Bülent Alkış Röportajı

Filinta dizisi Padişah karakterini oynayan Bülent Alkış röportajımız..

Bülent Alkış Röportajı
resim yok Editör paylaştı
03 Şubat 2015
Röportaj

Filinta’ya dâhil olduğu günden itibaren izleyicilerin sempatisini ve beğenisini kazanmış olan Padişah karakterini Bülent Alkış’la konuştuk. Esad Paşa’yı, Kadı Gıyaseddin’i, Sadrazam’ı, Mustafa’yı ve Filinta’yı konuştuğumuz samimi bir röportajı sizlere sunuyoruz.

 


Senaryoyu ilk okuduğunuzda ne hissettiniz?

- Ben Filinta’ya bir süre sonra dâhil oldum. Aslında misafir olarak geldim. Karakter sevilince ve iyi bir şey ortaya koyulunca karakterin devamına karar verdik. Yönetmenimizin (Kudret Sabancı) çok katkısı var projeyi seçmemde. Oyuncu arkadaşlarımız, yapım grubu ve TRT’de yer alması tercih sebebimdi. Geldim ve çok mutluyum şu an.


Padişah dizide pasif mi kalıyor?

- Bizim esas konumuz padişah olmadığı için öyle. Esas olan kadı Gıyaseddin ve Filinta Mustafa. Bu bir Osmanlı polisiyesi olduğu için Padişahın da içinde yer alması gerekiyor. Hikâyenin o fantastik yapısı gereği ve tartışmalara yol açmamak için biz yalnızca Padişah dedik, herhangi bir isim vermedik, herhangi bir dönemi işaret etmedik. Sonuçta bu bir tarih dizisi değil. Esası da burada adalet duygusu, adaleti savunmak ve Osmanlı adaletini hatırlatmak. Uzun zamandır idoller konusunda bazı hatalar yapıldı bu ülkede, iyi profiller verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizim fıtratımızda nezaket var, bunları biraz kaçırdık. İşte bunlar Filinta’da var, seyirci de sevdi bunu. Görünce “ne kadar güzelmiş o dönemde” demeye başladı izleyici.


Kadı Gıyaseddin ile olan diyaloğunuz?

- Padişahın hocası olduğu için ona büyük hayranlık ve saygı besliyor. Çünkü Gıyaseddin’in ailesi hep padişah yetiştirmiş, dediğim dedik tavrıyla net bir insan. Adalet konusunda inatçı bir insan. Onun adalete ne kadar değer verdiğini bildiği için de padişah zaten, Mustafa’nın suçsuzluğunu ispat etmesi için bir yıl veriyorum, mutlaka Kadı Gıyaseddin bir yılda bunu çözecektir diyor.


Mustafa’ya aklanması için tanınan 1 yıllık süre uzun değil mi?

- Dizi mantığı içerisinde bakarsanız normal. Padişah Gıyaseddin’i çok sevdiği için en yüksek krediyi veriyor ki ikisi de ilerde vicdan azabı duymasın. Zaten o bölümde “Gelip Galata’daki sistemi de düzelteceksin” diyor. Rıhtımı da düzelteceksin diyor. Bunları da yapacaksın diyor. O kadar güveniyor ve seviyor. Tarihimizde buna benzer örnekler de var.


Kadı Gıyaseddin’in size sert davranması..

- Tarihte de benzer bir olay var mesela; bu kararı vermeseydin senin kolunu kesecektim der Kadı Padişaha. Benim incelediğim, okuduğum kitaplarda, biz biraz seviyoruz Padişahların sert mizaçlı olmasını. Ama bunlar 1800’lerden sonra Fransız ekolüyle birlikte çok değişik şeyler görüyorlar. Sefer yapmayıp, 47 gün Avrupa’yı gezen Sultan Abdülaziz’dir. Islarla gider. İlginç detaylar var, anneleri yabancıdır mesela, yabancı dilleri iyidir.


Diziden önce tarihe merakınız var mıydı?

- Vardı ama detaylı bakmamıştım. Şimdi daha detaylı bakıyorum. Bizim bir tarihçimiz vardı, okul bitsin tarihi daha çok seveceksiniz derdi. Gerçekten öyle oldu.


Aslen İzmirli misiniz?

- Hayır, aslında İzmir’de yaşarken Denizli’ye gidiyoruz. Doğumdan sonra 4 aylıkken geri geliyoruz. O yüzden İzmirliyim diyorum.


Padişah olmasaydınız hangi karakteri oynamak isterdiniz?

- Tam zıddını isterdim. Boris karakteri. Biz kötüyü seviyoruz aslında. Yeri geliyor kötüden nefret ediyoruz, sokakta görsek dövüyoruz ama kötüyü iyi oynayanlar seviliyor. Zaharyas’ın güzel yanı kötülük beklemiyorsunuz yüzünden.


Padişah Esat Paşa’dan şüpheleniyor mu?

- Evet, bunlar küçük oyunlardır daha sonra birleştirince anlam kazanır. Mesela, Gıyaseddin bir şey söylerken Esad Paşa, Gıyaseddin’in sözünü kesiyor ve pat diye kendisi cevap veriyor. “Tutukluyu Edirne’ye götürdük orada sorgulayacağız” diyor. “Neden İstanbul’da değil diye” soruyor. O sırada Gıyaseddin’e bakıyor, Esad Paşa’nın yüzüne bakıyor çakıyor orda bir şey. Aptal bir adam değil çünkü. Bir defa makamında böyle bir şey olamaz, ben sizinle muhatapsam siz karışamazsınız ile tetiklenen bir şüphe başlıyor.


Şüphe etmediği bir tek Sadrazam var sanki?

- Sadrazamı seviyor, onun sağ kolu. Çok seviyor onu. Ben ayrıca Sadrazamı oynayan Kemal (Topal) ağabeyimi de çok seviyorum. Onunla çalışmak çok keyifli, güzel.


Önümüzdeki bölümlerde padişahın ailesi girecek mi?

- Kızı girecek ancak eşi girecek mi bilemiyorum. Padişahın derinlemesine işlenmesi amaçlar arasında değil ancak değişim olur mu bilmiyorum. Çünkü buradaki konu harem değil, Padişah noktasında Osmanlı’nın çevresinde dönen dolaplar ve Osmanlı’ya oynanan oyunlardır. Yeni bölümde memlekete karşı dışarıdan oyunlar da başlamış durumda.


Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

İnşallah uzun soluklu olur, hedefine ulaşır. Hedefi adalet. Bunu da söyleyelim en başta adalet. Herkesin âdil olması lazım. Çünkü adalet geçici bir şey değildir ya da kişiye göre değişmez. Herkesin adaletten yararlanması gerekir, bir noktada. Hepimize lazım.

Kaynak: Diziler.com // Özel Röportaj

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat