''Kolera'nın Robin Hood'larıyız''

''Kolera'nın Robin Hood'larıyız''
resim yok Editör paylaştı
27 Eylül 2012

 

Ağır Roman Yeni Dünya’ bu akşam başlıyor. Dizide ‘Zehir Ahu’yu canlandıran Özge Özpirinçci, “Bu dizide araba çalacağım, bıçak atacağım... Sert bir role geçiş yaptım” diyor
 
* ‘Al Yazmalım’dan sonra ‘Ağır Roman Yeni Dünya’yla karşımıza çıktınız. Projeyi kabul  etmenizde neler etkili oldu?
Ben küçük mahalle hikayelerini çok severim.  Oynayacağım karakter de bana her sene teklif edilen tarz bir rol değil. Senaryoyu okudum ve “Ben Zehir Ahu’yum. Lütfen ben oynayayım” dedim. Onlar da şaşırdılar, benim böyle bir rol oynamak istememe. Belki de beni o role hiç düşünmüyorlardı.
 
* Hangi karakter için düşünmüşlerdi sizi?
 Bilmiyorum onu hiç konuşmadık...
 
* Peki, sizi bu kadar heyecanlandıran neydi Zehir Ahu’da? 
Farklı bir şey yapıyorum. Ve bana daha yakın... Basının size biçtiği bir tarz oluyor. Sizi bir kalıba sokuyorlar. Dört yıldır düzgün bir ilişkisi var, şu şu dizilerde oynadı, her bölüm ağladı, bu kız demek ki böyle rolleri oynuyor. Bunu biraz ‘Anadolu Kartalları’nda kırmaya çalıştım. Bu dizide de, rolüm kendi içinde birçok karaktere ayrıştığı için heyecanlandırdı beni. Rol içinde bir sürü rol var gibi. 
 
* Rol için kılıktan kılığa gireceksiniz sanırım...
Janti Metin’le bir ortaklığı var,   dolandırıcılık yapıyorlar. O yüzden   kılık değiştiriyorlar. Aslında dolandırıcılık da değil, hayatta kalmaya çalışıyorlar.Kolera’nın Robin Hood’ları gibi. Zenginden alıp fakire veriyorlar. Ahu bu arada Janti’ye platonik aşık yıllardır.  Ama Janti onun serpilişini görmüyor.  5-6 yaşlarındaki halini biliyor çünkü. Kız, “Asarız keseriz” diye takılan bir kız.  Bu dizide araba çalacağım, bıçak atacağım... Sert bir role geçiş yaptım.
 
* İzleyici bu hallerinizi nasıl  karşılayacak sizce?
Bir kısım büyük ihmalle garipseyecek.“Kızım, sen ne güzel cici kızdın, kucağında bir sene bebekle gezdin.” Ama ben kendi kariyer planlamam açısından böyle bir yol izlemek istiyorum. Farklı şeyler yapayım, kendimi zorlayayım istiyorum. Annem babam bile ilk duyduğunda şaşırdılar. “Sen niye böyle bir rol oynuyorsun, yok mu başka bir şey?” diye. Bir taraftan da biliyorlar buna yakın bir tip olduğumu. 
 
* Sizinle yakın olan kısmı nedir? İşin serserilik kısmı mı?
Ben de bir mahallede, Göztepe’de büyüdüm. Akşam eve girmeyi bilmezdim. Bisiklete binerdim, erkeklerle kavga ederdim... Her yerim yara bere içindedir o yüzden.   Sokakta olmasam evin içinde abimle kedi köpek  vaziyetindeydik. Hep “Daha fazla nasıl azıtabilirim” diye düşünürdüm. Şimdi o zamanları düşünüp gülüyorum. Çok mutlu bir çocukluk geçirdim şükürler olsun. Hâlâ da öyleyim... Adrenalin sporları,   değişik aktiviteler... Bir hafta sonunu Nişantaşı’nda geçirmek yerine at binmeyi, ok atmayı, tüfekle  atış yapmayı tercih ediyorum.  
 
* Tüfekle atış yaparken çekilmiş fotoğrafınız hayranlarınız tarafından çok eleştirildi...
 Bilmeden yargılamak bizim en sevdiğimiz şey ya. Instagram’a koyduğum fotoğraf bir anda   büyük olaylar yarattı, çok tepkiler aldı. Benim için  en güzel aktivitelerden biridir.
 
 
* ‘Ağır Roman’ı kaç kez izlediniz? Sizi etkileyen filmlerden biri midir? 
Ağır Roman, henüz kitabını okuyamadığım,  hiçbir yerde bulamıyorum çünkü, filmini birkaç  kez izlediğim bir hikayedir. İlk izlediğimde korkmuştum.Ben İstanbul’da Bağdat Caddesi’ndeki evimde oturuyorum, o filmi izliyorum ama 20 kilometre gittiğin zaman bambaşka bir hayat var orada. Bilmediğimiz şeyden korktuğumuz için, biraz bu mahallenin içini de göstermek istiyoruz insanlara. Yaptıkları  her şey doğru demiyorum ama burada da bir hayat dönüyor. Ve biraz da elimizden geldiğince bu hayatı göstermek istiyoruz.  “Küfür olmadan, uyuşturucu olmadan, homoseksüellik olmadan, cinsellik   olmadan nasıl ‘Ağır Roman’ çekilir?” diyorlar.   Öyle bir görselliğe ihtiyacımız kalmadan   senaryonun gücü, karakterlerin gücü ve bütün  ekibin yardımıyla romanın 40 sene sonrasını anlatacağız. Romanda okuduğumuz karakterlerin çocukları devam ettiriyor mahalledeki mücadeleyi.  Kentsel dönüşüm arkada devam eden hikayemiz ama aslında bir aşk hikayesini anlatıyoruz. 
 
* Sizin canlandığınız Ahu’nun dramatik bir tarafı da var...
Evet, bir sabah uyanmış ve “Ben artık mahallenin delikanlı kızı olacağım” dememiş. Yaşadığı şeyler onu bu hale getirmiş. Tecavüz çocuğu Ahu... Babasını tanımıyor. O yüzden herhangi bir anne kızdan daha farklı annesiyle ilişkisi, çok bağlı.  
 
* Karakter bu yönüyle zorluyor mu sizi?
 İlerleyen bölümlerde Ahu’nun babasıyla karşılaşma ihtimali var. O sahneler geldiğinde duygusal bir zorluk yaşayabilirim. Çünkü bilmediğim bir duygu. Hayal edemediğim bir duygu. Umarım kimse hayal etmek zorunda kalmaz. O sahneleri oynarken böyle şeylere maruz kalmış, aynı şeyleri yaşamış insanlar, izlerken “Ben de böyle hissediyorum” derse benim için çok büyük başarı olur. 
 
* İlk diziniz olan ‘Cesaretin Var Mı Aşka’dan  bu yana oyunculuğunuzdaki gelişme için neler  söyleyeceksiniz?
 Ben alaylıyım ve işin mutfağında piştim.   Aslında benim en büyük okulum, iki sene   Hümeyra’yla birlikte oynamaktı. O benim mentorüm gibiydi. Eski işlerimi izlediğim zaman kendimde gördüğüm gelişim hoşuma gidiyor. ‘Cesaretin Var  Mı Aşka’yı izlediğimde mesela “Bu dizide neden beni oynatmışlar” diye kendi kendime sinir oluyorum.  İnsanın bence kendini eleştirmesi güzel bir şey.  Ama kendimi izleme manyağı da değilim.
 
* Dizi dışında neler yapıyorsunuz?
 
 Bir kısa film projesi var. Bir kadının 25 yaşından 75 yaşına kadar olan dönemimi oynayacağım. Mete Sözer çekecek.
 
* Uzun zamandır Engin Altan Düzyatan’la birliktesiniz. Evlilik planları yapıyor musunuz? 
Böyle iyiyiz şimdilik. Bir şey olursa olur, olmazsa olmaz. Hayat...
 
* Röportajın başında basının sizi bir kalıba soktuğundan bahsettiniz.  Bu nasıl hissettiriyor insana? Özel hayatınızla ilgilenilmesi rahatsız ediyor mu sizi?
Yaptığınız her işin dezavantajları oluyor tabii. Benim için bir sakıncası yok. Ben göz önünde olsa da olmasa da özel hayatımı hiçbir fedakarlık etmeden yaşamaya devam edeceğim. Kim beni ne kadar aşağı çekmeye çalışırsa çalışsın, bu böyle devam edecek. O yüzden şimdilik  bir sıkıntı yaşamıyorum.
 
BU AKŞAM BAŞLIYOR
Metin Kaçan’ın aynı adlı romanından uyarlanan ‘Ağır Roman’, 90’lı yılların popüler Türk filmlerinden biri olmuştu. ‘Ağır Roman Yeni Dünya’ adlı diziyse 40 yıl sonra Kolera Mahallesi’nde neler değiştiğinin hikayesi. Bu akşam Star’da ekrana gelecek ilk bölümde Kolera mahallesinde büyük bir sevinç ve telaş yaşanmaktadır. Gıli Gıli Salih’in oğlu Salih Cunyır, 5 yıl sonra hapisten çıkar. Mahalleli Salih’i karşılamaya gider. Dizide başlıca rolleri Sumru Yavrucuk, Murat Daltaban, Tamer Tıraşoğlu, Begüm Birgören, Nesrin Cavadzade, Onur Saylak, Özge Özpirinçci, Sumru Yavrucuk, Murat Daltaban, Erkan Bektaş ve Macit Koper paylaşıyor.

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat