''Çalışmaya mecburum''

''Çalışmaya mecburum''
resim yok Editör paylaştı
20 Mayıs 2012

 

Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’ın setinde ziyaret ettiğimiz Türkan Şoray, “Hayat şartları çok zorlaştı. Belli bir hayat standartını devam ettirmek zorundayım. Bu yüzden çalışmak zorundayım” diyor. Şoray, 40-45 yaş üzerindeki kadın oyuncuların iş bulmada güçlük çekmesinden de yakınıyor...
 
İzmit Sekapark’taki ‘Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’ın stüdyolarında Türkan Şoray’la set aralarında yaptığımız söyleşiyi tamamlayıp, teybi kapattım ki unuttuğum bir soru geldi aklıma. Kayıt cihazını yeniden uzattım ‘Sultan’a ve sordum, aşkı olup olmadığını. Tam o sırada telefonu çaldı. Arayan cep telefonuna ‘Aşkım 1’ olarak kayıtlı kişiydi.
‘Sultan’, “İşte Aşkım arıyor” deyip, açtı telefonu.
Görüşmesi bittikten sonra telefonu bana doğru uzattı ve “Gördüğünüz gibi benim aşkım kızım Yağmur” dedi.
Türkan Şoray’ın uzattığı telefonun ekranında daha önce arayanlar ve onların arasında ‘Aşkım 2’ de vardı.
 ‘Aşkım 1’ Yağmur’sa peki bu ‘Aşkım 2’ kim?
‘Sultan’ bu kez o numarayı çevirdi ve karşı taraf açar açmaz da bana verdi.
Türkan Şoray’ın ‘Aşkım 2’si de kız kardeşi Nazan Şoray çıktı. Artık o saatten sonra, “Sadece ‘Aşkım’ diye kayıtlı biri var mı cep telefonunuzda?” diye soramadım; ayıp olurdu. Ama onun dışında birçok şeyi sordum Türkan Şoray’a.
O da ilk kez kendini kasmadı ve ortaya keyifli bir söyleşi çıktı.
 
Çalış çalış nereye kadar?
Çalışmaktan güzel bir şey var mı? Çalışmak, üretmek, bir şeyler ortaya çıkarmak güzeldir. Üstelik ben çok küçük yaşlarda çalışmaya başladım. İnsanın kendi emeğiyle hayatını idame ettirmesi dünyanın en güzel şeyi bence. Bir de mecburum da çalışmaya. Hayat devam ediyor bir yandan da.
 
Kendiniz için mi çalışmaya mecbursunuz kızınız Yağmur için mi?
Belli bir hayat standardını devam ettirmek için çalışmak zorundasınız.
 
1960’dan beri film çeken Türkan Şoray’ın bankada kendini geçindirecek kadar faiz veren parası, kira getirecek malı mülkü yok mu?  51 yaşındayım, kendimi bildim bileli sinemanın ‘Sultan’ısınız ve hâlâ  “Çalışmaya mecburum” diyorsunuz?
Maalesef. Çünkü hayat şartları çok zorlaştı. Belli bir hayat standardını devam ettirmek zorundayım. Belki yaşantımı çok küçültebilirim, ama o da mümkün değil. Ben sade bir hayatı çok severim. Bir sahil kasabasında küçük bir evde yaşayabilirim. Öyle lüks tutkularım da yoktur. Şöyle yaşayayım, şunlarım da olsun diyenlerden değilim. Hayat şartları çok zor. Yetişemiyorsu-nuz bazı şeylere. Çünkü fazla birikimi-miz olmuyor bizim. Yıllar önce Allah’a şükür iyi kazancım oldu, ama o kazancı birikime çok zor dönüştürdüm.
 
“Aldığımın yarısı kostümlere”
O yıllarda aldığım ücretin yarısını, hatta bazı filmlerde tümünü kostüme yatırıyordum. Geri kalanının yarısını da vergi olarak ödüyordum. Her yıl ya Zeki Müren birinci oluyordu, ya ben ikinci. Bazen de ben birinci, o ikinci. Oradan kalan gıdım gıdım biriktirdiklerimle de ileride kimseye muhtaç olmayayım diye bir bina yaptırdım. Çalışmadığım zamanlarda da oradan gelen parayla hayatımı sürdürdüm. Bir okul yaptırdım. Sonra bir evim olsun istedim, şükürler olsun ki 50 yılda bir ev yaptırabildim. Gene Türkiye şartlarına göre “Hamdolsun” diyorum. Şimdi kızıma da daha ferah bir hayat yaşatmak istiyorum.
 
Nebahat Çehre dedi ki, “40 yıl çalıştım, aldığım emekli maaşı 780 TL. Boz boz harca.” 52 yıldır çalışan Türkan Şoray’ın emekli maaşı kaç lira?
Benim de o kadar.
 
“45’in üstündeki kadın starın sinemada işi zor”
 
Biliyorum. Oturduğunuz villanın yarısını satın aldınız.
Çok büyük para ödedim oraya. Çok büyük borç altına girdim. Kendimi çok zor toparladım. O dönem çok zor günler geçirdim ve sinema yapamadım. Bu bir sebep.
İkinci sebepse şu: Maalesef ki dünya sinemasında da bu böyle. Bir kadın star 40-45 yaşını geçti mi artık o yaştan sonraya konu bulmak zorlaşıyor.
 
Başrol için mi?
Evet. Neye gerek var? Yaratıcı senaryoya. Bizde erkek hikayesi çok. Geçen bir ambulans gördüm yolda ve dedim ki şu ambulans   şoförünün hikayesi ne güzel film olur. Ama hiç kadın ambulans   şoförü yok. Hikayelerin çoğu erkekler üzerine. Zaten erkek egemen toplum. Kadın hikayesi bulmak çok zor. Bir de bir film yapayım ve çok geniş kitlelere ulaşsın istiyorum. Biz filmleri seyirci için yapıyoruz. Sanat filmi yapayım, birkaç festivale katılayım gibi bir düşüncem yok. İki iyi eleştiri alayım diye film yapmak istemiyorum. Ben seyircime bir şeyler anlatmak, onlarla kaynaşmak istiyorum.  O nitelikte bir film yapmak istiyorum.
Bütün bunları düşündüğüm zaman hangi projeyi yapayım diye cesaret edemiyordum. Ama bu sene kararlıyım.
Osman Şahin, haziran ayında bana ‘Mor Cepken’ diye inanılmaz güzel bir proje teslim edecek. Bunu yapmak istiyorum, ‘Kadınlar da Vardır’ı yapmak istiyorum. Şükrü Avşar’la da bir projem var. Allah kısmet ederse iki filmde oynayacağım, bir filmde de yönetmenlik yapacağım. Sinemadan,   o aşkımdan kopmam  mümkün değil.
 
“Sinemayı çok ihmal ettim”
 
Türkan Şoray gibi birkaç kuşağın idolü olmuş bir sinema starının bugün hâlâ “Hayalim bir sinema filmi yapmak” demesini anlamakta zorluk çekiyorum. Yıllardır yönetmenliğini yapacağınız, başrolünü oynayacağınız filmlerden bahsediyorsunuz, ama nedense geçmiyorlar bir türlü hayata. Sinema mı ekonomik olarak çok büyüdü, yoksa bu çokluğun içinde Türkan Şoray’a göre iş yok mu?
Evde nasıl deli gibi senaryolar yazdırdığıma şahittir birçok insan. Ama henüz istediğim senaryoyu yazdıramadığımı söylemeliyim. Bunca yıllık tecrübe ve birikimden sonra çok fazla seçici olup, tatmin olmuyorsunuz. Çok çok iyi bir şey yapma arzusu.
 
 Mükemmelliyetçiliğin sonu yok ki?
Evet, doğru. Aslında biraz kendi özel meselelerim yüzünden sinemayı çok ihmal ettim son yıllarda. Bu ev olayı beni çok sarstı. Ekonomik olarak da çok sarstı.“
 
"Osmanlı tokadı atmak istediğim çok insan var”
 
Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’ dizisinde rol arkadaşınıza rol gereği gerçek bir Osmanlı tokadı çaktınız ve “Çekim hilesi yapmak istemedim, gerçek olsun istedim” demişsiniz.
Kime demişim?
 
Gazetelerde öyle haberler çıktı.
Ben kimseye bir şey söylemedim. (Gülüyor)
 
Osmanlı tokadı gerçek değil mi? Atmadınız mı o tokadı?
Attım. Atmam gerekiyordu.
 
 Niye?
Ben çok tokatlar yedim. (Gülüyor)
 
Çok tokat yedim diye yılların intikamını mı aldınız Leyla Göksun’dan?
Ama mümkün olduğunca  gerçek duygusu vermek için birazcık değmesi gerekiyordu.  Biz razıyızdır böyle şeylere.   O tür sahnelere.
 
Peki gerçek hayatta Osmanlı tokadı çakmak istedikleriniz var mı?
Var. (Kahkahalar)
 
Kaç kişi?
Çok değil.
 
İki elin parmakları kadar  var mı sayıları?
Vardır. (Gülüyor)
 
 
“Sanat özgür olmalı”
 
75 milyonluk Türkiye’nin yaşayan   30 devlet sanatçısı kaldı. Yanılmıyorsam, siz Türkiye’nin ilk ‘devlet sanatçısı’ ünvanı verilen üç isminden birisiniz. Barış Manço ve İdil Biret’le birlikte layık görülmüştünüz bu sıfata. Türkiye’nin en eski ‘devlet sanatçısı’ olarak ne diyorsunuz Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatroları’nın özelleştirilmesi konusunda?
 
Tek kelimeyle yanıt vermek istiyorum; sanat özgür olmalı.
 
Bu kadar mı?  Çok şey ifade etmiyor mu bu söz? 
 
Ediyor. Tabii anlayana göre.
 
Anladım fazla girmek istemiyorsunuz bu konuya.
 
SULTAN’IN ‘EN’LERi
 
Şehir
İstanbul
Tatil yeri
Ülkemin bütün sahillerine aşığım
Yazar
Yaşar Kemal, Orhan Kemal
Film
‘Selvi Boylum Al Yazmalım’
Şarkı
Ayten Alpman’dan ‘Tek Başına’
Yemek
Zeytinyağlı biber dolması
İçecek
Domates suyu
Renk
Turkuvaz mavisi
Takım
Yok
Lider
Atatürk
 
10 iSMiN ÇAĞRIŞTIRDIĞI
 
KADİR İNANIR
Karizma
HÜLYA KOÇYİĞİT
Dost
FATMA GİRİK
Sinemanın demirbaşı
FİLİZ AKIN
Canım
YAĞMUR ÜNAL
İhhh. Yüreğim
SEZEN AKSU
Müthiş bir yetenek
İBRAHİM ŞAHİN
Müthiş bir sorumluluk
BURHAN ÖZKAN
Gözü kara yapımcı
TARIK AKAN
Yoldaşım
CİHAN ÜNAL
Duayen aktör
 
 

Kaynak: Milliyet

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat