Show TV'den yeni sürprizler çok yakında!

TMSF tarafından el konulduktan sonra Ciner Grubu’na satılan Show TV’de yeni yapılanma başladı.

Show TV'den yeni sürprizler çok yakında!
resim yok Editör paylaştı
02 Ağustos 2013
Röportaj

TMSF tarafından el konulduktan sonra Ciner Grubu’na satılan Show TV’de yeni yapılanma başladı.

 

Tekdağ'dan açıklamalar


TMSF tarafından el konulduktan sonra Ciner Medya Grubu'na satılan Show TV'nin tepe ismi Kenan Tekdağ'dan iddialı açıklamalar geldi.

Show TV’nin yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ‘Şov başlıyor’ sloganıyla start verilen yapılanmadan Gezi olaylarında medyanın tutumuna kadar merak edilenleri MediaCat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan’a anlattı.

Ciner Medya Grup Başkanı ve bünyeye dahil olduktan sonra Show TV Yönetim Kurulu Başkanı olan Tekdağ, grubun stratejileri, frekans ihalesi, Gezi olaylarında maruz kalınan eleştiriler, protestolar ve dijital medya alanındaki yatırımlar hakkında birbirinden çarpıcı açıklamalar yaptı.

Show TV’yi satın alma kararı nasıl ortaya çıktı?

Genel içerikli bir eğlence kanalı, uzun süredir gündemimizdeydi. Daha önce MediaCat’e verdiğim söyleşide hatırlarsanız bir eğlence kanalı arayışı içerisinde olduğumuzu belirtmiştim.

Show’un satışı uzun süredir gündemdeydi. TMSF’ye geçmeden önce görüştünüz mü Çukurova Grubu'yla?

Hayır, böyle bir görüşmemiz olmadı daha önce. Ancak daha önceki söyleşimde de söylediğim gibi bir eğlence kanalı arayışımız vardı. Show TV’yi almadan önceki düşüncemiz frekans ihalesinin sonuçlarına bağlı olarak Habertürk’ü genel içerikli kanal haline getirmekti. Böyle bir fırsat çıkınca değerlendirdik. Show güçlü bir marka. Böyle bir imkân doğunca bunu tercih ettik.

Show Türkiye’nin en eski özel kanallarından. Zaman içinde bir marka kimliği inşa etmiş durumda. Kanalın Ciner Grubu’na geçmesi bu kimlikte ne gibi değişiklikler yaratacak? Sizin aklınızda nasıl bir Show TV algısı var?

Bir kere yeni logomuz ‘Şov başlıyor!’ söylemini içerecek. Gerçekten güçlü bir marka ve izleyicilerin marka sadakati çok yüksek. İnsanlar mutlaka Show TV’ye bakıyor. Ama herkesin bildiği prangalar nedeniyle bu algıda ciddi bir aşınma yaşanmış. Resmen devir teslim olmadan önce dahi yaptığımız bazı tercihlerle, bu aşınma durdu ve reytingler tekrar yükselişe geçti. Bu daha başlangıç. Bir kere yapımcılar, proje sahipleri nezdinde artık çok güçlü bir Show TV muhataplığı var. Türkiye’nin en iyi yapımcılarıyla görüşüyoruz. Kısa sürede satış işlemleri gerçekleşti ve kanalı ayağa kaldırmaya başladık. Bu işin kısa sürede bitmesinin sebebi, sahip olduğumuz know-how. Tecrübemiz var, muhataplarımız bizi tanıyor, reklamverenler bizi tanıyor, yapımcılar bizi tanıyor, çalışanlar bizi tanıyor. ATV’de 2006’da dört segmentin dördünde de birinciydik. Show TV’deki hedefimiz aynı.

Bugün ortaya çıkan gerçek, reklamverenler için ortadan kalkmakta olan bir mecranın güçlü bir şekilde tekrar yarışa girmesi. Böylece rekabet tekrar çoğulculaştı. Ben inanıyorum ki bugünden başlayarak hem yapımcılar hem reklamverenler Show TV’yi reytinglerde durduğu yere göre değil, duracağı muhakkak olan yere göre değerlendirmeye başlamışlardır. Biz girdiğimiz her sektörde bunu söylüyoruz, iddialıyız.
[reklam]
Çok sıkıntılı bir süreç yaşadı kanal size geçmeden önce. Bazı ekran yüzlerini ve iddialı yapımlarını kaybetti. Siz bununla ilgili ne gibi somut adımlar atıyorsunuz?

‘Şov başlıyor’ diyoruz. Bunun altyapısını oluşturuyoruz. Yaklaşık bir ay içerisinde sürprizlerimiz peş peşe gelecek. Yoğun bir şekilde görüşüyoruz. Dengeler tekrar olması gereken yere gelecek.
 
Show TV iç yapımlarda başarılı bir kanaldı. İçerik temininde ağırlık ne yönde olacak?


Show TV’yi bünyemize kattığımız ilk günden beri çok ciddi bir yeniden yapılanma çalışması devam ediyor. İşe en etkili yönetim modeli ve organizasyon yapısını kurmak açısından bakıyoruz. C Yapım isimli bir şirketimiz var. Bu şirketimiz artık bir şekilde üretimde yer alacak. Ama biz iyi projesi olan, iyi formatı olan, yapımcılıkta kendini kanıtlamış, yarışta yer alabilecek iddiaya sahip bütün yapımcılara şans tanıyacağız. Hiçbir seçeneği dışarıda bırakmayacağız. İşbirlikleri ve ortak yapımlara ağırlık vereceğiz.

Show TV’nin başına Habertürk Genel Müdürü Semih Kaya getirildi. Yönetim anlamındaki yapılanma tamamlandı mı? Başka neler yapacaksınız?

Grubumuza bir bütün olarak bakıyoruz. Bu aynı zamanda bir entegrasyon süreci olacak. Habertürk ve Show TV entegrasyonunu, ekran önü ve ekran arkası da dahil olmak üzere en etkili şekilde planlıyoruz.

Show TV’deki ilk değişikliklerden biri, anchorman olarak Ali Kırca’nın yerine Erhan Çelik’in getirilmesi oldu. Bu değişikliğe neden ihtiyaç duyuldu?

İşin hakikatı, Ali Kırca şu an izinde. Şu anki bütün atamalarımız vekaleten. Belki bu söyleşi yayınlandığında bu durum değişmiş olabilir, kendimi bağlamak istemiyorum. Ama halihazırda bir görevden alma yok. Hem kendi iş kültürümüzle bağdaşacak nitelikte mevcut arkadaşların bir analizini yapmak hem de birikmiş izinlerini kullandırarak arkadaşların rahatlamasını temin etmek ve nokta tercihleri daha rahat yapabilmek için böyle uygun gördük. Bu konularda nihai sözü söylemiş değiliz. Görüşmelerimiz devam ediyor.

Habertürk’ün güçlü bir haber kadrosu var. Bu Show TV’ye yansıyacak mı, Show TV’de habercilik anlamında nasıl bir politika izleyeceksiniz?

Show TV bir eğlence kanalı. Bizim politik tandansı yüksek, gündeme çok hakim, anchorman ya da anchorwomanlarımızla grubun siyasal nitelikteki haberleri doğal olarak Habertürk’te devam edecek. Show TV eğlence kanalı fonksiyonuna uygun bir şekilde yapılandırılacak.

Gezi olayları sırasında siz de dahil çeşitli medya grupları, olayları yansıtmamakla, hükümet çizgisinde hareket etmekle eleştirildiniz. Bu eleştirileri nasıl karşılıyorsunuz? Sizce bu süreçte haber kanalları üzerine düşeni yaptı mı?

Biz kanal yönetimi olarak şiddet içeren ya da şiddet potansiyelini artıracak nitelikteki görüntülerin canlı olarak, sıcağı sıcağına verilmesi söz konusu olduğunda soğukkanlı davranmayı tercih ediyoruz. Diyelim ki ülkenin herhangi bir yerinde başka bölgelere sirayet etmesi muhtemel çatışma nüveleri başladı. Burada, yayıncılık sorumluluğu ve ahlakıyla, daha doğrusu kamusal sorumlulukla gazetecilik heyecanı her zaman örtüşmeyebilir. Örneğin bir mezhep çatışması potansiyeli veya etnik nitelikteki bir lokal olay, başka bölgelere sirayet etme ihtimali taşıyorsa, sıcağı sıcağına canlı ve olay yerinden vermek doğru mudur, değil midir? Yani yarım saat sonra, bunu daha soğukkanlı bir şekilde, ne olup bittiğini anlayarak, faktörleri analiz ederek vermek mi sorumlu yayıncılıktır, yoksa gazetecilikte sorumluluk söz konusu olamaz, gazeteci gördüğü şeyi verir ve “sorumluluğunu başkası taşısın” mı der? Bu sadece bizde değil, dünyanın her yerinde tartışılan bir konudur.

 

 

2013 YILININ EN ETKİLİ İSİMLERİ ARASINDA 5 TÜRK VAR! DETAYLAR BURADA!

Kaynak: MediaCat

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat