Naz Elmas yeni rolü 'Melek'i anlattı!

Naz Elmas yeni rolü 'Melek'i anlattı!
resim yok Editör paylaştı
15 Aralık 2011

 

Kısa süre öncesine kadar izleyici karşısına “Ay Tutulması”nın Ayla’sı olarak çıkan Naz Elmas, ani bir hamleyle Ezgi Mola ile Mert Fırat’ın başrolleri paylaştığı “Bir Ömür Yetmez” kadrosuna katıldı. Dizide Melek adlı bir karakteri canlandıracak olan Elmas, “Görevim ortalığı karıştırmak” diyor.
 
Bundan sonra sizi Star TV’nin yeni dizisi “Bir Ömür Yetmez”de izleyeceğiz. Oradaki rolünüzden biraz söz eder misiniz?
 
- Üstlendiğim karakterin adı Melek ve görevi ortalığı karıştırmak... Diziyi karıştırmaya, çatışma yaratmaya geldiğimi söyleyebilirim. Her karakter üzerinde bir etkisi var Melek’in... Daha çok da Ali (Mert Fırat) ve Hazal (Ezgi Mola) ilişkisi üzerinde... Çünkü Melek, Ali’nin eski sevgilisi ve hâlâ ona takıntılı... Bu kızda biraz şefkat eksikliği var bence. Ali’yi ailesinin yerine koyuyor, ona karşı çok büyük bir aşk ve sevgi besliyor. O yüzden de hayatındaki bütün güzellikleri Ali’yle paylaşmak istiyor. Dengeleri bozulmuş bir kız özetle...
 
Melek ama şeytan o zaman bu karakter... 
 
- Melek ama... Şeytan demeyelim yine de... Çünkü kime göre, neye göre şeytan?
 
BU GEÇİŞ BENCE HIZLI OLMADI
 
Kısa süre öncesine kadar sizi “Ay Tutulması”nın Ayla’sı olarak izliyorduk. Bu geçiş biraz hızlı olmadı mı?
 
- Yoo, ben hızlı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü dizi çekerken sinema filmi de yapabiliyoruz, tiyatroda da oynayabiliyoruz. Öyle bir hissiyatım olmadığı için kabul ettim zaten teklifi.
 
O dizi biraz kısa sürdü, reyting kurbanı mı oldunuz?
 
- Hayır, çok güzel giden bir işti ve reytingleri de iyiydi. Ama kanalımız el değiştirdi, yapımcımız da diziyi bitirme kararı aldı. Böylece tutmuş bir dizinin de bitebildiğini görmüş olduk. Çok çok iyi bir setti, bitmesine üzüldüm. Ama şimdi mutluyum.
 
Yer aldığınız projelerin yarım kalmasını kendi şanssızlığınız olarak yorumlar mısınız?
 
- Öyle şeyleri şanssızlık olarak değerlendirmem.
 
Peki, şanslı biri misiniz?
 
- Evet, şanslı olduğuma inanırım. Özellikle bu sene. Bu kadar güzel insanlarla çalışmak, istenmek, tercih edilmek ve lezzetli rollerde yer almak şans değil mi?
 
HAVİN ARTIK GEÇMİŞTE KALDI
 
Tiyatro bölümü mezunusunuz. Sizi bir gün tiyatro sahnesinde görebilecek miyiz?
 
- İki sene önce ucundan döndüğüm bir proje oldu. Başrol oynadığınız zaman çok yoğun oluyorsunuz ve o zaman dizinin tiyatroyla beraber yürümesi zorlaşıyor. Tabii ki ben de çok istiyorum ama ona çok ciddi bir şekilde zaman ayırmak gerekiyor.
 
Konservatuarda oyunculuk okurken de hayalinizde dizilerde rol almak mı vardı?
 
- Hiç öyle bir düşüncem olmadı. Hatta ben üçüncü sınıftayken çok iyi dizilerden birinden teklif geldi ama kabul edemedim çünkü derslerimi aksatmak istemiyordum. Son sınıftayken de “Haziran Gecesi” geldi. Havin rolü çok ağırlıklı olduğu, bütün hikâye onun etrafında döndüğü ve oyun olarak kendimi gösterebileceğim için o teklifi kabul ettim.
 
“Haziran Gecesi”nin Havin’i hâlâ unutulmadı. Sizin için de o rolün bir farklılığı vardır mutlaka...
 
- İlk dizim olduğu için tabii ki bende ayrı bir yeri var ama sonuçta geçmişte kaldı. Her oynadığım rolün farklı bir yeri oluyor, çünkü hepsi benden, benim içimden.
 
AİLEM OYUNCU OLMAMI İSTEMEDİ
 
Üniversitede moda ile konservatuar arasında zor bir seçim yaptığınız doğru mu peki?
 
- Hayır... Ben konservatuar okumak istiyordum. Ailem ise moda okumamı istiyordu. Buna rağmen konservatuarı tercih ettim. Açıkçası ailem oyunculuk okumamı çok onaylamadı, onları ikna etmem gerçekten zor oldu.
 
Aileniz oyuncu olmanızla ilgili şimdi ne düşünüyor?
 
- Şu anda çok mutlular tabii...
 
Bu arada tasarım da yapıyormuşsunuz, doğru mu?
 
- Tasarım falan yapmıyorum, böyle bir şey yok. Ben sadece dizi için canım istedi diye birkaç kıyafet tasarladım, yanlış anlaşıldı. Öyle bir yazıldı ki, sanki Coco Chanel olma yolunda ilerliyorum.
 
Sizi hep şık görüyoruz, o yüzden mi tasarımcılığı yakıştırdılar size acaba?
 
- Ondan olsa gerek. Benim için giyim de kendini ifade etme biçimidir. Renk seçimi bile o günkü ruh durumunuzu yansıtır.
 
Bugün siyah giyinmişsiniz, karamsar bir gününüzde misiniz?
 
- Yok, ondan değil. Ben siyahı çok severim. Kendim renkli olduğum için, bende olmayana gidiyorum. Bir de siyah çok asil ve şık bir renk.
 
YUNUS EMRE’NİN BALIM KIZ’I
 
Yunus Emre’nin hayatını konu alan filmin kadrosunda olduğunuzu duydum, doğru mu?
 
- Evet, Yunus Emre’nin aşkı olan Balım Kız’ı canlandıracağım. Ama daha ön hazırlıklar bitmedi. Çekimlere tam olarak ne zaman başlayacağımız şimdilik belirsiz.
 
İZLEYİCİ ARTIK SÜT LİMAN İŞLER İSTEMİYOR
 
Ay Tutulması”ndan önceki dizide de ortalığı karıştıran bir kadını canlandırmıştınız. Entrikacı karakterleri seviyorsunuz sanırım...
 
- Artık her şeyin süt liman olduğu işler gitmiyor, seyirci çatışma bekliyor. Ama yine de canlandırdığım karakterler birbirine benzemiyor. Burada başka türlü karıştırıyorum mesela ortalığı...

Kaynak: Hürriyet

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat