Yaşar Alptekin Kitap Yazdı

Yaşar Alptekin Kitap Yazdı
resim yok Editör paylaştı
11 Aralık 2008

Eski Manken ve Oyuncu, Şimdilerde İse 'Hidayete Eren Adam' Olan Yaşar Alptekin, 'Namazla Yeniden Doğdum' Adlı Bir Kitap Yazdı. Tekirdağ Şarköylü 'Deli Yaşar'ın -o öyle yazıyor - fiziği sayesinde mankenliğe, sonra film ve dizi oyunculuğuna, Sakıp Sabancı'nın cenazesinden sonra ise kendisini dine vermesini anlatan bu kitapta, şov dünyasında yapımcısından oyuncusuna birçok insanın alacağı dersler var. Çünkü kitap bir anlamda podyum, sinema ve dizi dünyasının da röntgeni... Kitabın sayfaları, şov dünyasına yön verenlerin bazılarını bir anda nasıl şöhret ve paraya boğduğunun, onların egolarının da nasıl tavan yaptığının örnekleriyle dolu. İşte Alptekin'in kaleminden birkaç çarpıcı örnek: 'Yücel Çakmaklı hayatımın dönüm noktası sayılır. 1986'da İGS'nin mankenliğini yapıyordum. Çakmaklı beni İGS kataloğunda görüp beğenmiş. 'Bu çocuğu bana bulun' demiş. Yanına gittiğimde bana TRT için çekilen 'Osmancık' dizisinde 'Orhan Gazi' rolünü teklif etti. Fiyat ne kadar dedim. O zamanın parasıyla çok komik bir rakam söyledi. Bu parayı bir günde kazanırım deyip vurdum kapıyı çıktım. Beni tekrar çağırttı. 'Sen bu filmde oynarsan meşhur olacaksın daha çok para kazanacaksın' dedi, kabul ettim. Bende cehalet o denli büyüktü ki; 1.5 yıl canlandırdığım rolü araştırma gereği duymadım bile. 24 yaşındaydım ama zekâ yaşım taş çatlasa 15-16'ydı.' 'Çekim arası Şarköy'e gitmiştim. Plajda arkadaşlarla beraberdim. Babam balkondan seslendi. 'Müjde Ar telefonda' dedi. Arkadaşlar işletiyor sandım. Ben de ABD Başkanı'yım, buyurun dedim. Müjde Ar, öfkelendi, 'Benimle dalga mı geçiyorsun?' dedi. Bana 'Teyzem' filmi için rol teklif etti. Parayı sordum, söyledi. Ben o parayı iki günde kazanırım deyince de küplere bindi. 'Yarın oraya geliyoruz' dedi. Halit Refiğ gibi bir yönetmenle ve Müjde Ar'la çalışıyordum ama farkında değildim.' Geçmişini çöpe attı! 'Büyük bir rüzgâra kapılmış yaprak gibiydim. Ardı ardına teklifler gelmeye başladı. Öyle bir hız içindeydim ki yemekleri takside yiyordum. Bir setten öbür sete, bir defileden öbürüne koşturuyordum. Hülya Avşar'la 'Mavi Melek'i, Sevtap Parman'la 'Çağdaş Bir Köle'yi çekerken 'Osmancık' dizisi de devam ediyordu. Bir sette rolüm bitiyor, diğer filmin prodüksiyon amiri geliyor, yönetmenle anlaşıyorlar, beni alıp götürüyordu.' 'Para gani, para akıyor, para çok ama benim harcamaya vaktim yok.' 'O yıllarda kredi kartı almak hiç de kolay değildi. Ben ise kredi kartlarıyla dolu cüzdanımı açıyor, havaya atıyordum.' 'İşi bırakma kararı verdiğimde Tarkan şimdi neyse ben de kendi alanımda o idim.' 'Parayı kazanmak mesele değildi, o parayı yönetmekti asıl zor olan. Ailem de beni bu konuda uyarmadığı için saman alevi gibi sönüyordu her kazancım.' Artık estetiğe bile karşı Yaşar Alptekin sadece kazandığı parayı değil, elde ettiği şöhreti de iyi kumanda edemeyince çıktığı hızla zirveden düştü. Zor günlerinde kurtuluşu falcılarda, hocalarda aradı, defalarca intihar teşebbüsünde bulundu. Kendi deyimiyle 'hep uçlarda yaşayan' Alptekin, hiçbir dostluğu olmadığı Sakıp Sabancı'nın cenazesinden sonra özeleştirisini yapıp geçmişini çöpe attı ve hak yolunu seçti! Bu onun için öylesine bir dönüş oldu ki, dün Leonardo Di Caprio'yu yakışıklılıkta kendine rakip gördüğü için 'Titanic' filmini bile izlemeyen Alptekin bugün estetiğe bile karşı: 'Günah. Kendi hayatının alt yazısına şunu yazmış oluyorsun: Allah'ım senin yaptığını beğenmedim ve değiştiriyorum.' Gözyaşları onu temizledi! Ani şöhretle gelen bir hayatta ayar tutturamayan birinin o hayatı bir günde reddedip girdiği yeni dünyada balans ayarını tutturması mümkün mü? Elbette ki değil. Kitaptan birkaç çarpıcı örnek: 'Geçmişimi çöpe attım. Namaz kılmak için özel namaz kıyafeti bile yaptırdım!' 'Evimde her an geçmiş hayatımın kötü izlerini görüyor gibiydim. Onun için seccadeyi koyacak temiz bir yer göremiyordum.' 'Bostancı'dan Eyüp Sultan'a sabah namazını kılmak için gidiyordum. Çok erken gitmeme raÇmen üçüncü safta yer bulabiliyordum. İlk safa yetişmek için bazen yatsı namazından sonra ilerideki mezarlıklara gidip sabaha kadar oturuyordum. Mezarlıkta yatanlarla konuşuyordum. Onlara aranızda bana da yer açın diyordum.' 'Kendimi bağışlamıyordum çünkü çok kirli hissediyordum. Eyüp Mezarlığı'nda döktüğüm gözyaşlarıyla temizleniyordum.' 'Gittiğim seminerlerde gençlere hep şunu söylüyorum: Namaz abdesti almadan dışarı çıkmayın.' 'Namaz kılacağım zaman abdestim olsa bile yine abdest alıyorum.'

Kaynak: Gecce.com

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat