Merhamet'in yıldızı Yasemin Allen en tehlikeli fikrini açıkladı!

Merhamet dizisi bu hafta sezona hızlı bir giriş yapacak.

Merhamet'in yıldızı Yasemin Allen en tehlikeli fikrini açıkladı!
resim yok Editör paylaştı
04 Eylül 2013
Röportaj

Merhamet dizisi bu hafta sezona hızlı bir giriş yapacak.

Dizinin güzellerinden Irmak'ı canlandıran Yasemin Allen, set dışında neşeli, samimi ve bir o kadar da kendinden emin genç bir kadın.

 

OYUNCULUĞU HAKKINDA KONUŞTU

8 yıl Avustralya’da yaşadıktan sonra İstanbul’a döndüğü yıl ilk başrolünü oynayan Allen’in tutkusu olan oyunculuğunu konuştuk.

Merhamet hayatınızı değiştiren bir dizi mi?

Evet, bir nevi öyle. Yaptığım işlerin ivmesi yükseldi, gelen rol teklifleri daha kaliteli olmaya başladı. Canlandırdığım karakter bana farklı bir şey oynama imkanı sundu. Yüzüm itibarı ile hep masum ve romantik kadın rolleri geliyordu. Bu rol genellemeyi kırma fırsatı verdi.

Aşırı tepkiler veren bir kadını canlandırmak mı geliştirdi sizi?

Kızın öyle bir kontrol mekanizması var ki fazla gelişmiş. Hatta kontrolsüzlüğe kadar itebiliyor onu. Sinirlendiğini göstermek hoşuna gitmiyor ama bunu belli ediyor. Yaşadığım duyguları bir kalıp içine sokmak zorladı beni. Kitaptakinden farklı bir karakter. Senaryoyu elime aldığım zaman heyecanlanarak okuyorum. Bir oyuncu için keyif verici bir şey.

Ne oldu da size böyle roller gelmeye başladı?

2008 yılında 19 yaşındaydım. Elif dizisinde oynuyordum. Yurt dışından yeni gelmiştim ve Türkçem hiç iyi değildi. İnsanları anlıyordum ama konuşurken zorlanıyordum. İnsanlar beni kafalarında nereye koyacaklarını bilemiyorlardı. Benim hangi role uyabileceğimi tahmin edemiyorlardı. Sonra onlar da beni anlamaya başladı.

 

''OYUNCULAR BURADA ÖZLERİNİ SAKLIYOR''

Siz diğer oyunculara göre daha mı rahatsınız?

Oyunculuk konusunda rahat değilim. Çok önem verdiğim için heyecanlanıyorum. Bunun beni afallattığı oluyor. Hâlâ daha sınırlarımı keşfediyorum. Hangi konuda zaaflarım var, neler de güçlüyüm gibi... Sosyal ilişkilerimde rahat olmayı tercih ederim. Beğendiğim sanatçıların röportajlarını izlerim. O kadar içten konuşuyorlar ki... Karşıdaki insana etki ediyor bu. İnsanlar kendilerini bir yere koyup mükemmel insan portresi çizmeye çalışması bana hep saçma gelmiştir. Biraz samimiyet gerek. Hırslı insan çok. Kapılarını açtığın zaman incinme ihtimalin yüksek. O yüzden buradaki bazı oyuncular kendini ulaşılamazmış gibi sunuyor.

Oyuncular yarattığı kişiyi yok edecek korkusuyla mı daha az samimi davranıyor?

Aynen ya da yargılanmaktan korkuyorlar. Tabuların çok olduğu bir ülkede yaşıyoruz. İnsanların özlerini saklama gibi çabaları var. Saklayabilirsin ama hiç yokmuş gibi davranma bari.

 

''ÖZCAN DENİZ İLE ÇALIŞMAK KEYİFLİYDİ''

Sezona ara verildiğinde kendinizi nasıl besliyorsunuz?

Seyahat etmek beni hayata bağlayan bir şey. Deniz, kum ve yüzmenin verdiği huzuru seviyorum. Avustralya’da bana aşılanmış bir şey. Orada okyanus konusunda çok şımartıldım. Dalga sesi dinlemek rahatlık veriyor bana.

Mahsun Kırmızıgül’den sonra Özcan Deniz’in yeni filminde de başrol oynuyorsunuz. Nasıl yönetmenliği?

Evet ilk sinema filmim. Özcan Deniz ile çalışmak iyi. Sinema sanatı ile ilgileniyor. Kendini konuyla alakalı çok fazla bilgilendirmiş. Bilerek ve farkında bir şekilde yapıyor işini. Ben çok keyif aldım onunla çalışmaktan. Çekimleri Londra’da yaptık.

Peki dizide yeni sezonda neler ile karşılaşacak izleyici?

Bir takım değişiklikler olacak. Yeni sezondaki gelişmeler benim için de sürpriz oldu. Irmak ya delirecekti ya da sakinleşecekti bunun ne olacağını göreceğiz.[reklam]

''MERHAMET, ÇOĞU TV KLİŞESİNİ YIKTI''

Güçlü kadrosu olmasına rağmen dizinin tutmama olasılığı da vardı. Sizi farklı kılan neydi?

Bu kadar tutacağını ben de tahmin etmiyordum. Sadece fakirleri ya da zengin hayatını gösteren bir dizi değil. Zenginler kötüdür, fakirler masumdur klişesinden kurtulan bir dizi. Çoğu televizyon klişesini de yıktık. İnsanların hoşuna giden de bu.

Tek başına kalmış şehirli kadınları dizilerde pek fazla görmüyorduk...

Şehirde, başarılı iş kadını olma mücadelesini gösteren kadınlar çok fazla. Bunu göstermemiz önemliydi. Mesela bir tek aşık olduğu adam Irmak’ın kimyasını değiştiriyor. Romantizme harcadığımız enerjiyi işimize veremiyoruz bazen. Aşık olduğunuz zaman en önemli şey o.

 

Avustralya’dan döndükten sonra buradaki kadın erkek ilişkilerinde bir afallama yaşadınız mı?

Buraya geldiğimde tekrar bir alışma süresi yaşamam gerektiğini hiç düşünmedim. Yaptığım hatalardan biri de buydu. 11 yaşında gittim 18 yaşında genç bir kadın olarak geldim. Burada ilişkiler değişik işliyor, söylediğin şeyler yanlış anlaşılabilir. Burada kadınların kadınlara söylediği şeyler daha kırıcı ve zararlı. Hemen yargılama yapıyorlar. Hanımefendi olmak demek samimiyetten kaçmak değildir. Bir süre afalladım ama alıştım. Dili biliyor olmam önemliydi.

İnsanlarla çok sohbet ederek mi kırdınız bu durumu?

Sohbet ederek, sosyal ilişkiler ile çözdüm. Bir ara içime kapandım. Çünkü anlamıyordum insanları. Sonra sonra bunu yenmek zorunda olduğumu anladım. Yoksa sosyofobik olabilirdim. Kendimi dinledim. Bundan sonra beni mutlu eden insanlarla karşılaştım. Kitap okumak da buradaki yaratıcı algının nasıl yürüdüğünü, o melankolinin nereden geldiğini gösterdi bana.

 

''ARTIK KENDİMLE DAHA İYİ ANLAŞIYORUM''

İnsanlar yurt dışında kariyer yapmak isterken siz Türkiye’ye dönmüşsünüz...

Avustralya’dan çıkmaktı amaç. Bitmemiş bir hikaye vardı kafamda. Bu durumun nasıl sonuçlara varacağını hayal ediyorum sadece. Hayatın bana sundukları için de şükrediyorum.

24 yaşı size ne sundu?

Eskiden umursamaz bir kızdım. Şimdi daha emin adımlarla ilerliyorum. Ne istediğimi biliyorum. Kendimle daha iyi anlaşabiliyorum.

Eskiden kendimle savaşıyormuşum ve ne istediğimi bilmiyormuşum. Zaman 2007’den beri çok hızlı işliyor.

Ünlü olmak hayatınızda neyi değiştirdi?

Sokakta yürürken bana çevrilen kafalar çoğaldı. Sokakta nerede oturduğuma kadar dikkat etmeye başladım.

En tehlikeli fikriniz neydi?

Türkiye gelir gelmez bir dizide başrol oynamak. Tehlikeli bir şeydi. “Bu hayatı seçiyor musun?” dediler, “Evet” dedim ve oradan yürüdüm. Sorgulamadım hiçbir şeyi. Birçok kararın üzerinde çok durmam.

Sizde festival kızı ruhu varmış gibi...

Evet severim festivalleri. Buradaki festivallerde olmuyor ama. İnsanların burada kendilerini müziğe vermelerine dair bir sıkıntı var. Gece hayatında da böyle. Kimse dışarıda dans etmiyor. İnsanlar kendilerini rahatça bırakamıyor. Yargılanma korkusundan oluyor bu.

Hayatta nelere bağımlısınız?

Etkileşim. Yalnız kalmayı hiç sevmiyorum. Kendimi sınamak, zorlamak, içimden nasıl geliyorsa öyle davranmak önemli. İnsanlara kendimi anlatmayı severim.

 

 

MERHAMET'İN YENİ SEZONUNDA SÜRPRİZ BİR İSİM! İŞTE DETAYLAR!

Kaynak: Vatan

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat