Evliliğin hiç kötü yanı yok

Evliliğin hiç kötü yanı yok
resim yok Editör paylaştı
06 Ekim 2012

 

Birkan Sokullu, “Küçük Sırlar”dan sonra “Uçurum” dizisiyle seyirci karşısına çıktı.
 
 
O yakışıklı lise öğrencisi, şimdi mistik güçlere sahip bir gazeteci... Genç oyuncuyla yeni rolünü ve geçtiğimiz temmuz ayında nikâh masasına oturduğu aslı enver’le evliliğini konuştuk.   
 
Birkan Bey, “Uçurum”da gazeteci rolündesiniz, bize rakip mi olacaksınız?        
 
- Rakip mi? Haa, gazeteciyim... (Gülüyor) Çekim günü olmayınca olaydan kopuyorum da... Bilindik gazeteci profilinin dışında bir gazeteciyi canlandırıyorum ben. Mistik güçleri var. Öngörülere sahip ama bu yeteneğini çok doğru kullanamıyor. Olayların sonunda da yalancılıkla suçlanıyor. Biraz deli fişek, söz dinlemeyen bir tip. Çok güzel yazılmış bir karakter, bir taraftan da çok eğlenceli. Mutlu mesut çalışıyoruz. 
 
Küçük Sırlar”daki pek çok arkadaşınız dizi bittikten sonra yeni işlere başladı, siz neden bu kadar beklediniz? Yüzünüzü mü dinlendirdiniz?
 
- Yok, o kafalarda değilim. “Küçük Sırlar” ve ondan önce yer aldığım işler daha çok gençlere hitap eden türdeydi. Sonrasında farklı bir iş yapmak istedim. O yüzden uzun süre bekledim. “Uçurum” da son zamanlarda yapılmış en farklı işlerden biri.
 
Beklerken ne yaptınız? Boş oturmamışsınızdır sanırım...  
 
- Yok, boş oturmadım. Şansa, Aslı’nın (Enver) da boş dönemiydi, beraber gezdik, yurtdışına çıktık. O Londra doğumlu ya, onun memleketine gittik. Bol bol dinlenip tatil yaptık. 
 
 
Aslı Hanım’ın rol aldığı “Suskunlar” dizisini takip ediyor musunuz?
 
- Evet, izliyorum. Çok güzel bir proje. Ama bunu Aslı oynuyor diye söylemiyorum, o olmasaydı da beğenirdim.
 
Aynı mesleği yapıyorsunuz, aranızda tatlı bir rekabet oluyor mu?
 
- Bizde olmuyor o. Bazen onlar daha çok çalışıyor, biz erken saatte bitiriyoruz, ben de hava atıyorum. Öyle ufak şakalaşmalar oluyor aramızda. Biz o kadar hırslı tipler değiliz, iş konusu açıldığında birbirimizi takdir ediyoruz sadece... 
 
Meslekler ilişkinin içinde değil yani?
 
- Bizde öyle bir şey yok. Oturup saatlerce oyunculuk hakkında konuştuğumuzu hiç hatırlamıyorum. Zaten çok yoğun çalıştığımız için kalan vaktimizi birbirimize ayırıyoruz. 
 
 
Geçtiğimiz temmuz ayında evlendiniz. Evlilik nasıl bir şeymiş?
 
- İyi... Bir taraftan eğlenceli, bir taraftan huzurlu, içinde iyi duyguları barındıran, hiç kötü tarafı olmayan bir şey evlilik. Sevdiğin insan sürekli yanında, artık belli bir düzendesin... Sürekli birlikte olabilmek bizim en çok istediğimiz şeydi zaten, buna sahibiz şu an. 
 
“İnsan evleneceği kişiyi ilk tanışmada anlar” derler, var mı öyle bir şey gerçekten?
 
- Evet, ben Aslı’yla tanıştıktan beş dakika sonra ona evlenme teklifi edebilirdim... 
 
Nasıl tanışmıştınız?
 
- Bir yerde tanışmıştık, daha sonra Kanal D’nin yemeğinde karşılaştık. O dönem ben “Küçük Sırlar”da oynuyordum, o da “Kavak Yelleri”nde. O yemekte Aslı’dan çok hoşlanmıştım. Sonra ortak tanıdıklarımız vasıtasıyla ilk adımı attım ve yemeğe çıktık.
 
Sizi zorladı mı Aslı Hanım?
 
- Çok zorlamadı. Muhtemelen o da benim düşündüğüm şeyi düşündü. Birden bire birbirimize ısındık, aradığımız şeyi bulduk.
 
Balayı için nereye gittiniz?
 
- Düğünün ertesi günü Tayland’a gittik. Balayı için çok da ideal değil aslında ama eğlenceli bir yermiş. Yeni bir yer keşfettik işte...
 
 
Planlı programlı biri misiniz, yaptığınız iş böyle bir imkân tanıyor mu size?
 
- Ben pek öyle biri değilim. Yapmam gereken şey için üç günüm varsa, ben onu üçüncü günün sonunda yaparım. Zaten sette plan programla çalışıldığı için boş günlerimde çok planlı yaşamıyorum. Anlık planları seviyorum. Tatile giderken bile öyleyim. 
 
Oyunculuğa başlamayı da mı planlamamıştınız?
 
- Evet, oyunculuk da çok planlı olmadı. Ben hayatımın 12 senesini basketbola adamıştım, şimdi ise oyuncuyum.
 
Radyo TV bölümünde okurken aklınızda var mıydı oyunculuk yapmak?
 
- İstiyordum aslında. Program yapıyorduk mesela, sunucu ben oluyordum. Ama egoyla ilgili bir durum değil bu, tamamen meraktan. Sinemayı da çok seviyordum.
 
 
Basketbolu nasıl bıraktınız?
 
- Üniversite sınavı zamanı gelmişti, ben de o zaman 1. Lig’de, Tekelspor’da oynuyordum genç oyuncu olarak. Yeterli süreyi alamadığım için üzülüyordum. Antrenörüm “Seni 2. Lig takımına gönderelim, biraz oyna sonra geri dön” dedi, ben istemedim. İki sene oynamayınca da küstüm. Bir de basketbolculukta biraz asker disiplini var, sosyal hayatınızda arkadaşlarınızdan, ailenizden uzak kalıyorsunuz. Belki de o yaşam tarzı bana uzak geldiği için bırakmışımdır... 
 
Şimdi seçiminizden memnun musunuz?
 
- İyi bir seçim yaptığımı düşünüyorum. Basketbola devam etseydim, mutlu olabileceğim bir hayatı seçmemiş olurdum. 
 
Bir ara modellik de yapmışsınız...
 
- Evet, Maltepe Üniversitesi’nde Radyo TV okurken ek gelir olsun diye bir süre modellik yaptım.
 
Modelliğe hep ek gelir için mi başlanır?
 
— Modelliğin Türkiye’de özellikle erkekler için iş olarak yapılabilecek bir yanı yok. Bu biraz hayalperestlik gibi geliyor bana. Ayda bir kere defile olacak da, senede iki kere kampanya çekeceksin de, geçineceksin. O anca öğrenci maaşı olur.
 
 
Sinemayı çok sevdiğinizi söylediniz, bir sinema işi var mı yakınlarda?
 
- Vallahi bekliyorum. Woody Allen’ın filmlerini çok seviyorum, bir İstanbul filmi çekerse oynayacağım. (Gülüyor) Şaka bir yana, istiyorum tabii ama acele etmiyorum.
 
Kamera arkasında bir şey yapmayı düşünüyor musunuz?
 
- Şu an öyle bir düşüncem yok ama yüksek lisans yapmak istiyorum. Bir de ben daha çok bir şeyler yazmak istiyorum, belki bir senaryo yazarım.
 
Yazarsanız, türü ne olur?
 
- Komedi olur sanırım. Kendimden yola çıkarak yazarsam, çok komik hikâyelerim var, onları paylaşmak isterim. Biraz bedevi durumum vardır, ona çok gülerim. 
Peki başrol Aslı Hanım’ın mı olur?
 
- (Gülüyor) Esas kız Aslı olur tabii, kim olacak... 
 
Siz de rol alır mısınız?
 
- Bizimle alakalı bir şey yazarsam, başkalarının oynamasını isterim. 
 
 
Gelelim ev hayatınıza... Yemek yapıyor mu Aslı Hanım size?
 
- Yapıyor, çok da güzel yapıyor. Ben “Her gün evde yemek olsun” gibi bir düşüncede değilim ama o mümkün olduğunca yapıyor. Bu arada ben de çok güzel yemek yaparım.
 
En çok hangi yemeğini seviyorsunuz eşinizin?
 
- “Aslı spesiyal” diye bir yemeği var, onu.
 
Evliliğin kilo aldırdığı söylenir...
 
- Evet, ben de evlendikten sonra bir-iki kilo aldım zaten. Şimdi spora gidiyorum.
 
Aslı Hanım aldı mı?
 
- Yok, o yemek yemiyor zaten, yapıyor sadece. 
 
Bunu da sormasam magazinciliğe yakışmaz, çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?
 
- Bir gün olur ama şu an düşünmüyoruz.
 
Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
 
- Terörü lanetliyorum.
 
 
 
Aslı Hanım’a nasıl evlenme teklif ettiniz?
 
- Her Türk genci gibi, romantik bir şekilde...
 
Diz çökme durumu oldu mu?
 
- Yok, diz çökmedim. Oturuyorduk. Sadece ilk buluşma gününü anımsatacak bir şey organize ettim.
 
 
Eşinizle karşılıklı oynama gibi hayalleriniz var mı?
 
- Yok, bir dizide birlikte oynamayı tercih etmem. O da etmez diye düşünüyorum. Çünkü biz işle aşkı ayırt etmeyi seviyoruz. Belki bir sinema filmi olabilir. Olacaktı da aslında ama düğün tarihimize denk geldi.

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat