. Tabiki bahsettiğim şey, hayatta şaşırma refleksini kaybetmek değil. Şaşırmaya açık bir ruh hayat doludur, hayata bağlılıktır benim için ama sizin sorduğunuz gibi bir soğukkanlılık, biraz entellektüel bilinç gelişimine ihtiyaç duyuyor sanırım.

 

ŞEHİR PLANLAMACISI OLMAK İSTERDİM

- Oyuncu olmasaydınız, seçeceğiniz en sıra dışı meslek ne olurdu?

Sıradışı olur muydu bilmiyorum ama yine görsel sanatlarla ilgili olurdu sanırım. Mekan yaratımı, renkler, mimari çok çarpar gözüme. Şehir planlamacısı olmayı isteyebilirdim.Hayatımın içinde sıklıkla kaptırırım kendimi çünkü. İçinde yürüdüğüm, gezdiğim sokakları kafamın içinde söküp yeniden yaparım. Şu İstanbul'u bana bir verseler ne güzel olurdu. Kafasına göre saçma sapan renklere boyanmış, hatta fayans kaplı, bütünlüğü olmayan, hiçbir mimari stili olmayan binalar, betonların yan yana yığılmasıyla oluşan semtler, benim gözlerimi kanatıyor gerçekten. Estetik, insanların yaşamlarına keyif verici sonsuz tane proje yapabilirsiniz. Yapılabilecekleri, yaşamak istediğim şehri hayal etmeden duramıyorum.

- Oyuncuların birbirlerine karşı hırslı olması gerekli midir, bu ileri taşır mı onları?

Herkesin beslendiği yer farklı gibi. Sette yarattığı huzursuzluktan, gerginlikten, verdiği rahatsızlıktan beslenen oyuncu da var; karşısındaki oyuncuyla duygu alışverişi yapıp bundan beslenen de. Hırs dediğimiz şeye nereden baktığımızla ilgili aslında. Bir önceki işinden daha iyisini yapmak gibi bir hırstan bahsediyorsak, ilerlemekle alakalıysa, tabi ki olmalı, bunu olumlarım ve sahnede hırsın bence iyi bir karşılığı var ama başkasının üzerinden, o iyi olmasın ben olayım hırsı, biraz sağlıksız geliyor bana. Üzülüyorum öyle insanlar için. Belki başka meslekler bu hırsı kaldırabilir, başkasını ekarte etmek işinize yarayabilir ama bana göre burda kolektif bir algıyla yaklaşıldığında bambaşka bir lezzet çıkıyor. Karşındakini yok ederek var olamazsın hatta birlikte çoğalırsın. Yoksa sabaha kadar kendi kendine iyi oyna dur. Daha iyisinin olma ihtimali var bir kere. Ben böyle düşünüyorum.

- Oyunculuk uzun yıllar devam edeceğin bir kariyer yolu olarak yerleşti mi hayatınıza?

Başka bir meslekten sektöre atlamadığım için ya da sevgili kontenjanı gibi bir kapı aralığından girmediğim için, uzun senelerdir emek verdiğim bir iş bu benim hayatımda. Beğenilir beğenilmez ama yaptığım işlerin tamamı oyunculuk ekseninin içinde dönüyor.

- Kendinizi kötü hissettiğiniz anda telkin yöntemleriniz var mıdır?

En yakın arkadaşım var, Zeynep'im, onu ararım ama baktım ona ulaşamıyorum iş başa düşünce, olmuşu, olmamışı düşünmeden an'da kalmaya çalışırım. 1004 sene ömrüm olmadığını hatırlatırım kendime. Dünyaya uzaydan bakıp, nokta olduğumuzu düşündüğümde, sorun devam ediyor olsa bile, en azından sorunun bana yapıcağı tahribat gücünü azaltmış olabiliyorum. (Gülüyor)[reklam]

ZAMAN ZAMAN KENDİMİ İFADE ETMEKTE ZORLANIRIM

- Kendinizle ilgili neleri çok sonra keşfettiniz?

Bir ben var benden içeri diye başlarmışım şimdi değil mi...(Gülüyor) Yani öyle bir şey yok tabii ki de, kolay ve uzlaşmacı biri olduğumu düşünürdüm ama son zamanlarda fark ettim ki bunu yapmak için efor sarf ediyormuşum ve kendi içimde çok da kolay biri değilmişim. Yansıttığım gibi yaşamıyormuşum aslında.

- Duygularınızı karşı tarafa ifade etmekte zorluk çeker misiniz?

İlişki yaşadığım ya da dünyamın içindeki insanlara ifade ederken çekmem, konuşarak sağlıklı bir iletişim kurarım. Dışarıdaki dünyada, olaylara, insanlara, her zaman genç kız hassasiyetiyle yaklaşamayız. E mecbur sosyal varlıklarız da. İletişim kurarken herkese gösterdiğimiz biz aynı olmuyoruz ya, bende şu taktığımız sosyal maskelerin içinde ben biraz rahat olamıyorum, ortaya tuhaf bir şey çıkıyor. Bu da kendimi ifade etmeyi zaman zaman zorlaştırıyor tabiki.

- Oyuncular normal hayatlarında da oynarlar mı?

Ben hayattaki bu tip genellemelerden pek hoşlanmıyorum galiba. 'normal hayatta' oynamak oyunculara mahsus bir şey değil diye düşünüyorum. Oyuncular da her insan gibi sabah yatağından farklı bir personayla uyanabilir. Psikolojik ya da fiziksel bir şiddet olmadığı müddetçe bunun kime ne zararı var ki? Az önce de dediğim gibi, hepimizin, her insanın sosyal maskeleri var. Belki şöyle bir şeyin etkisi olabilir; beğenilen, sevilen bir karakteri oynayan oyuncuyu sokakta gördüğümüzde, oyuncu, oynadığı karakter gibi davranmadığında, 'Aaa bu hiç de öyle değilmiş aslında' denilen nokta mı rahatsız ediyor acaba insanları da böyle bir kanı oluşuyor?

 

SPOR HOCAM BENİ TOM RAİDER YAPMAYA ÇALIŞIYOR

- Set dışında kalan zamanını nasıl değerlendiriyorsunuz? Neler yapmaktan keyif alırsınız?

Her dönemin boş zamanı farklı oluyor tabi. Mesela şu an set dışında, tiyatro provalarına gidiyorum. Master yapıyorum, okul devam ediyor ki bu son derece yoğun bir program zaten. İşim benim aynı zamanda hobim de olduğu için bütün bunları yaparken keyif de almış oluyorum aynı zamanda. Son dönemde yeni yeni hayatıma giren bir klavyem var, uzun yıllardır ara ara elime aldığım bir gitarım var. Filmler, yabancı dizilerim var, benden bir Tomb Raider çıkarmaya çalışan bir spor hocam var ki bu hiç keyifli bir şey değil. Kendi çapımda bir şeyler çekip onları montajlamaya da bayılıyorum. Başka da bir numara yok (Gülüyor)

- Fiziksel takıntılarınız var mıdır?

Aslında ergen aklımla takıntı yaptığım bir sürü şey vardı geçmişte ama insan büyüyünce her şeyiyle barışmayı da öğreniyor mu ne. Öğrenmiyorsa da hata ediyor. (Gülüyor) En azından benim için fiziksel takıntı geri planda kaldı. Sevabıyla günahıyla her şeyimi seviyorum şu an hatta seyredilen biri olmasam nasıl göründüğüm umrumda bile olmazdı.

 

 

BEGÜM BİRGÖREN HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ BURADA!

Kaynak: Akşam

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat