Kadında saflık arıyor

Kadında saflık arıyor
resim yok Editör paylaştı
04 Eylül 2012

 

Behzat Ç.’ kadrosuna dahil olan, yeni sezonda iki de tiyatro projesinde yer alan Engin Öztürk, hayatının bu döneminde aşka zamanı olmadığını söylüyor.
Şu sıralar gündeminizin birinci sırasında ne var?
 
Kesinlikle işim... Uzun yıllar yaşadığım Ankara’ya tekrar döndüm. Okulumun ikinci yılında  ‘Fatmagül’ün Suçu Ne?’ dizisinde rol aldığım için ara verdim, diziyi bu sezon bitirdik dolayısıyla şimdi Ankara’ya başta okulum için dönüyorum. Onun dışında Ankara’da Cer Modern diye bir oluşum var. Kasımda ilk oyununu oynayacak, orada iki tiyatro projesinde ben de varım. Üzerine bir de yeni sezonunda ‘Behzat Ç.’ dizisiyle anlaştım. Yani anlayacağınız şu anda gündemimde istesem de, istemesem de -ki çok istiyorum- işlerim var.
 
 
Peki ya özel hayatınız... Bu durumda onu ikinci plana mı attığınızı söyleyebilir miyiz? 
 
Doğru söylemek gerekirse şu anda hayatımda olacak kişiye ayıracak vaktim yok. Biliyorum bu şekilde söylendiği zaman kulağa çok itici geliyor ama hayatım şu aralar çok yoğun; okul, tiyatro ve dizi. Dolayısıyla beraber olduğum insanlar birbiriyle çok aynı. Açıkçası, “O insanı tanıyordum ama bir süre geçtikten sonra ona aşık oldum” olayına pek inanmıyorum. Sadece ilk görüşte ya da ilişki çok  yeniyken aşık olabilirim diye düşünüyorum. Şu anda da yeni biriyle karşılaşabileceğim bir ortamda  bulunmuyorum ama keşke biri olsa tabii; aşk güzel, heyecan verici bir şey.
 
Aşık olmak belki sizi iş dışında bir şeylere vakit yaratmaya da motive edebilir... 
 
Tabii ki aşık olmanın beni hayata karşı da motive edeceğine inancım sonsuz. Ben aşık olduğumu kendimi özgüvensiz hissettiğim an anlarım. Kendi özgüvenimi kaybettiğim zaman, kendimden verebilecek duruma geldiğim zaman derim ki; “Aşık oldum.” Aşık olduğum kişi eğer benim ruh ikizim, benim için doğru insansa aynı zamanda kendimi toplamama yardımcı olur. Ama eğer ben kendiliğinden özgüvenimi toparlayabiliyorsam, o kişiye ihtiyaç duymuyorsam o ilişkide bir yanlış vardır. Anlatırken bile karışık görünen bu durumda kalarak, şu anda odak noktam olan kariyer planlarımı ikinci plana atmak istemiyorum.
 
 
Peki gelelim ‘Behzat Ç.’ye. Yeni sezon için bir öngörünüz var mı? 
 
Behzat Ç.’ zaten benim çok beğendiğim bir işti. En yakın arkadaşım bu dizide oynuyor. Diğer oyuncularla da aynı tiyatro oyunlarında yer aldık. Bir dönem bir tanesinin barında çalıştım. Ama dizide oynamaya başlamak insanı değişik bir sürece sokuyor tabii. Neler yaşayacağımı da ilerleyen günlerde göreceğiz. Henüz benim açımdan karaktere dair bir gizem olduğunu söyleyebilirim. Her şeyin çok iyi olacağına dair umutluyum.
 
 
Fenomen haline gelmiş bir diziye dahil olmaktan ötürü herhangi bir kaygınız oldu mu? 
 
Aslında devam eden ve zaten çok sevilen bir işin içine girmek bende endişe yaratabilirdi. Ama ekibin çoğunu tanıdığım için bir kaygım yok. Yoksa iki sene varlık göstermiş, üstüne üstlük çok başarılı olmuş bir işin içerisine dahil olmak zor olurdu. Açıkçası bu iş ‘Behzat Ç.’ olmasaydı, başlamış bir diziye girmezdim.
 
 
Biraz dizide canlandıracağınız karakterden söz edebilir misiniz? 
 
Yurt dışından gelmiş bir olay yeri inceleme polisi. Şu an için sadece kriminal polis olduğunu biliyorum. Bu kadarını bilmek bile beni şu anda çok heyecanlandırıyor.
 
 
Peki nasıl bir karaktere hayat vermek isterdiniz? 
 
Kendine ne kadar ters bir şeyi iyi canlandırabilirsen, o kadar iyi oyuncusun demektir bana göre. Çok şükür sağlıklı insanlarız ama bir zihinsel özürlüyü oynamak isterim veya herhangi bir uzvunda kayıp olan bir insanı oynamak da hoşuma gider. O durumu oyunculukta nasıl çözeceğimi, nasıl bir ruh hali yaşayacağımı doğrusu merak ediyorum.
 
 
Biraz da kendi karakterinizden söz edebilir misiniz? 
 
İnsanları sevmeyi çok seviyorum; arkadaşlarımı çok sevdiğim için iyi bir arkadaş ortamım var. Ailemi sevdiğim ve sevildiğim için iyi bir aile ortamım var. Hayatta her şeyi çok merak ediyorum, dolayısıyla da oldukça şüpheciyim. Bazen merakım bana bazı yanlışlar yaptırıyor; mesela doğru olanı bulduğum halde, diğer yolu da merak ettiğim için yanlış olana gidebiliyorum. Terazi burcuyum; günden güne, hatta saniyeden saniyeye değişen bir modum var. Ne zaman vücudum, beynim beni oradan çıkarırsa ancak o zaman o moddan uzaklaşabiliyorum.
 
 
Oyunculukla ilgili hayallerinizin tam olarak neresindesiniz? 
 
Açıkçası hayallerime yakın olmak hiç hoşuma gitmiyor. Hayallerime yakın olmamalıyım ki onların peşinden koşabileyim. Önümdeki hedefe ulaştığımda yenisini o anda bulmuş olmam gerekiyor. Oyunculukta da hep böyle olsun istiyorum. Canlandırdığım karakterler bana hiçbir zaman yetmemeli ki, bir tık ötesine çıkabileyim.
 
 
Rahat ve ‘cool’ görünüyorsunuz. Stilinizi nasıl tanımlarsınız? 
 
Stilim, o günkü ruh halimin bana neyi hissettirdiğine bağlı olarak değişir. Üzerine çok fazla düşünmemekle birlikte net olan şeylerden söz edebilirim. Aksesuar olarak küpe ve gözlük takmayı severim. Yaz, kış mutlaka güneş gözlüğü kullanırım. Deri pantolon asla giymem! Modayı takip etmek istiyorum ama sanırım çok da edemiyorum. Herhalde şöyle söylesem doğru olur: Modanın bana getirdiği değil de, kendi üzerime yakıştırdığım modadır. Hani modanın, bu sene şöyle bir mont ya da şöyle bir ayakkabı gibi temel bazı getirileri vardır ya, bu tip şeyleri takip etmeye çalışıyorum. Ama benim üzerime olmayacağını düşündüğüm bir şeyin moda olması, onu almam için bir kriter oluşturmaz.
 
 
Kadınlarda çekici ve itici bulduğunuz detaylardan da konuşalım mı? 
 
Kadınlarda, stilinden daha önce gelen şey onun saflığı ve doğallığıdır. Bence güzellik ekstra bir şey gerektirmeyendir. Ekstra bir şey gerektiriyorsa zaten o güzelliğin eksik kalmış bir tarafı vardır ve o da onu tamamlamaya çalışıyormuş gibi gelir. Daha spesifik bir şey söylemem gerekiyorsa; kadında gözler benim için önemlidir, fazla makyajı itici bulurum ve uzun saça bayılırım.
 
 
Özge Özpirinçci (Arkadaşı)
 
“Zıtlaşmaktan ve karşılıklı laf yetiştirmekten hoşlandığım ve bunu adabıyla yapabildiğim nadir insanlardan biridir o... Beraber oynayacağımız günü iple çekiyorum!”
 
Seda Güven  (Rol arkadaşı)
“Biz Engin’le sette tanışmamıza rağmen kısa sürede birbirimize çabuk alıştık ve iyi anlaştık. Eğer keyfi yerindeyse çok eğlencelidir ama tatsızsa ağzını bıçak açmaz. Onu tanımış olmaktan dolayı mutluyum.”
 
Engin Öztürk’ün seçtikleri
 
KLARNET
“Klarneti profesyonel olarak çalamadığım halde evde bir klarnetim var. Sadece kendimce birkaç şarkıyı çalabiliyorum.”
 
KiTAP
“Hakan Günday’ın tüm kitaplarını çok severim ama Kinyas ve Kayra’nın bendeki yeri ayrıdır. Günday’ın bizim yaşadığımız gibi bir güzellik kavramı var. Kitaplarının doğasında gerçek insan var, o yüzden çok seviyorum.”
 
PARFÜM
“Koku takıntım var. Şu anda da parfüm olarak Diesel kullanıyorum. Diesel’in diğer ürünleri gibi kokusu da çok belirleyici, kendine has.”

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat