Tolga Savacı 'Kurt Seyit ve Şura'nın çıkış hikayesini anlattı!

'Nermin kadın gibi bir kadın'

Tolga Savacı 'Kurt Seyit ve Şura'nın çıkış hikayesini anlattı!
resim yok Editör paylaştı
24 Şubat 2014
Röportaj

'Nermin kadın gibi bir kadın'

Tolga Savacı, 5 yıldan bu yana birlikte olduğu sevgilisi Nermin Bezmen’le yaşadığı aşkın sırlarını anlatırken, Bezmen'in romanını nasıl yazdığını da açıkladı.

''İlk günden beri birbirimize bağlı ve aşığız'' diyen ünlü aktör Tolga Savacı, ''Benim için bir kadının zarif olması, sıcaklığı çok önemlidir, Nermin de böyle bir kadın'' dedi.


Sizi bilmem ama ben kendimi bildim bileli yakışıklı denildiğinde ilk onun adını söylerdim. Efendim Tolga Savacı'dan söz ediyorum ama tabii anlatacaklarım sadece bununla sınırlı değil. Ünlü aktör sadece görüntüsüyle değil anlattıklarıyla da insanı gerçekten etkiliyor. Siyasi duruşu, toplumsal olaylara bakışı hep aynı çizgide ve söylediklerinin sonuna kadar arkasında…

Özel hayatı ise gıpta edilecek cinsten Türkiye’nin en çok okunan kadın yazarlarından biri olan Nermin Bezmen'le 5 yıldır devam eden ilişkisini anlatırken gözlerindeki samimiyet ve sevgiyi anlatmam mümkün değil… İlişkilerin böylesine yıprandığı hatta yok olduğu bir dönemde böyle bir beraberliği birinci ağızdan dinlemek bile beni çok heyecanlandırdı. Tolga Savacı nazardan korktuğu için ben de hemen 'maşallah' diyorum.

Nermin Bezmen şu sıralar herkesin merakla beklediği Kurt Seyit ve Şura romanının dizi film çekimleri için St. Petersburg'da, ben de bu arada ünlü oyuncuyla buluştum. Tolga Savacı'yı, beni çok etkileyen bu özel ilişkiyi hayatı ve hayata bakışını konuştum…

Yeni oyun başladı, nasıl gidiyor?

Entrikalı Dolap komedisi, Türkiye'de yaşanmış gerçek bir hikayeden yola çıkılmış 3'üncü sayfaya konu olan bir olayın hikayesi… Her geçen gün yeni bir şeyler katıp güncelleyebiliyoruz, 17 Aralık'tan sonra ayakkabı kutusu, para sayma makinesi detaylarını özellikle ekledik.

Yıllarca sinema ve dizi filmlerde oynadıktan sonra tiyatro nereden çıktı, zorlanmadınız mı?

Tiyatroda hep bir güncelleme var, oysa sinema oynadığınız gibi kalıyor. Tiyatroda yaptığınız bir hatanın geri dönüşü yok, maddi olarak da çok ciddi bir getirisi yok belki ama seyirciyle birebir temas ve üretiyor olmak hepsine bedel. Bir sanatçı köpekbalığı gibidir, durdu mu kendi kendinden yemeye başlar, tiyatroyla durmuyorsunuz.

Günümüz siyasetine de ufak ufak dokunan bir oyuna insanların tepkisi nasıl?

Biz şimdilik Trakya ve Kuzey Ege’de oynadık ve gerçekten çok güzel tepkiler aldık. Öyle ki şu anki iktidar partisine daha yakın olan birçok ilde düşündüğümüzden çok daha fazla alkış alıyoruz ve bu gerçekten hem şaşırtıyor hem de çok mutlu ediyor. Gittiğimiz birçok ilden sonra diyebilirim ki ''görüntü gerçek resmi vermiyor''. İnsanlar her ne kadar ilgisiz gibi gözükseler de aslında öyle değiller.

Peki ya siz ayakkabı kutusunu ya da para sayma makinesini ilk duyduğunuzda neler hissettiniz?

Hiç şaşırmadım, hele ki şu anki iktidar partisinin liderini de daha belediye başkanı dahi olmadan tanıyan biri olarak gerçekten bekliyordum. Kendisiyle ilk tanıştığımda Schindlerin Listesi filmini anımsamıştım, özellikle bakışları bana filmi yaşatmıştı. Bir anda ortaya döküleceğini tahmin etmiyordum ama Allah’ın sopası da, parmağı da var…

Çok endişeli görünüyorsunuz…

Evet endişeleniyorum çünkü tertemiz bir nesil geliyor ve olan onlara oluyor. Benim bu saatten sonra hiç korkum olmaz.

Gezi direnişinde ön saflardaydınız…

Ben o meydana gözyaşları içinde geldim. Hiç unutmuyorum, en yoğun müdahalenin olduğu akşamdı, yemekten apar topar kalktım, ağlıyordum. Ne faydam olur bilmiyordum ama benim orada olmam gerekiyordu. O çocuklar ne yaşıyorsa, ben de onu yaşamalıydım. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir adaletsizlik, hiçbir güya medeni ülkesinde ben böyle bir şey görmedim. İnan bana 12 Eylül’de ben 17 yaşındaydım ve o zaman bile bu kadar çirkinlik görmedim.

İsim telaffuz etmiyorsunuz, neden? Başbakan'dan mı söz ediyorsunuz?

Başbakan bir ulusun yöneticisi olmalı bence. Eğer biri benimkiler ve onlar diye ayrım yapıyorsa yandaştır. Ancak iktidar partisi lideri olur. O yüzden ben de iktidar partisi lideri diyorum.[reklam]

Tolga Savacı denildiğinde yakışıklılığınız akla gelir. Siyasetle ve toplumsal olaylara ilginiz hep var mıydı?

Hep böyle ilgiliydim, ama bu zamana kadar kimse sormadı. Kaşım-gözüm hep beğenildi ama kimse düşüncelerimi, ruhumu, merak etmedi. Bir kere Kadıköylüyüm, orada doğup büyüyüp de bu konulara ilgisiz olmak mümkün değil. Bir de her ne kadar 'bazıları' sevmese de Saint Joseph'de okudum, bizim okulda düşünüp yorum yapmazsanız not alamazdınız. Haliyle benim hamurum yoğrulurken hep düşünmekle yoğruldu.

Düşünen bir adam ve yazan bir kadın aynı evin içinde nasıl bir hava var?

Sadece ben değil Nermin de çok düşünüyor ve yazıyor. Biz birlikteliğimizde 5’inci yılımıza girdik ve ilk günkü gibi hiç durmadan konuşup, paylaşabiliyoruz. Biz hâlâ yeni tanışmış gibiyiz.

Nasıl bir çiftsiniz?

Nermin her zaman daha dingindir, olaylar karşısında daima sakinliğini korur. Ben ise duygularımı hemen ifade ederim. Mesela aniden sıçrayabilirim, tepkimi göstebilirim. Nermin benim zor düşünebildiğim şeyleri o kadar güzel anlatır ki bir anda sakinleşiyorum, tepkim hemen geriliyor.

Peki Nermin Bezmen nasıl bir kadın?

Kadın gibi bir kadın. Benim için bir kadının zarif olması, oturması kalkması, enerjisi, sıcaklığı çok önemlidir, Nermin de böyle bir kadın. Zaman zaman ''Benim başka özelliğim yok mu'' diye takılıyor bana…

Evde yemekleri kim yapıyor?

Sırayla yapıyoruz, ikimiz de çok seviyoruz yemek yapmayı ve çok da güzel yapıyoruz. Bazen ben yaparım, o tezgahın öbür tarafına geçer ve beni seyreder; bazen de o yemek yapar ben seyrederim.

Bu kadar yoğun düşünceleri yazmayı düşünüyor musunuz?

Yazıyorum, şimdilik 60-70 sayfa oldu. Ama bir roman değil, deneme hazırlığı içindeyim. Beni Nermin (Bezmen) çok destekledi. ''Senin bu fikirlerini bir şekilde kağıda dökmen gerek'' dedi.

Bir evde iki yazar olacak?

Ben yazmayı hiç beceremem aslına bakarsanız, ama başladım. Bakalım nasıl olacak göreceğiz. Yazmak çok zor bir şey, bir de ben olayları ve yaşananları ballandırma konusunda pek yetenekli değilim.

Nermin Hanım romanlarını yazarken fikir alışverişinde bulunuyor musunuz?

Nermin roman yazarken kendini kapatmaz. Müziğini açar ve yazmaya başlar. Bazen ''Sen bu konuda ne düşünüyorsun'' diye fikrimi alır. Ben ne kadar aktör olsam da reaktif bir yapım vardır. Bu yüzden benim gözümden olaylara bakmak ister ve fikrimi alır.

Peki ya tamamladıktan sonra yazılan kitabı okuyor musunuz?

Tabii, okuyorum. Yazdıklarıyla ilgili fikrimi söylememi ister, ben de okurum ve fikrimi söylerim.

Uzun zamandır ekranlarda da yoksunuz?

Çünkü uzun zamandır güzel bir proje gelmiyor, gelse de anlaşamıyoruz. Anlaşamadığım projeler karşıma çıkınca reddediyorum.
 


 

EVRİN AKIN İLE ÇOK ÖZEL BİR SÖYLEŞİ! DETAYLAR BURADA!

Kaynak: Sözcü

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat