Güven Kıraç'ın başarısının sırrı!

''Başarı formülüm: Alakasız karakterler oynamak''

Güven Kıraç'ın başarısının sırrı!
resim yok Editör paylaştı
21 Mart 2014
Röportaj

''Başarı formülüm: Alakasız karakterler oynamak''

'Kral Lear' isimli oyunla hayranlarının karşısına çıkmaya hazırlanan Güven Kıraç, başarısının sırrını anlattı: ''Roller üzerime yapışmasın diye birbirinden alakasız karakterler canlandırıyorum. İşte benim sırrım da bu.''


Güven Kıraç, uzun süre ara verdiği tiyatroya 'Kral Lear' isimli oyunla dönüyor. Wiliam Shakespeare'in eserinden uyarlanan oyunda 'Lear'ı canlandıran Kıraç'a Demet Evgar, Sezin Akbaşoğulları ve Umut Kurt gibi isimler eşlik ediyor.

Güven Kıraç'la hem yeni oyununu, hem de otistik birini canlandırdığı 'Özür Dilerim' isimli filmini konuştuk...

Yedi yıl aradan sonra yeniden tiyatroya döndünüz. Neden bu kadar ara verdiniz?


Çünkü sinema ağırlıklı bir kariyer planlaması yapmıştım. Ayrıca tiyatrodan gelen teklifleri beğenmemiştim. Ama şimdi Shakespeare'in ölümsüz eseri 'Kral Lear' ile dönüyorum.


Sahneleri özlediniz mi?


Özlenmez mi? Gönüllüyüz buna, orijinimiz tiyatro zaten. Sahne, insanı dinç tutuyor.


'Kral Lear'ı canlandıracaksınız değil mi?


Evet. Oyunu, Kumbaracı 50 tiyatrosunun kurucusu Yiğit Sertdemir sahneye koyacak. Mayıs'ta Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nde sahneleyeceğiz ama önümüzdeki sezon da oynayacağız.

 

BIÇAK SIRTI BİR ROL

Otistik bir adamı canlandırdığınız 'Özür Dilerim' isimli filmin kariyerinizdeki yeri nedir?


'Özür Dilerim', benim için çok özel bir film. Çok endişe ederek ve korkarak girdiğim bir rolün içinden mutlulukla çıkmış olmanın keyfini yaşıyorum. Çok bıçak sırtı bir roldü. Rolü gerçekçi kılmak için çok çalıştık. Gerçeklik algısını yaratmak kolay olmuyor çünkü.


Gerçeklik algısını yaratmayı özellikle mi istiyorsunuz?


Kesinlikle. Sinemaya bakış açım da öyledir. 'Gerçekliğe ne kadar yaklaşılırsa, o kadar iyi ve has sinema üretilir' diye düşünüyorum. Filmin bu şekilde algılanması bizi sevindiriyor. Demek ki istediğimiz algıyı yaratabilmişiz.


Canlandırdığınız 'Selim' karakteri otistik. Sizin bu konuya bakış açınız nedir?


Otistikler ötekileştirilip görmezden geliniyor. Otistiklerin ailelerinde genellikle baba; anneyi suçluyor ve çocuğunun durumunu kabullenmiyor. Anne ise kaç yaşında olursa olsun çocuğunun tüm cefasını çekiyor.


Sizi komedi filmlerinde pek görmüyoruz, neden?


Güzel, nitelikli bir hikayeye sahip komedi filminde oynarım. Komedi senaryosu yazmak çok incelik ister. Skeç gibi ilerleyen, bütünlüğü olmayan ve sadece kaba kaba güldürmeyi amaçlayan filmlerde oynamam. Benim sinema yolculuğum daha farklı. 'Murat, koyayım da tur at' cinsinden filmleri tercih etmiyorum.

 

ŞANSIMI İYİ KULANDIM

'Recep İvedik' tarzındaki filmleri mi kastediyorsunuz?


Evet. Onlar; tipleme üzerinden giden, tek karaktere dayalı skeç gibi ilerleyen işler. O tarzın da alıcısı var. Bu kadar izlendiğine göre seveni de çok demek ki.


Son 17 yılda 25 filmde rol almışsınız. Bu da sizin aranan bir oyuncu olduğunuzu gösteriyor, değil mi?


İşinizi iyi ve doğru yaparsanız, talep görürsünüz.[reklam]

Şanslı olduğunuzu düşünüyor musunuz?


Evet ama şansımı iyi kullandığımı ve kariyerimi iyi yönetebildiğimi de düşünüyorum. Bana göre; bir oyuncu ne oynayacağını bilmektense, ne oynamayacağını bilmeli. İnsanların karşısında oynadıklarımla değil, belki de 'Hayır' dediklerimle varım. İnsanlar, pek çok teklife 'Hayır' diyerek kariyerimi mahvetmediğim için bana saygı duyuyor.


Bir hayranınız, sizin için 'Tekdüze görünüşünün aksine sıra dışı bir oyunculuğu var' diye yazmış. Başarınızın sırrı bu olabilir mi?


Ortalıkta görünmekten çok hoşlanmıyorum. Mesleğin doğasında da bu var. Oyuncunun; her zaman merak edilen, gizemli biri olması gerekir. Güven Kıraç'ın ortalık yerde dolaşması çok iyi bir şey değil. O zaman her rolde Güven'i unutturmam zorlaşır. Rol üzerime yapışmasın diye birbirinden alakasız karakterler canlandırıyorum. İşte benim sırrım da bu.


Bundan sonraki hedefiniz nedir?


'Duvara Karşı' isimli film Berlin'de Altın Ayı Ödülü alınca, önümüz çok açıldı. Şimdi sırada Cannes Film Festivali var. Normal yollarla Cannes'a gitmeyi reddeyiyorum. İnanıyorum ki; bir gün içinde bulunduğum film dolayısıyla Cannes Film Festivali'ne gideceğim.

 

HAYAL ETTİĞİM HER ŞEYİ YAPTIM

Çok farklı karakterler canlandırdınız. Bunu neye borçlusunuz?


İşin özü hep değişmek. Tekrara düşmemeye çalışıyorum. Eşcinseli de oynadım, din görevlisini de, zihinsel engelliyi de, kadıyı da... Hayal ettiğim, dilediğim ve kalbimden geçirdiğim birçok şeyi yaptım. Burnum iyi koku alır.


Canlandırdığınız roller arasında sizi en çok etkileyen hangisiydi?


Oynadığım filmler arasında hiç boş yok. Her biri festivallerde beğeni aldı ama 'Masumiyet'teki 'Yusuf' karakteri beni çok etkilemişti.

 

FİLMİN ÇOK İZLENMEYECEĞİNİ BİLİYORDUK

'Özür Dilerim'in ticari açıdan başarısız olması sizi üzdü mü?


Filmin daha çok izleyiciye ulaşmasını istedik ama bu sonucu daha projenin başında öngörmüştük. Film; çok desteklediğim Başka Sinema platformunda festival mantığıyla izleyiciyle buluşuyor. Ancak yedi kopyayla ne kadar izlenebilir? Esas üzüldüğüm şey dengesizlik.

 

Dengesizlik derken neyi kastediyorsunuz?

 

Bir filme 6 milyon kişi gidiyor, diğerine ise 60 kişi... Arada çok büyük bir uçurum var.


Festivallerde nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?


Şimdiye kadar üç festivale gittik. Çok güzel tepkiler aldık. Belgesel kadar gerçekçi buluyorlar. Hatta Hindistan'daki Doha Film Festivali'ne gönderdik, beni otistik sanmışlar. Ayrıca yarın sonuçlanacak Nürnberg Film Festivali'nde yarışıyoruz.

 

 

ÜNLÜ DİZİ OYUNCULARI BAKIN NE İSTİYOR? DETAYLAR BURADA!

Kaynak: Günaydın

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat