Hande Yener ile keyifli sohbet!

ATV'nin yeni yarışması 'Veliaht'ta koçluk yapan Hande Yener, 13 yıllık müzik kariyerini anlattı:

Hande Yener ile keyifli sohbet!
resim yok Editör paylaştı
16 Ekim 2013
Röportaj

ATV'nin yeni yarışması 'Veliaht'ta koçluk yapan Hande Yener, 13 yıllık müzik kariyerini anlattı: ''İlk albümüm çıktığında herkes "Zirve artık onun" dedi. Bir anda kalplere girdim. Zaten zirvede başladım, daha yukarıda ne isteyebilirim ki...''

Ünlü şarkıcı Hande Yener, 2000 yılında başladığı müzik kariyerinde her zaman gündemde olmayı başardı. 'Ya Ya Ya Ya' isimli son single'ıyla yaza damgasını vuran Yener, şu sıralar ATV'nin yeni yarışması 'Veliaht'ta boy gösteriyor.

 

Programda veliahtı olarak seçtiği adaya koçluk yapan ünlü şarkıcı, bir yandan da yeni albümünün hazırlıklarını sürdürüyor.

 

Yener; müzik kariyerini, özel hayatını ve 23 yaşındaki oğlu Çağın'la ilişkisini anlattı...

'Veliaht' programında yer almaya nasıl karar verdiniz?


Birçok müzik yarışmasından jüri üyeliği teklifi almıştım ama reyting amaçlı bir işin içinde olmak istemedim. Jüride soğuk biri gibi durmak ve yanlış anlaşılmak beni tedirgin ediyordu. 'Veliaht'ın konsepti çok hoşuma gitti. Hem eğleniyorsunuz, hem yarışmacınızla birlikte yarışıyorsunuz, hem de jüri koltuğunda oturuyorsunuz. Biz burada yarışmacıları hazırlayıp onlara gitmek istedikleri yolda destek oluyoruz. Birilerine faydam olmasını istiyorum.

 

DENEYSEL İŞLERİ SEVİYORUM

Sizce veliahtınızı buldunuz mu?


Aslında programda kastettiğimiz o değil; kimse yerine birisini aramıyor. Yarışmacıların görevi biz olmak değil; benim ortamımda kendisi gibi olmaya çalışmak. Aslında işleri çok zor.

Yarışmada Musa Eroğlu ile yaptığınız düet çok beğenildi. Türkü albümü yapmayı düşünür müsünüz?


Çok etkilendiğim bir proje olursa yapabilirim tabii.

Farklı müzik tarzları denemek riskli değil mi?


Müzikte deneysel şeyler yapmak çok hoşuma gidiyor; sürekli yeni bir şeyler arıyorum. İnsanlara tarzları olmayan bir müziği bile sevdirebiliyorum. Çok hümanist biriyim; toplumumuzu anlamaya çalışıyorum.

Kendinizi 10 yıl sonra nerede görüyorsunuz?


İlk çıktığım günden beri istediğim yerdeyim. 13 yıl, çok çalışarak geçti. İlk albümümü çıkarmadan önce çok çaba sarf ettim. Stüdyolara gittim, yapımcıları gezdim, kulüplerde kendimi ispatlamaya çalıştım. Albümüm çıktıktan sonra bir anda kalplere girdim. Sonra da orada kalmak için uğraştım. Herkes ilk albümümden sonra "Zirve artık onun!" yorumunu yapmıştı. Zaten zirvede başladım, daha yukarısında ne isteyebilirim ki?

Bir anda büyük bir şöhrete kavuşmak sizi değiştirmedi mi?


Zirveyi; insanlardan uzaklaşmak ve onlara tepeden bakmak olarak algılamamak lazım. Zirve, insanların kalbidir zaten. Alçakgönüllü olmak gerekir. Ben şarkı söylemek istedim, şöhret olmak değil. İnsanlar seni seviyor diye havaya girmek çok anlamsız. Benim kimseden farkım yok; kendimi kimseden üstün ve farklı görmüyorum. 'Ben ulaşılmazım' kafası yaşamıyorum.

Egolarınızdan arındınız yani...


Benim sadece işimle ilgili egolarım var; stüdyoda ya da sahnede... Egolarım; başka insanları ezmek veya onları aşağılamak için değil. Bence ego savaştırmak, boşa enerji harcamaktır.

Şarkılarınızın bu kadar beğenilmesinin sırrı ne?


O aşkı yaşıyorum ben. Bu mesleği yaparken, her türlü riski göze alıyorum. Yıllarca barlarda şarkı söyledim; insanlara neyin geçtiğini biliyorum. Çalıştığım müzisyenlerle de o enerjiyi yakalıyorum. Biz, bir şarkıdan önce kendimiz etkilenmek istiyoruz.

 

'BEN KRALİÇEYİM' DEMİYORUM

'Pop müziğin kraliçesi' olarak anılmak size ne hissettiriyor?


'Kraliçe'; albümümün ismiydi. Sonra insanlar bana bunu yakıştırdı. Arkadaşlarım ve hayranlarım da bana 'Kraliçe' diyor. Bence her kadın kendisini kraliçe gibi görür; eşinin kraliçesidir. 'Ben kraliçeyim' gibi bir şey düşünmüyorum; kendimi müzisyen olarak değerlendiriyorum. Gönüllerde taht kurduğumu biliyorum. Bu anlamda Türkiye'de 10 kişi var ve ben bu 10 kişiden biri olduğumu düşünüyorum.

Geçtiğimiz aylarda Demet Akalın'la yeniden küstüğünüz yönünde haberler çıkmıştı, doğru mu?


Ben şarkılarımla büyülemeyi seviyorum; benimle aynı bakış açısını paylaşan müzisyenlerle arkadaş oluyorum. Kendi dünyası olmayan insanlar kavga halindeler; senin dünyanla ilgileniyorlar. Benim dünyam o kadar renkli, yoğun ve keyifli ki; bu sürtüşmelere anlam veremiyorum. Kimseden nefret etmek istemiyorum. Bizde iltifat olmadığı gibi, sürekli 'Ben daha iyi yaptım' düşüncesi var.

 

OĞLUMA ELİMİ ÖPTÜRÜRÜM

Bu bayram ne yapacaksınız?


Benim için bu bayram biraz daha hareketli olacak. Hem ailemle olacağım, hem yakın arkadaşlarımı göreceğim, hem de Almanya'da bir konser vereceğim. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum. Bu özel günlerde bir arada olmak çok önemli. Büyüklerimizi mutlu edip bu güzel günleri onlarla paylaşmalıyız.

 

ANA-OĞUL İYİ BİR İKİLİYİZ

Bayramlarda tüm aile bir arada mı olursunuz?


Bayramlar benim için önemlidir; tüm aile toplanırız. Birlikte uyanıp kahvaltı yaparız. Sohbet eder, eski günleri konuşuruz. Büyüklerimizin mezarlarına gideriz. Oğlumu da bu şekilde büyüttüm; ona elimi öptürüp harçlık veririm.[reklam]

Oğlunuzla iletişiminiz nasıl?


Ana-oğul çok iyi bir ikiliyiz; birlikte çok mutluyuz. Oğlum; saygı, sevgi, nezaket ve görgü kurallarını öğrenerek büyüdü. Bunların yanında ona modernliği ve cesareti de gösterdim. Aslında artık 'Anne Hande', 'Abla Hande' oldu. (Gülüyor) Oğlum 23 yaşında... Karşımda kendi kararlarını veren ve özel hayatı olan büyük, genç bir adam var. Anneoğul aşkı çok farklı... Ayrıca müzikle ilgilenmesi de beni çok mutlu ediyor. Bu konuda da artık yüreğimiz birlikte atıyor.

 

HAYATIMDA BİRİ OLSA İYİ OLUR

Dönem dönem isminiz farklı kişilerle anılıyor. Fakat siz hiç yorum yapmıyorsunuz...


Ben bir şarkıcının yanındaki kişiyi merak etmiyorum. Bu yüzden insanlar da merak etmez diye düşünüyorum. Ben işini özgürce yapan biriyim. Bu konularda yorum yapmamayı tercih ediyorum.

Özel hayatınızda 'Olmazsa olmazım' dediğiniz biri var mı?


Şu anda olmazsa olmaz biri yok hayatımda. Ama olursa iyi olur dediğim anlar oluyor.

Peki, evlenmeyi düşünür müsünüz?


Teklif edene bağlı. (Gülüyor)

Sizin kalbinizi çalmak kolay mı?
Çok zor biri değilim. Doğal, enerjisi yüksek, müzik aşığı insanlardan etkilenirim ama hayatıma birini alsam da kariyerimden uzak kalamam. Yalnızlıktan da şikayetçi değilim.

 

DEPRESYONA YARIM SAATE GİRİP ÇIKARIM

Formunuzu nasıl koruyorsunuz?


10 yıldır kondüsyon amacıyla; sahnede nefesim kesilmesin, rahat hareket edeyim diye egzersiz yapıyorum. Günde 30-40 dakikalık egzersizlerim var. Yıllarca çalıştığım eğitmenlerden öğrendim. Artık kendi kendimin yaşam koçu oldum. Beslenmemden hayat kaliteme kadar her şeyi çözdüm. Kendimi dinliyorum, iyi besleniyorum ve güzel enerji alıyorum. Tibet yogası yapıyorum. Hâlâ 17 yaşındaki enerjime sahibim. Her zaman "Daha yeni başlıyorsun Hande" diyorum. Kendi enerjinizi kendiniz açıyorsunuz. Benim enerjime herkes alışık. Ben depresyona gireceksem bile, solaryum gibi yarım saatte girer çıkarım. (Gülüyor) Her anın değerini bilerek yaşıyorum.

Bu enerjinizi korumak için neler yapıyorsunuz peki?


Hepimiz zamanında çok yıprandık. Bugünkü Hande'ye, o yaşadıklarım sayesinde ulaştım. Kendimi çok törpüledim, değiştirdim. Sevmediğim bütün huylarımı yok ettim. Kıskançlıklarımı, mutsuzluklarımı, sevgisizliklerimi hep yok etmeye çalıştım. Bunlar bedenimden gidince çok rahatladım. Huzurlu bir insan oldum. Hep işimle büyülemeye çalışıyorum. O duruş bana 'Şundan vazgeçmen gerekiyor' diyorsa, onu da yapıyorum.

 

 

BEREN SAAT KIYASLANMAKTAN KORKMUYOR! İŞTE DETAYLAR!

Kaynak: Günaydın

facebook yorumları

haber yorumları

resim yok
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız..
:-) :) :o) :c) :^) :-D :-( :-9 ;-) :-P :-p :-Þ :-b :-O :-/ :-X :-# :'( B-) 8-) :-\ ;*( :-* :] :> =] =) 8) :} :D 8D XD xD =D :( :< :[ :{ =( ;) ;] ;D :P :p =P =p :b :O 8O :/ =/ :S :# :X B) O:)
Kapat