Dilara Gönder'den konuşulacak Devrim Evin röportajı!

Mayıs'da Dilara Gönder'in Ters Köşe konuğu Devrim Evin oldu.

Dilara Gönder'den konuşulacak Devrim Evin röportajı!
resim yok Editör paylaştı
26 Mayıs 2014
Röportaj

Dilara Gönder'den Devrim Evin röportajı...


Mayıs'da Dilara Gönder'in Ters Köşe konuğu Devrim Evin oldu.

'Fetih 1453'ün 'Fatih'i Devrim Evin, Dilara Gönder'e verdiği röportajda dizi sektörüne neden küstüğünü ve yurt dışında Türkiye'yi nasıl temsil ettiğini anlattı.

İşte Devrim Evin röportajı...

Sohbetimize çekim konseptimizle başlayalım. Fotoğrafçılığa ilgin var mı?


Açıkçası pek yok. Özellikle akıllı telefonlar sayesinde herkesin bu alana ilgisinde bir artış oldu ama ben yalnızca birkaç sosyal paylaşım sitesinde, seyahatlerimde yakaladığım bazı kareleri paylaşıyorum. Bu furyanın biraz dışındayım denebilir.

Bu işin bu kadar popüler olmasında sosyal medyanın da payı var. Orada aktif biri misin?


Aktifim, evet. Özellikle Twitter'ı severek kullanıyorum. Günlük hayata ilişkin birçok gelişmeyi ve fikri de oradan takip ediyorum.

 

"YENİ PROJELER VAR"

Devrim Evin denince, çoğumuzun aklına 'Fetih 1453'ün başrol oyuncusu geliyor. Böyle bir filmden sonra neden seni dizilerde daha fazla görmüyoruz?


Daha çok sinema filmlerinde yer alıyorum. 'Fetih 1453', şubat 2012'de vizyona girdi. Aynı yılın kasım ayında, bu yıl vizyona giren ikinci filmim 'Yunus Emre Aşkın Sesi' için anlaşma imzaladım. Çekimler 1.5 yıl sürdü. Benim de hem devamlılık açısından, hem de başka nedenlerden ötürü başka bir proje almamam gerekiyordu.

 

"DİZİ YERİNE FİLM ÇEKMEYE KARAR VERDİM"

Yani dizilerde çok fazla olmamamın esas nedeni, uzun soluklu projelerde çalışmam. "Sezonda dizi çekeyim, yazın da bir film yaparım" diye düşünen oyunculardan değilim. Bir başka neden de, aslında ben 'Fatih' dizisini çekecektim malum. Fakat sonrasında bir anlaşmazlık oldu, ben de küsüp dizi yerine yeniden film çekmeye karar verdim.

 

"AHLAK DIŞI BİR TUTUMLA KARŞILAŞTIM''

Dizi sektörüne mi küstün?


Evet çünkü hemen filmden sonra bir dizi teklifi geldi. Fakat firmadan ahlak dışı bir tutumla karşılaştım. Hatta o konuyla ilgili dava bile açtım, hâlâ devam ediyor. Ben tiyatroda aktif bir oyuncuyum. Her yıl 2-3 oyunda yer alıyorum, aynı zamanda devlet sanatçısıyım. Bu nedenle "Dizi olmasa da olur" dedim ve film çekmeye devam ettim.

 

Sonrasında?

 

Bu sezon Tomris Giritlioğlu'yla bir projede çalıştım. Kendisi 'Hatırla Sevgili' döneminden beri benimle çalışmak istiyordu. Bugüne kadar tiyatro çalışmalarımı engellemeyecek dizi projelerine sıcak baktığımı söylemiştim hep, Tomris Hanım da projeyi bir şekilde bu şartlara uydurdu. Böylece 'Her Sevda Bir Veda' adlı dizide yer aldım. Şimdilerde yeni sezon için görüştüğüm önemli bir-iki iş var.

 

"PARAYLA İLİŞKİM SINIRLI"

Genelde tiyatrocuların dizide oynamayı seçmesindeki neden hep para olarak gösterilir. Söylediklerinden, senin böyle bir kaygının olmadığını anlıyorum.


Benim parayla ilişkim çok sınırlıdır. Hatta kazandığım parayı nereye yatıracağım konusunda bile asla bir planlama içinde olmam, etrafımdaki insanlara sorarım. Onlar da bu halime gülerler.[reklam]

Savruk musundur peki, kazandığını o gün yer misin?


Evet, savruğumdur. Dediğim gibi, ben devlet sanatçısıyım. Ölene kadar hayatım bu anlamda, devlet tarafından sübvanse edilmiş durumda. Bunun verdiği bir özgüven de olabilir savrukluğumun nedeni, bilemiyorum. Mezun olur olmaz kadro almış insanlardan biri değilim. Ancak üç-dört yıl sonra alabildim ve o dönemde de dizi çekmedim. Şehir Tiyatroları'nda yevmiyeli oyuncu olarak çalışıyordum.

Mesleğinde şu anda bulunduğun nokta ideallerinle örtüşüyor mu?


Türkiye'de tiyatronun bulunduğu durum pek iyi değil. Opera ve baleyi, aynı zamanda koroları da kapsayan bir kapatma sürecine girildi. Biz de bu değerlerin kapatılmaması için direniyoruz şu anda. Size bir örnek vereyim; benim tek kişilik oyunum 'Lazaritsa'; Türkiye'nin yanı sıra Bulgaristan, İngiltere, Moldova gibi ülkelerde oynanmış, henüz belli olmamakla birlikte , Seattle'a gidecek bir oyun. Yani Türkiye'nin sanatını yurt dışına da götürüyorum. Bu önemli bir sorumluluk. Bunun için kurumların da kapanmaması lazım.

 

"RENK­Lİ BİR ADA­MIM"

Ka­ram­sar mı­sın­dır?


Bi­r ara öy­le gö­rün­müş ola­bi­li­rim. Ama ha­yır, renk­li bir ada­mım, hiç ka­ram­sar de­ği­lim­dir. Ba­na in­san­lar "Ya ne tak­ma­yan bir adam­sın, şu se­nin ya­şa­dık­la­rı­nı baş­ka­sı ya­şa­sa­" di­ye ta­kı­lır­lar sık sık, çün­kü çok genç yaş­ta ba­zı zor­luk­lar at­lat­tım. Bu atıl­ma­lar­dan fa­lan bah­se­di­yo­rum. Zor bir sü­reç­ti çün­kü genç bir oyun­cu­nun mes­le­ki an­lam­da ka­ri­ye­ri­nin bit­ti­ği bir an ola­bi­lir­di o an. Ben­se gü­lü­yor­dum. Çün­kü o dö­nem hak­lı ol­du­ğu­mu, mes­le­ği­mi çok se­ve­rek yap­tı­ğı­mı ve bu­nun kar­şı­lı­ğı­nı bir şe­kil­de ala­ca­ğı­mı bi­li­yor­dum. Bu tarz du­rum­la­rı ya­şa­yan yal­nız­ca ben de­ği­lim. Sev­di­ğim ak­tör­le­rin ha­yat­la­rı­nı din­li­yo­rum da, ger­çek­ten sert hi­ka­ye­le­ri var.

Kim­ler bun­lar?
Johnny Depp me­se­la. Çok se­ve­rim. Ed­ward Nor­to­n'­ı da. Johny Dep­p'­in sev­di­ğim bir hi­ka­ye­si var. 'Ka­ra­yip Kor­san­la­rı­'nın seç­me­le­ri­ne gi­di­yor. Me­tin­de ya­zan bir ka­rak­ter var, her şe­yi betim­len­miş. Fa­kat o be­tim­le­nen­le, Dep­p'­in seç­me­le­re git­ti­ği hal ara­sın­da uçu­rum var. Ya­pım­cı ve yö­net­men ara­dı­ğı­mız bu tarz bir şey de­ğil di­ye dü­şünür­ken o, su­nu­mu­nu ya­pı­yor ve ka­rak­te­ri ken­di ya­ra­tı­yor.

 

"iŞiMiZ FAZLACA SOSYAL"

Şu ana ka­dar ko­nuş­tuk­la­rı­mız­dan or­ta­ya çı­kan tab­lo şu: Sen ken­di­ni mes­le­ği­ne ada­mış bir adam­sın. Pe­ki ama ken­din için en son ne yap­tın?


Hiç­bir şey. Biz za­ten sos­yal bir iş ya­pı­yo­ruz. Ya­ni nor­mal bir in­sa­nın sos­yal­lik ola­rak ad­lan­dır­dı­ğı şey­ler bi­zim işi­miz; ki­tap oku­mak, film iz­le­mek, mü­zik din­le­mek gi­bi. Za­ten ha­ya­tı­mın bir par­ça­sı ol­duk­la­rı için bun­la­rı ken­dim için yap­tı­ğım bir şey ola­rak ka­bul et­mi­yo­rum. Onun dı­şın­da in­sa­nın gez­me he­ve­si var­dır, ben­de bu da yok. Çün­kü tur­ne­ler­de za­ten ye­te­rin­ce ge­zi­yo­rum.

De­ği­şik de­ne­yim­le­rin pe­şin­den git­mez mi­sin? Ya da ho­bi ola­rak ka­bul et­ti­ğin fark­lı bir şey yok mu?


Var, as­lın­da çok var. Me­se­la son dö­nem­de tah­ta ba­cak­lar­la yü­rü­me­yi öğ­ren­dim ve bir per­for­mans­ta üç sa­at bo­yun­ca on­la­rın üzerinde dur­dum.

 

 

DİLARA GÖNDER'DEN İLKER AKSUM RÖPORTAJI BURADA!

Kaynak: GQ

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat