Pis Yedili'nin Bayrampaşalı, Salça ve Küçükbey'inden dobra açıklamalar!

Pis Yedili'nin Bayrampaşalı, Salça ve Küçükbey'inden dobra açıklamalar!
resim yok Editör paylaştı
07 Mart 2013

Pis Yedili ekibinden dobra açıklamalar! Beyazcamda okul dizileri fırtınasını yeniden estiren Pis Yedili'nin oyuncuları Sözcü'ye konuştu.

Ataşehir’deki Doğa Koleji’nde çekimleri yapılan ‘Pis Yedili’ dizisinin setini ziyaret ettik. Senaryosunu Gani Müjde’nin yazdığı, usta oyuncular Ayşegül Aldinç, Asuman Dabak, Özge Özberk ve Turan Özdemir’in de rol aldığı diziden Bayrampaşalı (Kadir Doğulu), Salça (Hazal Şenel) ve Küçükbey (Barış Üregil)’le sohbet ettik… Sete ilk gelen isim Barış Üregil olunca, kamera önüne geçmeden önce onunla konuştuk.

Barış Üregil’in, Ferit ya da nam-ı diğer Küçükbey karakterine bürünürken yaşadığı her hangi bir zorluk oldu mu, yoksa her şey çok kolay mıydı?

Gani Müjde’yle yaptığım ilk görüşmede benim karakterimin de dizideki Ferit’e benzediğini söyledi. Varlıklı ama şımarık değil, ben de öyleyim. Gani ağabey beni tanıyordu zaten. Ne var ki, beni hemen alıp kamera önüne koymadılar. Seçmelere katıldım, öyle kazandım Ferit rolünü. Kendime yakın bir karakterin olması benim için avantaj oldu. Oyunculuğa başlarken hem moral hem de avantaj sağladı Ferit rolü.

Okul konulu diziler diğerlerine göre daha mı avantajlı?

Gani Müjde’nin kalemi inanılmaz yetenekli ve gençlik konularında çok başarılı. Ancak tutmayan, başarılı olamayan okul dizileri de var.

Pis Yedili’nin başarı nedeni ya da nedenleri sana göre nedir?

Çok iyi oyuncuları var. Senaryosu çok güçlü. Devlet okuluyla özel okul arasındaki farkları iyi sunuyor.

Sen de özel okula gitmiştin değil mi?

Evet, özel okula gittim ve oradaki şımarıklığı iyi bilirim. Ben devlet okuluna gitmeyi çok istemiştim. Mesela, giysi, ayakkabı, saat, telefon markalarına bakarak kendi aralarında gruplaşmalar olurdu. Dizimizde bu tür gerçeklerin altı çizildiği için başarılı oluyor zaten.

Başarılı oluyor olmasına da dilerim Milli Eğitim Bakanı çıkıp “Bunlar neden birbirleriyle sürekli kavgalı ve öğretmenlerine neden asilik ediyor?” deyip dizinin yayından kalkmasını talep etmez…

Demokratik bir ülkede bunların olmaması gerekir. Keşke bizim ülkemizde de olmasa ama ne yazık ki oluyor. İşte Muhteşem Yüzyıl’ın başına gelenler ortada. Türkiye’de baskıcı bir rejim var. Hayal ürünü olan ve ekranda bile belirtilen bir diziyi yayından kaldırmaya teşebbüs etmeyi anlamıyorum.

Öğrenciler sokakta sana rastlayınca tepkileri ne oluyor?

Ferit diye bağırıyorlar. Boyumun ekrandakinden daha uzun olduğunu söylüyorlar. Ferit zaten kötü bir karakter değil.

 



Boynuz kulağı geçer derler ve Barış Üregil, babası Tarık Akan’ın boyuna yetişmiş durumda, öyle mi?

Babamın boyu 1.94, benim boyum 1.99 cm… Dört santim geçtim babamı.

Baban Tarık Akan da yıllar önce ‘Hababam Sınıfı’ filminde Damat Ferit olarak geçmişti kamera önüne. O filmi ve daha sonraki Hababam Sınıfı filmlerini izledin mi?

Bütün Türkiye gibi Hababam Sınıfı filmlerini ben de defalarca izledim. Daha çok babamın oynadıklarını seviyorum. İlk Hababam Sınıfı’nda babamın bebeği oluyordu ve rol gereği o bebeği okula getiriyordu. Ben küçükken arkadaşlarımı kandırır, o bebek bendim derdim (gülüyor).

Babanın oyunculukla ilgili verdiği tiyolar oldu mu?

Oyunculuk derslerimi sürdürüyorum ama bir gün film çekecek kıvama gelirsem o zaman babam yardımcı olacaktır. Oyunculuğa iyice ısındım. Babamla ‘Deli Deli Olma’ adlı filmde oynamıştık. O filmden sonra iki yıl Amerika’da eğitim almaya gittim. Zaten dönünce de Pis Yedili başladı. Oyunculukta acemilik dönemini atlattım.

Baban o yıllarda seninle ilgili şöyle konuşmuştu: “Onu Amerika’da okumaya ikna ederek resmen Türkiye’den kaçırdım. Gidince gelmez sandım ama geldi. Tedirginim. Çünkü bizim kuşak çok acı çekti. Sanatla uğraşanlar için zor bir ülkede yaşıyoruz”. Senin yorumun nedir bu konuda?

Babam hala benimle ilgili endişeler taşıyor ve “Oğlum oyunculuğu sevdiğin için yap, para kazanmak için yapma. Çünkü bu işten para kazanılmaz” diyor. İşletme okudum, yazılım mühendisliği eğitimi aldım. Bir şirket kurmayı düşünüyorum. Parayı oradan kazanıp, oyunculuğu risksiz yapmak istiyorum. Babam da parayı Taş Mektep’ten kazanıyor, oyunculuktan değil. Aslında sıkı bir sinema filminin tam zamanı. Asıl tutkum sinema çünkü.

Oyunculuğa hoşgeldin Barış… Sanırım set seni bekliyor şu anda… Başarılar…

 



******

Barış Üregil’den birkaç saat sonra, çekim sırası olan Kadir Doğulu (Bayrampaşalı) geldi sete ve bu kez onunla sohbet ettik.

Kadir Doğulu’yu Pis Yedili’nin lideri Güney ya da nam-ı diğer Bayrampaşalı olarak izliyoruz. Böyle bir grubun liderliğini üstlenmek zor mu kolay mı ya da eğlenceli mi?

Önceleri ne yapacağımı bilmiyordum. Oyunculuk konusunda acemi değildim ama burada yedi kişinin başında olan birisi olduğum için az da olsa bocaladım. Ancak oyuncularla arkadaş olduktan sonra her şeyin üstesinden gelmek çok daha kolay oldu. Elbette Bayrampaşalı olmak büyük sorumluluk. Rol gereği de hepsinden büyük olan benim. Giderek birbirimize alıştık.

‘Hababam Sınıfı’ filmleri vardır, hala ekranda keyifle izlenir. Kadir Doğulu da daha önce ‘Arka Sıradakiler’ dizisinde oynamıştı. Okul konulu film ya da diziler diğerlerine göre daha mı şanslı?

Daha önceki proje de okul konuluydu. Herkes hayatından kesitleri okul dizilerinde buluyor. Herkesin okul anıları vardır ve o açıdan bakılınca bu tür çalışmalar daha çok izleniyor. İşin içine usta kalemler ve usta oyuncular da girince başarı mutlaka geliyor. Asuman Dabak’tan Ayşegül Aldinç’e kadar ustalarımızla birlikte olmak süper bir şey.

Okul dizileri bir yana tarihi konulardan uzak durmak gerekiyor. Hele ki ‘Muhteşem Yüzyıl’dan sonra… Bu arada Milli Eğitim Bakanımız da “Bunlar niye kavga edip, öğretmenlerine asilik ediyor” diyerek Pis Yedili’ye takabilir de…

(Gülüyor) Ne yazık ki gündemde böyle şeyler var ve olabilir de… Bu nedenle, Milli Eğitim Bakanımız dizimizle ilgili olumsuz da konuşabilir. Bazı tabuları eleştirmek mümkün olmadığı için tabular üzerinden dizilerin bile üzerine gidildiği bir ülkede yarın ne olacağını kestirmek bence mümkün değil.

Milli Eğitim Bakanlığı okullarda kıyafet serbestliği getirdi…

Biz özel okul olduğumuz için kıyafet konusu bizi bağlamıyor. Ancak Gani Müjde bu gündemi asla kaçırmayacaktır ve mutlaka senaryonun bir yerinde buna değinecektir. Gani Müjde, diziyi asla stoklu çekmiyor ki, gündemi kaçırmasın.

Öğrenciler sokakta rastlayınca tepkileri ne oluyor?

Kimi çığlık atıyor, kimi imza istiyor, kimi cesaret edip yanıma gelemiyor. Önceleri adımı bağırmaları tuhaf geliyordu ama düşünün ki ben onların evlerine konuk oluyorum sürekli ve aileden biri gibiyim. O nedenle yanıma gelen her hayranımla samimi dost gibi oluyoruz, öyle de olmalı zaten.

Bayrampaşalı öğrenciler tarafından örnek alınmalı mı, onlara ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersin?

Sanatçı elbette topluma örnek olmalı. Ancak insanlar da bilinçli yetiştirilmeli. Buna rağmen, beni izleyenlerin etkileneceğini bilerek geçiyorum kamera önüne. Bayrampaşalı, sigaraya, alkole özendirmiyor, küfürlü konuşmuyor, derslerden ve kitaplardan kaçmıyor, dostluğa önem veriyor.

Öğrencilik yıllarında Pis Yedili’deki hangi karaktere daha çok benziyordun?

Öğrencilik yıllarımda okulda asla Bayrampaşalı’ya benzemiyordum. Ancak mahallede başkaydım. Çünkü her an dayak yiyebileceği zor bir mahallede büyüdüm. Mersin’de Pozcu mahallesinden söz ediyorum.

Eğitim yıllarında Esma Sultan (Ayşegül Aldinç’in canlandırdığı karakter) gibisine rastladın mı?

Doğrusu ben Esma Sultan gibi hocaya rastlamadım ama öylelerinin olabileceğini düşünüyorum. Hababam Sınıfı’nda da vardı öyle bir tip. Esma Sultan bir yana ben hep Filiz hoca gibi öğretmenlerle birlikte oldum.

Kadir Doğulu’nun yeni projeleri var mı?

Oyunculuk eğitimime asla ara vermeden devam ediyorum ve çok seviyorum. Oyunculuk derslerimi Merve Taşkan’dan alıyorum. Geçen yıl Salih Karamahmutoğlu’nun çektiği ‘Bir Hikayem Var’ adlı sinema filminde oynadım. 29 Mart’ta vizyona girecek.

Bayrampaşalı’ya dizide, Kadir Doğulu’ya oyunculukta başarılar diliyorum…

 



*****

… Ve son olarak karşımıza kızıl saçlı, beyaz tenli, neşeli ve esprili birisi olan Hazal Şenel geçip oturuyor.

‘Selena’ dizisinde Kıvılcım Aykar, ‘Türk Malı’nda Melodi Kuzu rolünde izlediğimiz Hazal Şenel, ‘Pis Yedili’ dizisindeki Neşe ya da nam-ı diğer Salça karakterini severek, isteyerek ve beğenerek mi oynuyor?

Doğru konuşmam gerekirse Neşe, bana en yakın olan karakter. Hem çocuksu, hem de enerjisi yüksek. Selena dizisindeki Kıvılcım da böyleydi. Çok hareketliydim. Yüzüme pasta fırlatılırdı, yerdeki kovaya kafam sokulurdu (gülüyor). Pis Yedili’deki Neşe de öyle.

Karakterin adı Neşe ama arkadaşlarının da Salça’sı… Salça neden bu kadar çok dedikodu yapmayı seviyor?

Salça’nın kendine ait bir hayatı yok. Dizide annesiyle babasını da görmedik. Dolayısıyla ailesiyle paylaşımı yok. Salça’nın görünmeyen bir dramı da var. Bu nedenle başkalarının hayatıyla ilgilenmek ona daha cazip geliyor.

Salça’nın müthiş bir enerjisi var… Hazal Şenel de özel hayatında Salça gibi enerji mi doludur?

Ben de hareketli bir insanım ama bir anım bir anımı tutmaz, hayatım dalgalıdır. Beş dakika önce dünyanın en mutlu insanıyken, beş dakika sonra Müslüm Gürses dinleyebilirim. Salça kadar hareketli olamam. Yanımda birilerinin “Hadi” demesi lazım. Yani, kolayca gaza gelebilirim (gülüyoruz).

Peki sen de az da olsa sever misin dedikoduyu?

Sevdiğim insanları çekiştirmeyi severim. Ne var ki, olumlu ya da olumsuz farketmez, dedikoduyu asla onaylamıyorum. Lütfen gençler, Salçalaşmayın…

Okul dizileri sana şans mı getirdi?

Sanırım öyle oldu. Bundan önce de Selena’da oynadım, çok sevildi Kıvılcım karakterim. Ülkemizde isteyip de okuyamayan insan sayısı çok. Bu yüzden onlara okul dizileri eğlenceli gelebiliyor.

Pis Yedili neden bu kadar tuttu ve sevildi?

Benim oynadığım Selena da Gani Müjde’nindi, bu da Gani Müjde’nin. Dolayısıyla başarının kaynağı bana göre oradan geliyor.

Sana göre Milli Eğitim Bakanı’nın Pis Yedili’ye takıp, yayından kaldırmaya kalkışması gibi bir tehlike olabilir mi?

(Gülüyor) Bizim dizimizdeki kahramanlar gerçek değil ki, normal hayatta olmayan kişiler onlar. Dolayısıyla bu konu ciddiye alınmaz diye düşünüyorum.

Sokakta seni görenlerin tepkisi ne oluyor?

Samimiyetle yanıma geliyorlar. “Bizim okulun Salçası da benim” diyen oluyor, “Yeni dedikoduların var mı?” diye soranlar da oluyor. Çoğu “Ben de senin gibiyim” diye geliyor yanıma. Bu çok kötü bir şey, üzülüyorum. Ama ortaokul sıralarında Salça çoktur. Esma Sultan gibi hocalara ise asla rastlamadım.

Öğrencilik yıllarında Salça’ya benziyor muydun?

Asla… Zaten küçük yaşta oyunculuğa başladım. Kıvılcım karakterine bürünmek de oyun gibiydi benim için.

Tiyatro yaptın ama şimdi sahnelerden uzaktasın…

Sekiz yaşımda Birol Engeler’in tiyatro topluluğuna katıldım. Daha sonra Hadi Çaman Tiyatrosu’nda bir oyunda oynadım. Ardından Selena dizisi devreye girdi ve uzaklaştım. Tiyatro yapmayı çok isterim ama zamanım yok.

Saçının rengi bakır kızıl karışımı, kendinin mi?

Saç rengim ne yazık ki boya, kendi rengi koyu kestane, kıvırcıklığı ise bana ait.

Gençlere “Salçalaşmayın” mesajı veren Hazal Şenel’i tebrik ediyorum, iyi çalışmalar…

 

Kaynak: Sözcü

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat