Merhamet'in Fırat'ı İbrahim Çelikkol'dan yeni sezon tüyoları!

Merhamet'in fırat'ı İbrahim Çelikkol röportajı...

Merhamet'in Fırat'ı İbrahim Çelikkol'dan yeni sezon tüyoları!
resim yok Editör paylaştı
11 Eylül 2013
Röportaj

Merhamet'in Fırat'ı İbrahim Çelikkol, dizinin ikinci sezonundan da çok ümitli... Ünlü oyuncuyla, Narin'e duyduğu aşkla geçen sezon izleyiciyi ekrana bağlayan Fırat'ı konuşmak üzere buluştuk; 'Merhamet'ten söze girip çocukluğuna kadar gittik...

* İlk olarak kilonuzdan başlayalım. 'Merhamet' için 12 kilo vermişsiniz, doğru mu?

- Dizide Fırat’ın gençliğini de oynayacağımı öğrenince, biraz kilo vermem gerektiğine inandım. “Merhamet”ten önce “Fetih 1453”te rol almıştım ve oradaki karakterden dolayı genişlemem gerekiyordu. O irilikle, liseli bir genci oynamam inandırıcı olmazdı.

* Hâlâ biraz irisiniz ama...

- Ama daha zayıfım, kilo verdim. TV’de biraz daha büyük görünüyordum.

* Verdiğiniz kiloyu koruyor musunuz peki?

- Evet. Yememe içmeme çok dikkat eden biri değilim. Zaten kiloyu da rejim yaparak vermedim. Sporu artırıp tükettiğim besinleri değiştirdim, o kadar. Şu anda halimden memnunum. Bu arada bir sinema filmi çektim, orada biraz daha zayıf olmak istiyordum. Bir 4 kilo da onun için verdim.

* Şimdi aynaya bakınca daha mı iyi hissediyorsunuz kendinizi?

- Önceden baktığım zaman da kötü hissetmiyordum ama şu an karaktere yakıştığımı düşünüyorum.

* Fırat karakterinin hem gençliğini hem de şimdiki dönemini oynamak sizi zorladı mı?

- Yok, aksine oyunculuk açısından zevkli bile... Günümüz sahnelerinden sıkıldığın anda gençlik sahnelerine dönüyorsun, onun başka bir enerjisi var. Gençlik sahnelerinde enerjin tükendiği anda da günümüzü oynuyorsun. Bir dizide iki karakteri oynuyorsun gibi bir durum ortaya çıkıyor. Bu da gelişimini hızlandırıyor.

* Fırat’ın hangi halini oynamak daha keyifli?

- Gençlik sahnelerini oynamak biraz daha keyifli. Çünkü fütursuzca, hiçbir şeyi düşünmeden oynuyorsun.

* Kendi gençlik yıllarınızdan bu döneme taşınan bir heyecan var mı?

- Benim yaşama duyduğum heyecan hiç eksilmedi. Hayata bakışım böyle, dünü fazla düşünmem, hayatın sürprizlerle dolu olduğunu bilirim. Yarın ne olacağını bilmemek, o belirsizlik beni hayata bağlıyor.

* Sizin başınıza gelen en büyük sürpriz neydi?

- O kadar çok şey var ki...

* Hayatınızı değiştiren bir şey diyeyim o halde...

- Bu işe girmek, oyuncu olmak... Aklımda hiç olmayan bir şeydi. Profesyonel basketçiydim, ayrıca modellik yapıyordum. Tekstille ilgili bir iş kurmak niyetindeydim. Derken Osman Sınav’la tanıştım, bu sektöre girdim. Hayatımın dönüm noktası ve en büyük sürprizi budur herhalde.[reklam]

* Şu an nasıl hissediyorsunuz peki?

- Bulunduğum noktadan memnun ve huzurluyum.

* Olur da bir gün oyunculuktan sıkılırsanız, yeniden tekstil işiyle ilgilenmeye başlayabilir misiniz acaba?

- Hayır. Oyunculuğun sıkılınacak bir şey olduğunu düşünmüyorum.

* Neden?

- Çünkü oyun oynuyorsun. Hiçbir çocuk oyun oynamaktan sıkılmaz herhalde.

 

FIRAT’IN NARİN’LE BİRLEŞMESİ ZOR

* 'Merhamet'e dönersek; ilk sezon sizin için nasıl geçti?

- Çok çok güzel. Benim için reytingden çok sette mutlu olmak önemli. Ve ben bu sette çok mutlu oldum. İlk sezonun enerjisi ikinci sezonda da devam edecek.

* Sezon finalinde Fırat, Irmak ve Narin'in arasında kalmıştı...

- Fırat, birisine aşık, ona sevgili gözüyle bakıyor. Diğerinin ise zarar görmemesi açısından yanında kalıyor. Irmak’la ilişkisi geçmişte verilen sözleri tutmak adına sürüyordu yani.

* Irmak aralarından çekildi mi artık, sizce mutlu bir aşk bekliyor mu Narin ve Fırat'ı?

- Irmak’ın gidip gitmediği kesin değil ki... Fırat da bundan şüphe duyuyor. Ama Narin’le birleşmesi çok zor görünüyor.

 

MASA BAŞI İŞ BANA GÖRE DEĞİL

* Fırat, bankacı. Siz kendinizi masa başı bir işte hayal edebilir misiniz?

- Edemem çünkü masa başında oturabilecek biri değilim. Aktif bir insanım. Hayatı, gezmeyi, doğayı ve spor yapmayı seviyorum. Okul yıllarımda bile sırada oturamazdım ben. Tenefüs zili çalsın diye zor beklerdim.

* Var mı vukuatlarınız?

- Tabii, çok yaramaz bir çocuktum. Ama buna rağmen hocalar beni seviyordu, “Sende şeytan tüyü var” derlerdi. Disiplin kuruluna gitsem bile çıkarırlardı.

Ama haylazlığımı, tembelliğimi saygısızca yaşamadım. Ne arkadaşlarıma ne de hocalarıma saygısızlık ettim, o yüzden hoş görürlerdi.

* Tembellik var mıydı?

- Çok tembeldim, ders çalışmak nedir bilmiyordum. İngilizce, beden eğitimi ve müzik derslerim iyiydi, diğerleri 1...

 

 

İBRAHİM ÇELİKKOL HAKKINDA HİÇ DUYMADIKLARINIZ BURADA!

Kaynak: Kelebek

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat