Berlin Film Festivali’nde aldığı ödülle uluslararası arenada dikkatleri üzerine çeken başarılı oyuncu Meltem Kaptan, Türk sinemasının efsane ismi Adile Naşit’i canlandırdığı BKM yapımı filmle seyirci karşısına çıkıyor. Yönetmen koltuğunda Çağan Irmak’ın oturduğu, senaryosu Nermin Yıldırım tarafından kaleme alınan ‘Adile Naşit’ filmi, 5 Aralık’ta vizyona girmeye hazırlanırken; Meltem Kaptan sektörde attığı her adımla kalıpların dışına çıkmaya başaran dönemin aykırı starı ‘Adile Naşit’ rolüne dair en samimi ve en özel detayları ALEM’e anlattı.
‘Bu özel insanın hakkını vermek istedim.’
Oyuncu, Adile Naşit’i çalışırken haftalarca onun enerjisini, ses tonunu ve ‘nefesini tutarak uzun uzun gülen’ o kendine has gülüşünü incelediğini söylüyor. Kaptan, hazırlık sürecini şu cümleyle özetliyor:
‘Benim için mesele benzemek değildi; onun duygularına mümkün olduğunca samimi şekilde yaklaşabilmekti.’
Adile Naşit’i canlandırmanın kendisine ne hissettirdiği sorulduğunda Kaptan, duygusal hazırlığa dair şu ifadeleri kullanıyor: ‘Adile Naşit, Türkiye için gerçekten çok önemli bir insan, adeta baş tacı diyebilirim. Hem bir aktris olarak olağanüstü bir yeteneğe sahip, hem de sıcaklığı, içtenliği ve samimiyetiyle küçük büyük herkesin gönlünü fethetmiş biri. Adile Naşit’i oynamak benim için çok heyecan verici ama bir o kadar da ürkütücüydü. Çünkü sonuçta bu özel insanın hakkını vermek istiyorsunuz. Bu süreçte gerçekten kendimi eve kapattım, sadece çalıştım ve onun duygularına yaklaşmaya, onu anlamaya odaklandım.’
Role hazırlanırken hangi detaylara odaklandığı sorulduğunda ise çalışmanın teknik ve fiziksel boyutunu şöyle anlatıyor:
‘Öncelikle bütün arkadaşlarıma elveda dedim ve ‘Şimdi kapanıp Adile’yi çalışacağım?’ diye düşündüm. Ardından önce çok fazla film izledim. Tüm filmlerini izlemek mümkün değil çünkü sayısız filmi var, ama çokça izledim. Sonra enerjisini anlamaya, ses tonuna yaklaşmaya çalıştım. Ardından yaklaşık iki hafta sadece gülüşüne çalıştım. Enteresan bir gülüşü vardı. Gülüşünde ne nefes alıyor ne de veriyordu. Nefesini tutup çok uzun bir süre gülebiliyordu. Sonrasında vücut dilini gözlemledim. Tabii ki, kamera önünde ve arkasında nasıldı, gençliğinde nasıl bir yürüyüşü vardı, yaşlandığında vücut dili nasıl değişmişti gibi ayrıntılara baktım. Her detaya dikkat etmeye çalıştım.’
ADİLE NAŞİT, GÜZELLİK STANDARTLARINI KURANLARA MEYDAN OKUMUŞ! BU STANDARTLAR HALA VAR…
Güzellik standartlarına dair algıların Adile Naşit üzerinden nasıl kırıldığı sorulduğunda Kaptan şöyle yanıtlıyor:
‘Adile Naşit hiçbir zaman o güzellik standartlarına ve kalıplarına uymamış ama onlara meydan okumuş. Ona ‘öteki’, ‘farklısın’, ‘kusurun var, bacakların kısa, kilolusun’ denilen noktaların hepsini, samimiyeti ve sıcaklığıyla yok edebilmiş çünkü sanata odaklanmış. Bu standartları kuranlara resmen meydan okumuş. Ve bu film bu yüzden bugün için de geçerli, çünkü bu standartlar hala var. Sanatçılar, özellikle kadınlar, hala bu belirli standartlara uymaya çalışıyorlar. Oysa sanat, medya, filmler halkı temsil etmeli. Hakiki hayatı temsil etmeli… Ben de bunu çok yaşadım. Almanya’da, kilolu, kısa boylu biri olarak çok fazla ‘öteki’ olma hissini yaşadım.’
Film; Adile Naşit’in sahne ışıkları ardında sakladığı acıları, gücünü, sahneye bağlılığını ve içtenliğini bugüne taşıyan sıcak bir hikaye sunuyor. Döneme ait kostümler, özenle tasarlanan set ve Çağan Irmak’ın duygusu yüksek anlatımıyla ‘Adile Naşit’ filmi, izleyiciyi güçlü bir kadın portresine davet ediyor.
Meltem Kaptan’ın etkileyici kareleri, hazırlık sürecinin perde arkası ve ‘Adile Naşit’e uzanan bu özel yolculuğun tüm detayları ALEM’in yeni sayısında.

