Muhteşem Yüzyıl'ın Matrakçı Nasuh'u ile keyifli bir sohbet!

Fatih Al'ı çoğumuz Muhteşem Yüzyıl'daki güvenilir 'Matrakçı' karakteri ile tanıdık.

Muhteşem Yüzyıl'ın Matrakçı Nasuh'u ile keyifli bir sohbet!
resim yok Editör paylaştı
13 Ekim 2013
Magazin

Fatih Al'ı çoğumuz Muhteşem Yüzyıl’daki güvenilir 'Matrakçı' karakteri ile tanıdık.

Altın Koza Festivali'nden ödülle dönen Al, yeni filmi Daire'de melankolik bir adamı oynuyor. Meğer bu 'güvenilir' imajınının gerisinde 'arafta' bir genç varmış.

Daire'de Feramus karakteri babasının ölümüyle beraber arazi işleri için Burhaniye'ye gider. Siz de babanızı yakın zaman önce kaybettiniz. Feramus'a kendinizden ne kattınız?

Babamı 2.5 sene önce kaybettim. Yani filmle yakın bir zamandı. Senaryosunu gördüğüm anda zaten bazı şeylerin çağrışımı benim hayatıma cuk oturdu. Sanki bir üst güç bana “Bu ara bunu yapmalısın” der gibiydi. Senaryoyu arka arkaya iki kere okudum. Benim için çok ciddi karşılıkları vardı. Baba çok özel bir karşılığıydı. Babayı bir model kabul edersek, ona göre kendini tamamlamakla ilerleyen bir şey büyümek ve ölmüşken kıyas kalmıyor. Derinde ise tamamen babayla hesaplaşmasını kendine atfederek ilerliyordu. Bende öyle oldu.

Filmde Fermus'un babasının evinde yaşadığı etkileyici sahneler vardı.

O ana kadar içine büyümeyi tercih etmiş bir adam dışına doğru büyüme başlıyor. Babasıyla ilişkisi başarısız olduğu için arada derede bir yerde yer alıyor. İki sene babamla ilgili olarak kendimle çok konuştum. Ve ben bunu filmde de sürdürdüm. Fatih olarak da sürdürdüm ve bunu Feramus olarak kullanmak istedim. O sahnelere baktıkça hala yüz çeviresim ve bakmayasım geliyor; benim için öyle bir kıymetli tarafı var.

 

''ERKEKLER BENİ OSMANLI ADAMI OLARAK SEVİYORLAR''

Matrakçı karakterinin hayatınız üzerinde etkisi oldu mu? Muhteşem Yüzyıl’da çalışmak nasıl bir duygu?

İster istemez seyircinin belli gelenekleri içinde kendi payımıza düştüğü ölçüde kendi kararlarımızı verdiğimiz bir şey. İçe doğru yansımasından çok dışa doğru yansıması var. Daha çok insan sizi tanıyor, sizi seyrediyor.

Sokakta ilgi arttı mı?

Daha çok erkeklerin ilgisi arttı herhalde. Türkiye’de tarihten bir kişiye baktığında daha çok erkeğe bakmayı yeğliyor erkeklerimiz. Erkekler erkeklere, kadınlar da kadına bakmayı yeğliyor.

Erkekler kesiyor mu sizi sokakta?

Daha Osmanlı erkekler vardır, daha Osmanlı erkeği! Sanırım uzun süre içinde temiz kalan az karakterden biri olduğu için benimkine erkeklerin hayranlığı var.

Güvenilir ve entrikalara karışmayan bir karakter olduğunuz için mi seviliyorsunuz?

Bizden biri gibi sevdiler. Sokakta kadınların yanıma gelip “Merhaba, nasılsınız?” değil, “Matrakçı abi! N’aber abi?” diyorlar. Gerçek bir tarih karakterinin uzağında olmayan biri. Benim ağbim de olabilirdi.

Esas oğlanı oynamıyorsunuz. Esas oğlanın güvenilir dostusunuz.

Türkiye’de sinemada bunun en sevdiğim karşılığı Kadir Savun’dur. Jönlerin arkasında daha gerçek duran ve jönü tamamlayan bir Kadir Savun hali.

Neler okuyor, neler izliyorsunuz?

Yoğun olarak Beckett okuyorum. Şu an üçlemeyi tekrar anlamaya çalışıyorum. 'Evde' isimli Fransız filmini izledim en son. ''Çoşkunu frenle'' kafasını seviyorum.

Tarih kitapları okuyor musunuz?

Onları ilk zamanlar yığınla okuduk. Zamanla onlar davranış kalıbı haline geldi.[reklam]

Dizideki şaşkınlık normal hayata sirayet ediyor mu?

Tam tersine. Biz bunu dizi diye yapıyorduk diyip dışarıda gördüğümüz haremlik selamlığa dair şaşkınlık olabiliyor. Ben haftada en azından üç kere İstanbul’a geliyorum. Bilet bulamayıp “Şurada boş yer var” dediğimde, “Abi orası bayan yanı” dediklerinde garip oluyor otobüste. Bir kere yanıma bir kadın oturdu. Muavin “Beraber misiniz?” dedi. “Hayır” dedi kadın. Muavin beni kaldırmak üzereydi. Kadın “Ben tercih ettim” dedi. O tercih ederse olur!

 

''ÇEKİMLER SIRASINDA ODAMDAN ÇIKMADIM''

Feramus'u oynarken gerçek hayattaki acınız sizi zorladı mı?

Şöyle bir zorlaması oldu. İster istemez oyunculuğun belli alışkanlıkları var. Feramus’un baba kaybına denk düşen bir baba kaybı hikayesi bende var. Onun anısını orada tekrar tekrar eskitmek gibi bir zorluğu oldu benim için.

Filmde kaderci bir yaklaşım mı var?

Belli bir tercih yapınca ve o tercih olumsuz sonuçlanınca bir diğer tercihin daha cazip olduğuna inanabiliyor insan.

Kendinizden bir şeyler kattığınız ve senaryoyu değiştirdiğiniz oluyor mu?

Yönetmenin yetkinliğine bağlı. Bu filmle Atıl’la (İnanç) tanışmayla başlayan bir kendimi yeniden tanımlamayla ilgili bir yolculuğa başladım. Atıl'ın beni nereye götürdüğünü bilmiyorum. Ben şu anda araftayım.

Filmde idam sahneleri var. Ölümle burun buruna geldiğinizi hissettiniz mi?

İlk seferinde “Ben napıyorum?” oluyor. İşlevini bilmediğimiz bir şey. İpi tutana yüzde yüz güven mi var? Güvenmek zorundasınız ister istemez.

 

''MELANKOLİK BİRİYİM''

Şu an mutlu musunuz?

Kendimi Daire gibi bir filmin içinde görmekten çok mutlu hissettim en son. Dolayısıyla bundan önce iyi ya da kötü her ne yaptıysam bunun içinde yer almama vesile olduysa mutluyum.

Rollerinizdeki gibi melankolik misiniz?

Melankoli var. Belki ne söyleyeceğini, nasıl söyleyeceğini kendi kendine karar verememiş bir adamın toplumda yaşadığı sıkıntı olabilir. Zaten içerden hiç çıkmadığı için içerde devam eden iç sesden dolayı.

Oyuculuk kendinle sürekli yüzleşme ve kendini yeniden tanımlama durumu değil mi? Yorucu olduğu oluyor mu?

Geçmiş sette İlker Aksum’la bir sahne oynadık. İlker çok sevdiğim bir oyuncudur. Bir sahneyi oynayamadığını düşündü. Tekrarını istedi. Tekrarı çekildi. Üçü de farklı ve çok iyiydi ama o memnun olmadı. Bitti ve beş dakika sonra ben İlker’i balkonda o rolü kendi kendine oynarken gördüm. O hâlâ oynuyordu onu. Balkona çıkmış, sigarasını yakmış, kendi kendine oynuyordu. İşte o oynuyordu o kısmı. Tatminle ilgili bir şey.

Melankolik hal, duygularını tanımlamakta zorluk çekmekten kaynaklanıyor olabilir mi?

İster istemez benim kendi içimde yaşadığım şeyler var. Birdenbire kelimelere döküp anlatmaya çalıştığım anda kelime dağarcığım yeterli değilse tökezlemek kaçınılmaz oluyor. O devam ettikçe de içeri doğru kangren halinde büyüyor. Beckett’i de bu yüzden okuyorum. Onun vardır ya ifade etmek zorundasın ama ifade etmenin de olanaksız bir hali vardır. Ve arafta bir yerde dingilleyip dururuz.

Benimki de öyle bir hal. Anlatabilseydim deha olurdum.

 

 

MUHTEŞEM YÜZYIL SON HAFTA REYTİNGLERİ BURADA!

Kaynak: Vatan Pazar

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat