O kocaman gözleriyle bir bakıyor ki...

O kocaman gözleriyle bir bakıyor ki...
resim yok Editör paylaştı
06 Şubat 2013

 

Bir bakıyorsunuz hüngür hüngür ağlıyor, sonra ansızın yaramazlık yapmış bir çocuğun gülümsemesini takınıyor. ‘Pazarları Hiç Sevmem’de, farklı bir Melisa Sözen karşınızda
Onu, Çağan Irmak imzalı ‘Çemberimde Gül Oya’yla tanıdık. Oynadığı karakter üzerine yapışmayan ve kendi adıyla bilinen ender oyunculardan biri var karşımızda: Melisa Sözen. Ekşi Sözlük’teki bir yorum, onu çok iyi tanımlıyor: “O kocaman gözleriyle ekrana çıkınca hayat duruyor.” Rezzan Tanyeli’nin ilk uzun metrajı ‘Pazarları Hiç Sevmem’de melankolik bir karakteri canlandırdı.
* Canlandırdığınız karakteri anlatabilir misiniz?
Deniz, bir ruh halinden diğerine kolayca geçebilen, ‘şimdi’de yaşayan, sonucunu pek düşünmeden aklına eseni yapan, hayat dolu ve neşeli biri. Aynı zamanda biraz saf ve çocuk gibi. Filmin başında hayatının çok da yolunda gitmediği bir dönemine rastlıyoruz ama hikayenin tam ortasından geçen yolculuk, yani filmi bir nevi yol hikayesi de yapan yolculuk, Deniz’e de iyi geliyor.
 
* Bir röportajınızda “Ben hep böyle bir karakter oynamak istiyordum” diyorsunuz.
Evet, ‘Pazarları Hiç Sevmem’ filminin benim için yeri ayrı. Elbette ki bunun başlıca sebebi senaryo ve uzun zamandır oynamak istediğim bir karakteri barındırıyor olmasıydı. Senaryoyu ilk okuduğumda çok heyecanlanmış ve kesinlikle oynamak istemiştim. Ama bir diğer ve belki de en büyük sebebi, yönetmenimiz Rezzan Tanyeli. Kendisinin kocaman bir kalbi var ve onun yanındayken mutsuz olmanız gerçekten çaba ister. Bütün samimiyetimle söylüyorum ki, birlikte çalışmaktan çok mutlu olduğum mükemmel bir ekip vardı ve bu, kolay yakalanan bir şey değil. Yani her şey, bu  filmi özel kılmak için bir aradaydı.
* Rezzan Tanyeli ve başrolü paylaştığınız Edhem Dirvana’yla çalışmak nasıldı?
Rezzan Tanyeli’yle yıllar önce bir reklam filminde birlikte çalışmıştık. İlk uzun metrajında da bana yer vermesi, beni çok mutlu etti. Çok güvendiğim, en iyisi olana dek peşini bırakmayan, alışılmışın dışında bir bakış açısına sahip, doğal olarak bizi de ezberimizin dışına çıkaran bir yönetmen. Zekasına, gözüne ve yaptığı işlere hayranım. Edhem’le de birlikte çalışmaktan çok mutluyum. Daha önce oyunculukla ilgilenmemiş olsa da, her şeyi inanılması güç bir hızla, çok çabuk kavradı. Onun doğallığı, büyük bir hevesle çalışması ve karşılıklı oynarken rahatlıkla oyun alışverişi yapabilmesi çok güzeldi.
 
“Umarım devamı gelir”
 
* Filmde Nil Karaibrahimgil’in ‘İstanbul’dayım’ şarkısıyla harika bir  Eminönü sahnesi izleyicileri bekliyor. Sizin İstanbul’unuz nasıl?
Belli bir rutini takip eden ziyaretlerim yok ama gitmekten mutlu olduğum, kendimi iyi hissettiğim yerler var. Büyükada ve Polonezköy, benim için özeldir. Çocukluğumun bir kısmı buralarda geçti.
 
* Sanki bu filmde gizliden gizliye “Artık komedide oynasam...” serzenişi var, ne dersiniz?
Gerçekten böyle bir karakteri oynamayı çok arzuluyordum ve hasret kalmıştım. Umarım devamı gelir.
 
 
* ‘Şubat’ dizisinde iki farklı karakteri canlandırıyordunuz. Geçişler zorlayıcı mı?
Teknik sebeplerden dolayı birlikte oynadıkları sahneler hem fiziksel olarak hem de aklen ve ruhen zorlayıcı oluyor; ama ikisini de o kadar çok seviyorum ki tüm bu yorgunluğa değiyor.
 
* Dizinin yaratıcısı Onur Ünlü’yle çalışmanın size en büyük getirisi ne oldu?
Onur Ünlü, çok sevdiğim filmlerin yönetmeni. Onunla çalışmaktan ve onu tanımış olmaktan çok mutluyum. ‘Şubat’ın arkasında koca bir ekip var. Başta dizimizi gözü gibi seven yönetmenimiz Volkan Kocatürk ve senaryomuzun ellerinden öptüğü Funda Alp olmak üzere, kamera önü ve arkasındaki tüm arkadaşlarımın çok büyük emekleri var. Onlarla birlikte çalışmak harika.

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat