Cem Yılmaz'dan samimi açıklamalar!

''Çocukla aynı seviyeye inmek zaman makinesine girmek gibi...''

Cem Yılmaz'dan samimi açıklamalar!
resim yok Editör paylaştı
02 Ekim 2014
Röportaj

''Çocukla aynı seviyeye inmek zaman makinesine girmek gibi...''

İlk kez tek başına yönettiği 'Pek Yakında' filmi ile hayranlarının karşısına çıkan Cem Yılmaz, oğlu Kemal'le ilgili konuştu: ''Çocukla aynı seviyeye inmek zaman makinesine girmek gibi...''


Bugün vizyona giren 'Pek Yakında', Cem Yılmaz'ın kariyerindeki en duygusal filmi ama çok da komik sahneler var. Yeşilçam'a saygı duruşunda da bulunan bu film şimdiden klasik olmaya aday.

Ünlü komedyenle hem filmi, hem de kendisine dair gündemde olan konuları konuştuk...

Filmde Enis Fosforoğlu'nu görmek müthişti, unutmuşuz kendisini! Fosforoğlu'nu oynatmanız, Yeşilçam'ın vefasızlığına bir eleştiri sanki...

Kesinlikle! Tabii hatırlamadan hatırlamaya fark var. Halisane duyguyla hatırlama vardır, ben öyle yaptığımı düşünüyorum. Bir de Enis Abi'yi oynatarak nokta atışı yaptığımızı düşünüyorum. Çünkü Enis Abi; aileden sinemacı, babası Renan Fosforoğlu. Bu aileden çok önemli tiyatrocular, oyuncular yetişti.

Ama Enis Abi gündemde yok. Biz niye gündeme sokmuyoruz?

Onunla buluştuğumda gayet dinamik, işini yapan, her şeyden haberdar bir sanatçıyla karşılaştım. Enis Abi gibi yüzlerce güzel insan var. Bizler sinemacı olarak bu güzel insanları filmlerimize dahil etmeliyiz.

 

SERT YÖNETMEN DEĞİLİM

'Pek Yakında', ayrılık sürecinde olan bir çiftin film çekme macerasını anlatıyor. Filmdeki sahnelerle, özel hayatınız arasında mutlaka bir bağ kurulacaktır...


Evet, herkes soracak ama ben bu filmin senaryosunu ayrılmadan önce yazdım. Tabii o zaman da "Ayrılık senaryosunu yazdı, sonra boşandı" diyecekler. Bundan kaçış yok. Elbette film hayatımızdan izler de taşıyor ama öykünün ayrılık süreciyle bir ilişkisi yok.

Film çekme süreci sizin için yıpratıcı mı? Ya da sert, yıpratıcı bir yönetmen misiniz?

Benim için ön çalışma ve hazırlık süreci yıpratıcı oluyor. Çekim süreci zor olmuyor. Set arkasında hep aynı isimlerle çalışıyorum; geliyoruz, seti kuruyoruz ve çekip gidiyoruz. Biz bu film için Şubat ayında bütün kostümleri hazırlamış, okuma provalarına başlamıştık. Ben sert bir yönetmen değilim, otoriteyi paylaşırım, sanat yönetmenine ve görsel yönetmene inisiyatif veririm.

"İki senedir evde oturup Baby TV izlemekten anam ağladı" dediniz. Oğlunuz Kemal ile ilişkiniz nasıl? Onunla nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Çocuk bakmaktan şikayetçi değilim. Ben onu sahnede söyledim; bu bir hikayenin başlangıcı, gösterilerimde anlatmaya başlayacağım. Ama çocuk bakmak hakikaten zor bir iş. Çocukla aynı seviyeye inmek zaman makinesine girmek gibi bir şey. 40 sene öncesine dönüp aynı macerayı yaşıyorsunuz onunla. Olumlu yanları var, sana bazı şeyleri hatırlatıyor. Geyik olacak ama şimdiki 2 yaşındaki çocuklar bizim 7 yaşımız gibiler. Vallahi öyle, çok zekiler.

ÇALIŞKAN OLMAM LAZIM

Şimdiki babalar daha duyarlı değil mi?

Ben babamı akşam 20.00'den sonra görüyordum ama Kemal 1 yaşındayken ben sahneye bile çıkmadım, çok seyrek iş yaptım. Hep evde takıldım, sadece reklam filmi için evden uzaklaştım. Manitacılık diye de bir şey yok, espri onlar. Bizim hayatımız belli, gece hayatı olan bir sanatçı değilim.

Son dönemde biraz alınganlaştığınızı düşünenler var.

Vallahi bu bir çember, her film çıktığında böyle yapıyorlar: "Cem Bey bu sıralar gerginsiniz." Vallahi öyle değilim. Bazen muhabir arkadaşlar çok sivri şeyler soruyorlar, saldırgan muhabirler var. Benim mesela gece hayatım yok ama hava karardığında sokakta fotoğrafımı çektiklerinde birden gece hayatım oluyor.

Kendinize dair en çok neye kızıyorsunuz?

Biraz daha çalışkan olmam lazım. 'Yahşi Batı'dan sonra dört sene film yapmamışım. Bu çok uzun bir süre. Artık daha çok çalışacağım. Kasım ve Aralık ayında yazabilirsem, Şubat ayında bir film daha çekmeyi düşünüyorum.

 

KORSANLAR HAM GÖRÜNTÜYÜ ÇALDI YAHU!

Filmde sadece Yeşilçam'a değil, korsan DVD'cilere karşı da bir saygı duruşu var sanki...

(Gülüyor) Çok tatlı bir korsan ekibi vardı değil mi? 'FUNDAMENTALS' isimli gösterime korsanlı teaser yaptığımda "Vay demek öyle; hemen korsanını çıkaralım" diye bir operasyon yapmışlardı. Korsanla uğraşmak bizim işimiz değil, polisin işi bu. Daha da önemlisi ahlaki bir mesele. Korsanla ilgili şaka yapıyorum ben.[reklam]

KARIŞIK İŞLER VAR

Filmin dağıtımında sakata gelmezsiniz değil mi?

Bilmem, inşallah gelmeyiz. (Gülüyor) Warner Bross dağıtıyor, sakata gelmeyiz.

'FUNDAMENTALS 'ın korsanı çıkınca üzüldünüz mü?

Tabii ki üzüldük. Bir de o mevzuda çok karışık işler var. 'FUNDAMENTALS'in korsan DVD'sinde normal gösteriden daha fazla sahne vardı. Ham görüntüyü çaldır yahu! Bana göre bu olay da korsancılık tarihinde bir ilktir herhalde.

'FUNDAMENTALS 'ın dağıtımını üstlenen Murat Akdilek'le görüşüyor musunuz?

Vallahi ne yapıyor bilmiyorum, görüşmüyorum kendisiyle. Bu korsan mevzusundan sonra insanlar bizim hakkımızda enteresan şeyler yazdı ama bizim onlarla ilişkimiz sadece proje bazındaydı.

Çok iyi ahbap olduğunuz söyleniyordu...

Elbette vakti zamanında görüştüğüm bir insandı ama artık görüşmüyorum. Gösterinin korsanı çıktığı için görüşmemeye başladık algısı da ortaya çıkmasın. Artık kendisiyle görüşmüyorum.

 

47 YILLIK EVLİLER

Filmdeki 'Sevemez Kimse Seni' şarkısı etkileyiciydi. Özel bir şarkı mı?

Annemle babamın şarkısı o... Annem ile babam 47 senelik evliler, onların şarkısı. Bir iki yerde, 'Hokkabaz'da da kullanmıştım. O şarkıyı duydukları zaman hoşlarına gidiyor.

Anne ve babanız 'Pek Yakında'yı izlediler mi?

Annem ve babam filmi ilk kez galada izledi. Onlarla filmi izlemek çok zor. Örneğin annem 'Av Mevsimi'nde vurulmamı izlediği zaman çok kötü oldu. Ne olacağını bilmiyordu, vurulunca birden şok oldu.

 

RUSSELL CROWE BEYEFENDİ VE ÇOK MÜTEVAZI BİR SANATÇI

Kankanız Russell Crowe ne yapıyor?

Russell Crowe çok beyefendi ve mütevazı bir sanatçı. 'Pek Yakında'nın çekimlerine başladık, daha ilk günden "Hayırlı olsun" diye mesaj attı. Takip ediyor bizi, hoşuma gidiyor bu.

Twitter'da Russel Crowe ile de aranız iyi...

Sorma... Takipçi sayıma kafayı taktı; oyuncu ve yönetmen arkadaşlarına "Bak bu adamın Twitter'da 7 milyon takipçisi var" diyor... "Ne! Kim o? 7 milyon mu?" falan diyorlar. Ben de kendimi Hintli yıldız gibi hissediyorum. Russel çok şeker adam.

 

'KIŞ UYKUSU'NDA BEN DE OYNAYACAKTIM

Artık yurt dışındaki festivalleri de takip ediyorsunuz, Cannes Film Festivali'ne gittiniz.


Biz gittik, Nuri Bilge Ceylan ödül aldı; çok sevindim ve gurur duydum. Aslında 'Kış Uykusu'nda ben de oynayacaktım. Ceylan'dan teklif aldım ama olmadı, zamanımız uymadı, benim başka işlerim çıktı. Ceylan'ın filminden sosyal medyada 1 milyon kişi bahsediyor ama 200-300 bin kişi gidiyor. Niye bahsediyorsunuz filme gitmeden. Bari filmi izleyin. Üniversite öğrenci sayısına baktığınızda bile sinema izleyicisi çok düşük.

 

BENİM HİÇ SALDIRGAN TAVRIM OLMADI

'Adalete Fener Yak' kampanyası kapsamında çekilen video filmde rol alan Cem Yılmaz, Galatasaraylılar ve Trabzonsporlular'ın filmi boykot edecekleri haberleriyle ilgili şöyle konuştu: ''O videoda olduğum için pişman değilim, takımımı destekledim. Boykot çağrısına üzülmedim dersem yalan olur ama eleştirmek insanların en doğal hakkı. Bu dünyada benim hiç saldırgan bir tavrım olmamıştır ki.''

 

 

CEM YILMAZ İLE ŞAHAN GÖKBAKAR ARASINDAKİ REKABET KIZIŞTI!

Kaynak: Günaydın

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat