Şöhret budalası olmaktan korktuğunu söyleyen oyuncu kim?

Oyuncu Tolgahan Sayışman, dizilerin yanı sıra sinemada da önemli roller üstlenmeye başladı.

Şöhret budalası olmaktan korktuğunu söyleyen oyuncu kim?
resim yok Editör paylaştı
26 Ağustos 2013
Magazin

Oyuncu Tolgahan Sayışman, dizilerin yanı sıra sinemada da önemli roller üstlenmeye başladı.

 

ŞÖHRET BUDALASI OLMAKTAN...

 

'Büyük Sürgün' isimli filmle beyazperdede adından söz ettirmeye hazırlanan Tolgahan Sayışman, şöhret budalası olmaktan korktuğunu söyledi.

Sayışman:

“Kaprisleri olan, şöhretini kullanmaya çalışan bir adam değilim. Çünkü bu hayatı ben istedim.

 

''TESADÜFEN DEĞİL!''

 

Bulunduğum yere tesadüfen değil, tercihlerim ve hedeflerim doğrultusunda geldim. Şöhret budalası olmaktan her zaman korkmuşumdur’ diye konuştu.

 

''SETLERDE YIPRANIYORUZ''

 

Birçok meslektaşı gibi dizilerin uzun çalışma saatlerinden şikayet eden ünlü oyuncu:

“Dizi setlerinde oyuncular ve set ekibi çok yıpranıyor. İster istemez performansımız düşüyor. Bu durum oyunculuğumuzu da etkiliyor” dedi.

 

BÜYÜK SÜRGÜN İLE GELİYOR

 

Erler Film'in yapımcılığını üstlendiği ve Sayışman'a Saadet Işıl Aksoy'un eşlik edeceği Büyük Sürgün'ün konusu ise şöyle:

O yıllarda Büyükada’da, Rumlar ve Türkler barış içinde yaşarlar. Herkes birbirinin inancına saygı duyarak komşuluk ilişkilerini sıcak bir ortamda yürütür. Adada yaşayan ve edebiyat fakültesinde okuyan Eleni, Sedat, Nazlı ve Sotiri yakın arkadaşlardır.

Çocukluklarından beri birbirlerine aşık olan Eleni ve Sedat mezun olmalarına kısa süre kala evlenmeye karar verirler. Ancak Sedat yoksul bir faytoncunun oğlu, Eleni ise varlıklı bir babanın kızıdır. Sedat ve babası Eleni’yi istemeye giderler ancak büyük bir hayal kırıklığı yaşanır. Çünkü Eleni’nin babası Stavro, inanç farklılıklarını ve Sedat’ın yoksulluğunu öne sürerek bu aşka şiddetle karşı çıkar.

Eleni ve annesi, Türk pasaportları olduğu için Eleni’nin okulu bitene kadar İstanbul’da kalır. Atina’ya gitmekle sevdiği adamın yanında kalmak arasında seçim yapmakta zorlanan Eleni çok mutsuzdur. Bu arada Stavro’nun fabrikası satışa çıkar. [reklam] Fakat fabrikanın parasını iki kadının tek başına yurtdışına çıkartmaları imkansızdır. Sedat onlara yardım etmeyi teklif eder. Aynı zamanda profesyonel yüzücü olan Sedat, Eleni ve annesiyle beraber sınıra gelir. Fabrikanın satışından sağlanan parayı balıkadam giysilerinin içine saklayarak nehrin karşı yakasına, Stavro’ya ulaştırır. Ancak dönüşte yakalanır. Casuslukla suçlanır ve hüküm giyer. Cezaevindeyken ona Ada isimli bayan bir avukat yardımcı olur.

Ada, bir yandan Sedat’ın suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışırken, öte yandan Eleni ile birbirlerine ulaşmalarına da engel olur. Çünkü o da Sedat’a aşıktır. Stavro da bu aşka karşı çıkmaya devam eder. Eleni Atina’da, Sedat hapiste, yıllarca birbirlerinden ayrı düşerler.

Sedat hapis yıllarında hikayesini yazmaya başlar. Kalemi sağlam olan bu edebiyat fakültesi mezunu gencin “Sürgün” isimli kitabı, cezaevi yıllarında basılır. Kitap, Stavro’nun da eline geçer ama kızı Eleni’den saklar.

Atina’ya gittiklerinde hamile olduğunu öğrenen Eleni’nin Ege isminde bir oğlu dünyaya gelir. Eleni, Ege 13 yaşındayken, Stavro’nun sakladığı kitabı bulur ve oğlunu da yanına alarak, hiç unutamadığı aşkını, oğlunun babasını bulmak için Atina’dan İstanbul’a gelir. Ancak kendisini bekleyen acı sürprizden habersizdir.

 

 

LALE DEVRİ'NDE BİR AYRILIK DAHA! DETAYLAR BURADA!

Kaynak: Bugün

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat